Kategori Risale-i Nur Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori

Ek Soru Soru

Kuran Kendi Şakirtlerinin Ruhuna Öyle Bir İnbisat ve Ulviyet Verir ki

"Kur’ân, kendi şakirtlerinin ruhuna öyle bir inbisat ve ulviyet verir ki, doksan dokuz taneli tesbihe bedel, doksan dokuz esmâ-i İlâhiyenin cilvelerini gösteren doksan dokuz âlemlerin zerrâtını, birer tesbih taneleri olarak şakirtlerinin ellerine verir, “Evradlarınızı bununla okuyunuz” der.

İşte, Kur’ân’ın tilmizlerinden Şah-ı Geylânî, Rufâî, Şâzelî (r.a.) gibi zaatlar koca dünya mevcudatını, virdine tesbih olmakta kısa görüyor.

Burayı izah eder misiniz?

Cevap Cevap

Evvela şunu izah edelim ki Kur’an’ın talebesi almış olduğu nurani derslere binaen mevcudatı birer abid(ibadet eden) ve müsebbih(tesbih eden) şeklinde müşahede etme(görme) derecesine gelir. Bunun bir neticesi olarak Allah’a olan ubudiyetini umum mevcudatın yapmış olduğu tesbihatlar ile birleştirerek arz etmek ister. Bu ise binler âlemin ve hudutsuz mevcudatın tesbihlerini zikretmek manasındadır. Çünkü mevcudatın tesbihatları had ve hesaba gelmez. Bu da ancak umum bu tesbihleri kapsayan geniş bir mana ile olabilir. Yani “biadedi evrâkıl eşcâr ve emvâcil bihâr ve katarâtil emtâr” gibi geniş duaları talebenin eline veriyor demektir.

İkinci olarak “doksan dokuz esmâ-i İlâhiyenin cilvelerini gösteren doksan dokuz âlemlerin zerrâtı” ifadesi çokluktan kinayedir. Cenab-ı Hakk'ın isimlerinin çokluğu alemlerin ve mevcudatın da çokluğunu netice vermiştir. Allah’ın doksan dokuz ismiyle beraber binbir ismi de vardır. Allah'ın isimlerinin tecellileri her bir alemde başka başka görünebilir. Bu tecelli diğer isimlerin varlığıyla beraber bazı isimlerin daha hakim bir şekilde görünmesi manasındadır. Örnek olarak bahar mevsimi cemali isimleri hakim olarak göstermekle beraber kış mevsimi ise celali isimleri hakim olarak göstermektir. Bu tecelli ile o âlemlerdeki mevcudat tesbihlerini o esma ile okur ve şuurlu nazarlara da okutur. Böylece Kur’an talebeleri tesbih taneleri yerine artık mevcudatın tesbihleriyle tesbihatını söyler. Hatta başta evliyalar ve asfiyalar olmak üzere bu sırra mazhar olanlar, koca dünya mevcudatını virdine tesbih yapmakta az görüyorlar.