Kategori Risale-i Nur Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori

Ek Soru Soru

Beğendiğin Şeyde İfrat Etmek

"Beğendiğin şeyde ifrât etme. Bir derdin dermanı başka derde derd olur, panzehiri zehir olur. Derman hadden geçerse, derd getirir, öldürür." (Lemaat) Açıklar mısınız?

Cevap Cevap

İslamiyet sırat-ı müstakim ve hadd-i vasat dinidir. Aşırılıklar yoktur. Hem ifrat tefrite yakındır.  Aşırı giden bir kimse aşırı geri de kalabilir. Çünkü ifrat eden bir kimse yakında o halden veya o şeyden bıkabilir. Peygamberimizin hayatında hep hadd-i vasat denilen orta yol yani mutedil bir hal vardır. Hatta aşırıya kaçanları ikaz etmiştir.

Bundan dolayı insanın beğendiği bir şeyde aşırıya gitmemesi lazımdır. Diyelim ki birisi balı çok seviyor. Bal yemekte aşırı gitse belki usanır, belki de zarar görür. 

Bir hastalığın ilacı başka bir hastalığa iyi gelmeyebilir. Hatta azdırabilir. Mesela midesi rahatsız olan bir kimseye aspirin iyi gelmez.

Hem derman çok fazla kullanılırsa da zararlıdır. Mesela bir zehirin panzehirini yeteri kadar kullanmak lazımdır. Fazla kullanılırsa belki zehir olur.

Maddi şeylerde böyle olduğu gibi, duygular ve hisler gibi şeylerde de böyledir. İnat, öfke, ve sevgi gibi hisleri de hadd-i vasat bir şekilde aşırıya kaçmadan kullanmak lazımdır. Akıl kuvvesini hikmette, gazab kuvvesini şecaatte, şehvet kuvvesini de iffette kullanmak gerektiği gibi. 

İşte beğenilen şeyde ifrat için örnek, Hristiyanların hz. İsa(as) için fazla muhabbet gösterip ilahlaştırmasıdır. 

 

EtiketlerEtiketler: ifrat , tefrit , aşırılık , derman , had , dert

Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder
 
Yorumlar

Yorummuhammed numan demiş ki:

"Her hareketinde istikamet ve itidal üzere gitmiş, ifrat ve tefritten içtinab etmiştir. Lem'alar" "Ve keza ifrat ve tefrit, hayat-ı içtimaiyeye karşı isyan ateşini yakan iki âmildir.İşarat-ül İ'caz" "Ve keza ifrat ve tefrit hayat-ı nefsiye ve ruhiyenin maraz ve hastalığını intac eden esbabdandır. İşarat-ül İ'caz " " Kur'an-ı Hakîm'in hikmet-i kudsiyesi ise, o ifrat ve tefriti bırakıp hadd-i vasatı ihtiyar edip der Nur Çeşmesi " ifrat tefriti doğurur. düşünün ki bir ilaç var. içeriğine prospektüsüne bakınca şundan şu kadar bundan bu kadar diye yazmaktadır.içerisinde ki değerler birisi değişse o ilaç beklenilen şifanın gelmesine vesile olmak hasiyetini kaybetmektedir. Bunun gibi aşırık olan ifratı dayatırsak birilerine o aşırılıktan memnun olmayan kimseler müfrit(aşırı giden)lerden nefret duymasına ve onlara inat olarak yapmamaya başlayacaktır. buna dair gene lemaatte: " Hangi şeyi vasfetsen olduğu gibi vasfet. Medhin mübalağası bence zemm-i zımnîdir. İhsan-ı İlahîden fazla ihsan, ihsan değildir..." demektedir. Bu arada ifrat tefritinde doğmasına zemin teşkil eder. bu sebeple ifrat edenler tefrit ehlinin ortaya çıkmasını sağlarlar. Zaten mezheb-i ehl-i sünnet olarak bizler orta yolu tutmuşuz. üstadımız Bediüzzaman (ks)'da bunu belirtmektedir istikamet hadd-i vasattır(orta yoldur) diyerek.