Kategori Ölüm-Kıyamet-Ahiret Kategori Cehennem Kategori Ölüm ve Kabir Alemi Kategori Cennet Kategori

Ek Soru Soru

Müminin Ölümü

Müminin ölümü nasıl olacak, azab çekecek mi?

Cevap Cevap

Güneh işlemekSORU: Mü’minin ölümü nasıl olacak azap çekecek mi?

CEVAP: Evvela şunu iyi bilmek gerekir ki insanlar; ölüm ve ölümden sonra görecekleri muameleye göre üç sınıfa ayrılırlar.

 

1.Mü’min olup hayırlı amelleri çok, günahları az olanlar yani Ehli Cennetlikler.

Bunlar Allah’a iman edip ve onun memnun olduğu bir kul olarak yaşadıklarından ölüm anından itibaren kendilerine iyi muamele edilecektir. Hatta kendilerine görünecek olan Azrail a.s onlara yumuşaklıkla ve güzel bir surette gelir. Kabzı ruh denilen ruhun bedenden ayrılması kolay olur.

Fakat yine de vücudun her tarafına sirayet etmiş olan ruhun bedenden çıkışı olan ölüm esnasında her insanın ruhu ve bedeni az da olsa azap çekecektir.

Bu hususta Peygamber efendimiz:"Allahım! Muhammed'e (s.a.v) ölüm sancılarını kolaylaştır." (İbnMace, Cenaiz, 64; Tirmizi, Cenaiz, 8) buyurarak Cenab-ı Hakk’a dua etmiş ve her hâlükârda ölüm anında çekeceği ıstırabının hafifletilmesini Allah’tan niyaz etmiştir.

 

2.Mü’min olup hayırlı amelleri az, günahları çok olanlar yani uzun bir süre cehennemde azap çekecek olanlar.

Bunlar iman ettiği halde onun emir ve yasaklarını dinlemeyip isyanvari bir şekilde birçok günahlar işlediklerinden ölüm anında Azrail a.s kendilerine sinirli ve korku verici şekilde gelecektir. Cehennemdeki derecesine göre ruh ve bedenleri şiddetli azap çekecektir.

 

3.Mü’min olmayıp Kâinatın Rabbine iman ve ibadet etmediğinden dolayı daimi cehennemde kalacak olanlar.

Bunlar ise Allah’a hiç iman etmeyip ve ömrü boyunca birçok günah işlediklerinden ölüm anında Azrail a.s bunlara çok korkutucu ve dehşetli bir şekilde gelecek ve çok şiddetli ruhi ve bedeni azap çekeceklerdir.

Bu konuda Cenab-ı Hak: (Habîbim, yâ Muhammed!) Melekler o inkâr edenlerin canlarını alırken bir görseydin, onların yüzlerine ve arkalarına vuruyorlar ve: 'Tadın Cehennemin (yakıcı)azâbını!' (diyorlardı). Buyurmuştur. ENFÂL-50