Sorular Risale-i Nur kategorisindeki sorular

Soru Devamlılığın Mukarenete İllet Olmaması

"Gafletten neş'et eden dalâlet, pek garip ve aciptir. Mukareneti, illiyete kalb eder. İki şey arasında bir mukarenet olursa, yani daima beraber vücuda gelirlerse, birisinin ötekisine illet gösterilmesi o dalâletin şe'nindendir. Halbuki, devamlı mukarenet, illiyete delil olamaz."(Mesnevi-i Nuriye, katre, Osmn. 66)

Burada üstad(ra) mukarenetin illiyete delil olamayacağını anlatırken bir de ayrı olarak  mukarenetin "devamlılığından" bahsetmiş. Devamlılık nasıl illiyete delil olamaz.?

Soru Bürhanınıza Şekki İtiraz Geldikçe

Sual: Bürhanınıza şekk-i itiraz geldikçe imanınız sarsılmaz mı? Bu ma’reke-i evham olan istidlaliyatla taharri zarar vermez mi? Elcevab: Eğer neticeyi bürhan ile bağlı onunla ikame ve isbat suretiyle olsa ve tahakkuk-u hakaika ayar tutmakla adem-i delilden adem-i medlûlü tevehhüm etse zarar olur. Halbuki iman, incecik bir bürhana yüklenmez. Belki öyle bir hadse bina ve istinad eder ki, o hads öyle menabi’den kuvvet ve öyle maadinden ışık alır ki, söndürülmesi kâinatın söndürülmesidir.”

Bu paragrafın geçtiği yeri ve de izahını açıklar mısınız?

Soru Taam İse Aç Olana Verilir

"Evet, nasıl ki hüsün elbette bir âşık ister. Taam ise aç olana verilir."

29.sözde geçen bu ifadeyi konuyla bağlayamadık halbuki üstad kainattaki bu tezyinatın, mehasinin ve kemalatın enzarı için meleklerin insanların ve cinlerin gerekliliğinden bahsederken yukarıdaki cümlede sanki bizim enzarımız için de kainatın varlığı gerekli görülmüş gibi bir mana çıkıyor. 

Soru Zalike Zamiri

“Keza zalike’nin “lam” vasıtasıyla ifade ettiği buud Kur’an’ın kemaline delalet eden ulüvv rütbesine işarettir.”(İşaratü'l-İ’caz)

Burada 'zalike' zamiri Kur’an’ın kemaline nasıl işaret ediyor. Cevaplarsanız memnun oluruz?

Soru Musibet Taammüm Ettiğinde

Ve keza, "Musibet taammüm ettiğinde elem hafif olur. Ben de emsalim gibiyim" diye yine yük altından kaçar. Fakat, musibet âmm olduğunda, elemi muzaaf olur, kat kat ziyade olur. Çünkü, kendisi gibi akrabası, ahbâbı da o musibete dahildir. Çünkü, insanın ruhu, ebnâ-yı cinsiyle alâkadardır. Ne kadar umumî olursa, o kadar da elemi fazla olur. ( Mesnevi Nuriye, Zeylü’z-Zeyl, osmn. 139)

Üstadımız bu paragrafın ilk başında musibetin umumi olması halinde kişinin herkes gibiyim diyerek musibetin hafifleşmesinden bahsederken sonrasında da yine eğer musibet umumileşirse bu sefer de musibetin kat kat ziyade olacağını ifade ediyor. Yani musibet umumi olduğunda hem hafifleşmesini hem de ziyadeleşmesini anlayamadık, bir tezat mı var acaba, izah edebilir misiniz?

Soru Ubudiyet Mukaddemei Mükafatı Lahika Değil

24. sözün 5. dalının ikinci kinci Meyvesinde geçen "Ey nefis! Ubudiyet, mukaddeme-i mükâfat-ı lâhika değil, belki netice-i nimet-i sâbıkadır. " ifadesini genel olarak anlamaktayız. Fakat cümlenin tam olarak çevirisini yapamıyoruz. Bu cümlenin izahını yapabilir misiniz?

Soru Zihayat Macun ve Hayatdar Tiryak

"O edviyelerden, zîhayat bir macun istenildi. Hem hayatdar hârika bir tiryak onlardan yapılmak îcab etti. Geldik, o eczahanede, zîhayat macunu ve hayatdar tiryakı çoklukla efradını gördük." 

Bu eczane örneğinde hayat sahibi bir macun ve tiryak demesinin sebebini anlayamadım?

Soru Zalike İşaret Zamiri

"Keza zalike(ذَلِكَ) zat ile sıfatı gösteren bir işaret olduğu itibariyle hem Kuranın azametine, hem azameti isbat eden sıfat-ı kemâliyeye işaret eder. Zalike(ذَلِكَ), işaret-i hissiyeye mahsus (hususi olma, sat harfi ile) iken, işaret-i akliyede kullanılması, tazim ve ehemmiyeti ifade ettiği gibi, makul olan Kur'an’ı mahsus (his yani beş duyu organına hitap eden, sin harfi ile yazılır) suretinde göstermesi, Kur’an’ı enzar ve ezhanın nazarı dikkatine arzetmekle tesettürü icab eden (hile zafiyet ve sair çirkin) şeylerden münezzeh olduğunu izhar ve itiraf ettirmektir. "(İşaratü'l-İ'caz )

İşaratü'l- İ'caz'da geçen bu kısmı açıklayabilir misiniz? 

Soru Yezide Lanet

Yazide lanet okunur mu?

Soru Siyaset Meselesi

Her vakit ihtiyat iyidir. Zaten Hazret-i İmam-ı Ali de Radıyallahü Anh kerametkârane bize ihtiyatı tavsiye ediyor. Şimdi, Şark tarafında yeni bir hâdise: Bir şeyh tarafından, kendi müridleri ve halifeleri vasıtasıyla din lehinde, eskiden beri meşhur olmuş Şeyh Ahmed namında türbedâr-ı Nebevî tarafından vasiyetname-i Peygamberî (a.s.m.) namında bir eser, o havalide gezmiş, intişar etmiş. Oralarda çalışan kahraman Selâhaddin’i bir derece ihtiyata sevk edip, bütün siyasetlerin fevkinde ve siyasetlere tenezzül etmeyen Risale-i Nur cereyanı, öyle siyasete temas edebilen cereyanlarla iştiraki görünmemek için, daha ziyade ihtiyat ve tevakkufa mecbur olmuş.

Her şey siyasete ulaşıyor veya bulaşıyor . Biz ne yapmalıyız? 

Als kategorideki sorular Alt kategorilerde sorulmuş son 10 soru

Soru Manayı Harfi ile Peygamberimize Bakmak (Risale-i Nur Mütalaası)

Mana-yı harfi ile peygamberimizin şahsına nasıl bakmalıyız?

Soru Ademe Düşmek (Risale-i Nur Mütalaası)

Risale i Nur'da bir çok yerde geçen "Şu halde sen ey mülhid, dalaletin itibariyle ya i'dam-ı ebedî ile ademe düşeceksin veya Cehennem'e gireceksin. Şerr-i mahz olan adem ise, senin bütün sevdiklerin ve saadetleriyle memnun ve bir derece mes'ud olduğun umum akraba ve asl ve neslin seninle beraber i'dam olmasından, binler derece Cehennem'den ziyade senin ruhunu ve kalbini ve mahiyet-i insaniyeni yandırır." gibi azabın en şedidine düşecek olan...

Soru Terakki Fikrinden Neşet Eden Sukut (Risale-i Nur Mütalaası)

İkinci emârenin birinci noktasında ( س ) harfi ( ص ) harfinin altında gizlenmesi ve( ص ) görünmesinin iki remzi var. Birisi: Said, toprak gibi mahviyet ve terk-i enâniyet ve tevâzu‘-u mutlakta bulunması şarttır. Tâ ki Risâle-i Nûr’u bulandırmasın, te’sîrini kırmasın. İkincisi: Şimdiki bataklığa ve ma‘nevî tâğūta sukūtun sebebi ise,terakkî etmek fikrinden neş’et ettiği cihetiyle...

Soru Risalei Nurun Başta Perdeli Gitmesi (Risale-i Nur’un Hususiyetleri)

Risale-i Nur, sair kitablara muhalif olarak başta perdeli gidiyor; gittikçe inkişaf eder. Üstadın başta perdeli gidiyor demesi tam olarak nedir acaba?

Soru Risalei Nurun Başta Perdeli Gitmesi (Risale-i Nur Mütalaası)

Risale-i Nur, sair kitablara muhalif olarak başta perdeli gidiyor; gittikçe inkişaf eder. Üstadın başta perdeli gidiyor demesi tam olarak nedir acaba?

Soru İmkanı Zihni ile İmkanı Akli Aynı mı (Risale-i Nur Mütalaası)

imkan-zihni ile imkan-ı akli aynı şeyler midir? Risalede bununla ilgili bir yer var mı? 

Soru Hususi Olmayan ve Has Bir Yere Bakmayan Bir İnkar İspat Edilemez (Risale-i Nur Mütalaası)

Hususî olmayan ve has bir yere bakmayan bir inkâr, ispat edilmez (11.Şua) Bu cümlede üstadımız neyi kastediyor? Biz bu delili mesela hangi tartışma esnasında kullanabiliriz? Açıkçası bazen risalelerden öğrendiğimiz şeyleri nerede ve nasıl kullanacağımızı bilmiyoruz?

Soru Yüzer Kapıları Olan Saray (Risale-i Nur Mütalaası)

Bir saray var. Yüzer kapalı kapıları var. Bir tek kapının açılmasıyla, o saraya girilebilir, öteki kapılar da açılır. Eğer bütün kapılar açık olsa, bir iki tanesi kapansa, o saraya girilemeyeceği söylenemez! “(Lemalar,13.lema)

Bu saray misalinin mantığını tam olarak anlayamadık. Bazı kapıların açık diğerlerinin kapalı olması ne demektir? Kapalı olan ve açık olan kapılardan...

Soru Varlığın İspatı ile Yokluğun İspatı (Risale-i Nur Mütalaası)

Bir şeyin yokluğunu ispat etmekteki delillerin farklılık arz etmesiyle bir şeyin varlığını ispat etmekteki delillerin farklılık arz etmesi arasında nasıl bir fark var? Varlığı ispat etmekte kullanılan argümanlar kuvvet kazanırken, yokluğu ispat etmekte kullanılan argümanlar neden zayıf olarak görülüyor? Sonuçta iki taraf ta delillerini birçok yollarla farklı biçimlerde arz etmiyorlar mı? Yokluğu ispat eden deliller ile varlığı...

Soru İmkanı Zati, İmkanı Akliyi Öğrenmek (Risale-i Nur Mütalaası)

“İmkân-ı zati” ile “imkânı zihni” yi üstadımız birkaç yerde anlatıyor. Bu delilleri öğrenmemizin bize ne gibi katkısı var acaba merak ettim. Yani  bu konu üzerinde neden bu kadar çok duruluyor?