Sorular Risale-i Nur kategorisindeki sorular

Soru Besmele

Harfler ve cüzlerinden evvela ب'nin fenn-i sarfça bir mânâsı istiânedir. Bir mânâ-yı örfîsi teberrük mânâsı olmasından bu ب'nin merci-i müteallikı kendi mânâsından çıkan اَسْتَعِينُ ve اَتَيَمَّنُ fiillerine bağlanıyor. Veyahut Bismillah’taki perdesinde قُلْ (söyle)’den çıkan اِقْرَاْ (oku) fiiline bakar. Yani: “Ya Rabbi, ben senin isminin yardımıyla ve onun bereketiyle okuyacağım. Her şey senin kudretinle ve icadınla ve tevfîkinle olduğu gibi, yalnız ve yalnız senin isminle başlıyorum.” Demek Bismillah’tan sonra اِقْرَاْ okumak lâfzı, âhirinde mukadder olmasından hem ihlâs, hem tevhidi ifade eder. Ama اِسْمِ kelimesi ise: Biliniz ki, Zât-ı Vâcibü’l-Vücudun bin bir esmasından bir kısmına “Esmâ-i Zâtiye” denilir ki, her cihette, Zât-ı Akdes’i gösterir. Onun adı ve onun ünvanıdır. “Allah, Ehad, Samed, Vâcibü’l-Vücud” gibi çok esmâ var. Bir kısmına da “Esmâ-i Fiiliye” tabir edilir ki, çok nevileri var. Mesela, “Gaffar, Rezzak, Muhyî, Mümît, Mün’im, Muhsin.” Cümlesini açıklar mısınız

Soru İslam Harflerini Muhafaza

Risale-i Nur yazısını islam harflerini muhafaza ve unutulmuş bir sünnetti ihya etmek için yazdığımızı söylediğimiz zaman karşı taraftan "İslam yokken de cahiliye devrinde bu harfler 'Arap alfabesinde' kullanılıyordu." demesine karşın nasıl bir cevap vermemiz lazım? 

Soru Manayı Harfi ile Peygamberimize Bakmak

Mana-yı harfi ile peygamberimizin şahsına nasıl bakmalıyız?

Soru Ademe Düşmek

Risale i Nur'da bir çok yerde geçen "Şu halde sen ey mülhid, dalaletin itibariyle ya i'dam-ı ebedî ile ademe düşeceksin veya Cehennem'e gireceksin. Şerr-i mahz olan adem ise, senin bütün sevdiklerin ve saadetleriyle memnun ve bir derece mes'ud olduğun umum akraba ve asl ve neslin seninle beraber i'dam olmasından, binler derece Cehennem'den ziyade senin ruhunu ve kalbini ve mahiyet-i insaniyeni yandırır." gibi azabın en şedidine düşecek olan var mıdır? Süfyan veya deccal gibi şahısların milyonların dalaletine yol açtıkları için ademe düşecek denilebilir mi yoksa vücud dairesinde mi kalacaklar?

Soru Terakki Fikrinden Neşet Eden Sukut

İkinci emârenin birinci noktasında ( س ) harfi ( ص ) harfinin altında gizlenmesi ve( ص ) görünmesinin iki remzi var. Birisi: Said, toprak gibi mahviyet ve terk-i enâniyet ve tevâzu‘-u mutlakta bulunması şarttır. Tâ ki Risâle-i Nûr’u bulandırmasın, te’sîrini kırmasın. İkincisi: Şimdiki bataklığa ve ma‘nevî tâğūta sukūtun sebebi ise,terakkî etmek fikrinden neş’et ettiği cihetiyle onların hatalarını gösterip, Müslüman için suûd ve terakkî,ancak İslâmiyet’te ve îmânlı olmakta olduğuna işaret etmektir.

Bu ifadelerde anlatılmak istenen nedir?

Soru Risalei Nurun Başta Perdeli Gitmesi

Risale-i Nur, sair kitablara muhalif olarak başta perdeli gidiyor; gittikçe inkişaf eder. Üstadın başta perdeli gidiyor demesi tam olarak nedir acaba?

Soru Seyr u Süluk ve Tarikat Berzahı

Bu keşif ve kerametlerin ekserisi de, seyr ü sülûk zamanında, tarîkat berzahından geçtikleri vakit, âdi beşeriyetten bir derece tecerrüd ettiklerinden, hilaf-ı âdet hâlâta mazhar olurlar. (Mektubat 1-15.Mektub.Shf39) Buradaki tarikat berzahından geçmek ne demektir. 

Soru İmkanı Zihni ile İmkanı Akli Aynı mı

imkan-zihni ile imkan-ı akli aynı şeyler midir? Risalede bununla ilgili bir yer var mı? 

Soru Hususi Olmayan ve Has Bir Yere Bakmayan Bir İnkar İspat Edilemez

Hususî olmayan ve has bir yere bakmayan bir inkâr, ispat edilmez (11.Şua) Bu cümlede üstadımız neyi kastediyor? Biz bu delili mesela hangi tartışma esnasında kullanabiliriz? Açıkçası bazen risalelerden öğrendiğimiz şeyleri nerede ve nasıl kullanacağımızı bilmiyoruz?

Soru Yüzer Kapıları Olan Saray

Bir saray var. Yüzer kapalı kapıları var. Bir tek kapının açılmasıyla, o saraya girilebilir, öteki kapılar da açılır. Eğer bütün kapılar açık olsa, bir iki tanesi kapansa, o saraya girilemeyeceği söylenemez! “(Lemalar,13.lema)

Bu saray misalinin mantığını tam olarak anlayamadık. Bazı kapıların açık diğerlerinin kapalı olması ne demektir? Kapalı olan ve açık olan kapılardan kast edilen tam olarak nedir? Bunu güncel olarak izah edebilir misiniz

Als kategorideki sorular Alt kategorilerde sorulmuş son 10 soru

Soru Şahide Anne (Risale-i Nur Talebeliği)

Bediüzzamanın talebelerinden Şahide abla hakkında kısa bilgi verir misiniz?

Soru Şahide Anne (Risale-i Nur Hizmeti)

Bediüzzamanın talebelerinden Şahide abla hakkında kısa bilgi verir misiniz?

Soru Tesbihatı Niçin Yapıyoruz (Risale-i Nur Talebeliği)

Tercüman-ı ism-i azam ve dua-yı ism-i azam sünnet midir? Neden yapıyoruz?

Soru 13. Lema Hakkında Bilgi (Risale-i Nur’un Hususiyetleri)

13. Lema Hangi tarihlerde yazıldı? Bu risalenin metodu, Üstadın risaleye verdiği kıymet ve bakışı açısı nedir?

Soru 13. Lema Hakkında Bilgi (Risale-i Nur Mütalaası)

13. Lema Hangi tarihlerde yazıldı? Bu risalenin metodu, Üstadın risaleye verdiği kıymet ve bakışı açısı nedir?

Soru Mercuh Racihe Tereccuh Edebilir (Risale-i Nur Mütalaası)

'Mercuh racihe tereccuh edebilir' ne demektir?

Soru Kader Kaza Ata (Risale-i Nur Mütalaası)

Kader ve kazada, atânın hükmü nedir? Levhi mahfuzda var olan bir şey atâ ile değişir mi? Mesela sadaka belayı def eder. Hadisinde sadakanın kaderde var olan bir belayı değiştirdiği söylenebilir mi? Eğer levhi mahfuzda bir değişme olduğunu söylersek, bu durum Cenabı Hakkın her şeyi bilmesi gerçeğiyle zıt düşmez mi?

Soru Kurandaki Tevafuk Niçin Bu Zamanda Ortaya Çıktı? (Risale-i Nur Yazısı ve Kur’an Harfleri)

Kurandaki tevafuk, ilk olarak Kayışzade hafız osman efendinin ve akabinde Hüsrev Efendinin Kuran'ı yazmasıyla inkişaf etmiştir. Peki bu tevafukun bunca zaman sonra görünür hale gelmesinin hikmeti nedir? neden Kuranın nazil olduğu zamanlarda veya o zamana daha yakın bir vakitte bu tevafuklar aşikar olmadı ve gizli kaldı?

Soru Kurandaki Tevafuk Niçin Bu Zamanda Ortaya Çıktı? (Risale-i Nur Hizmeti)

Kurandaki tevafuk, ilk olarak Kayışzade hafız osman efendinin ve akabinde Hüsrev Efendinin Kuran'ı yazmasıyla inkişaf etmiştir. Peki bu tevafukun bunca zaman sonra görünür hale gelmesinin hikmeti nedir? neden Kuranın nazil olduğu zamanlarda veya o zamana daha yakın bir vakitte bu tevafuklar aşikar olmadı ve gizli kaldı?

Soru İhsanı İlahi (Risale-i Nur Mütalaası)

"İhsan-ı İlâhîden fazla ihsan, ihsan değildir. Herşeyi olduğu gibi tavsif etmek gerektir." Bu cümleyi, buradaki anlamından başka; Cenab-ı Allahın sana ihsan ettiği nimetlerin fazlası fazl-ı İlahi den olmayabilir şeklinde anlamak mümkün mü, değil mi?