Kategori Fıkıh Kategori Dünyadaki İmtihan Kategori Dünya Hayatı Kategori Takva ve Amel-i Salih Kategori Sosyal Meseleler Kategori

Ek Soru Soru

Tokinin Gerçekleştirdiği 100 bin Sosyal Konuttan Ev Almak

Tokinin gerçekleştirdiği 100 bin sosyal konuttan taksitle ev almak caiz olur mu? 

Cevap Cevap

Toki’den Ev Alınabilir Mi?

Toki’nin Sistemi Nedir?

Toki, yaptığı konutları, açıklanan fiyatların üzerine yıllık enflasyon farkı ekleyerek vadeli satar. Enflasyon farkları her 6 ayda bir fiyatın üzerine ilave edilir.

Yeni uygulamada ise, anlaştıkları bankalardan aylık 0,49 oran ile konut kredisi kullanma imkânı getirilmiş.  Kişi isterse enflasyon farkı yerine banka kredisi kullanarak satış tutarını sabitleyebilir.

Toki internet sitesinde yapılan açıklamada: Türkiye genelinde inşa edilecek proje kapsamında vatandaşların konut finansmanı hem kamu hem de katılım bankaları tarafından sağlanacağı söylenmektedir.

Faizli Bankalar Üzerinden Olmaz

Faizli bankalar üzerinden işlem yapılmak istenmesi durumunda kredi faiz oranları, enflasyonun ve piyasadaki cari faiz oranlarının çok altında olmasına rağmen işleyişte bir farklılık yoktur. Alıcı yine banka ile kredi sözleşmesi imzalamak durumunda olup işlemin özü değişmemektedir. Öyleyse Toki’den satın alınacak konut, faizli bankalardan kredi ile olsa faiz söz konusu, kredisiz alınsa enflasyon miktarı denilen artış belirsizliği vardır. Durum böyle iken faizli bankalardan konut kredisi alınması caiz olmaz.

Toki’den Ev Almak Zaruret Sayılmaz 

Şu hakikati de belirtmekte fayda var. Şöyle ki: Bir kısım hocalar evin aslî ihtiyaçlardan olmasına binaen bu ihtiyacı gidermek için o miktarda faize fetva vermişlerdir. Hâlbuki helakete sebep olabilecek derecede bir zaruret hâsıl olursa ölmeyecek kadar faiz gibi bir haramdan istifade edilebilir.

Bu durumda, Toki’den faizsiz yöntemle konut satın almak isteyenlerin Katılım Bankaları üzerinden talepte bulunmaları doğru olacaktır.

Toki Hanefi Mezhebine Göre Caizdir

Bu husustaki fetva ise istisna’ akdi yani sanat anlaşmasına göre verilir. Zira Hanefi mezhebinin büyük âlimleri sanat işleriyle ilgili olarak verilen sipariş akidlerinin sahih olduğunu söylemişlerdir. Çünkü halkın örf ve adetlerine göre cari olan bu tür alış-verişlere ihtiyaç vardır. Yalnız bu çeşit sipariş akidlerini yaparken tarafların ihtilafına meydan verilmeyecek bir şekilde yapılması şarttır. Mesela: Hangi maddeden yapılacağı, özelliği, miktarı, metrekaresi vs. belirtilmesi lazımdır. Bu konuda Hanefi mezhebini taklit etmekte ve bu tür satış akidlerini sahih olarak kabul etmekte bir sakınca görmüyoruz ki; bu konuda insanlara kolaylık olsun. Çünkü insanlar sanat işleri ile ilgili bu şekilde alış-veriş yapmak ihtiyacını duyar.

Proje Üzerinden Mesken Satmak

Daha inşa edilmemiş ev daire ve kat gibi meskenlerin çizilen projeye göre satılması hususuna gelince;

Eğer iki taraf için niteliği zapt altına alınabilir, yapıda kullanılan çimento ve demir gibi malzemelerin miktarı belli ve parası akid meclisinde inşaat sahibine müteahhide teslim edilirse satışı selem akdi olarak sahihtir.

Şayet böyle bir satışla selem akdinin şartları mevcut değilse ki insanların çoğunun alış-verişleri selem şartlarından yoksundur. Çünkü akid meclisinde para peşin olarak ödenmiyor. O sırada yapıda kullanılacak malzemelerden söz edilmiyor.

Bu durumda böyle bir satış akdi, sanat işleri ile sipariş akidlerinden olur. Halkın örf ve teamülü bu şekilde ise proje üzerinde mesken satışı sahih olarak kabul edilir. Ancak akid esnasında tarafların ihtilafına meydan bırakılmayacak şekilde binanın yeri, metrekaresi, oda sayısı gibi hacim ve özelliklerinin beyan edilmesi şarttır. [1]

İstisnâ‘da akdin konusu olan eseri dengeleyen diğer unsur ücrettir ve ücretin belirli olması akdin geçerliliğini sağlayan diğer bir şarttır. Fakat bedelin peşin ödenmesi şart değildir. Peşin veya taksitli olabileceği gibi tümü işin tamamlanmasından sonra da ödenebilir. Ismarlanan kimse sözleşme anından itibaren bedele hak kazanır. Ancak aldığı bedele eserin tesliminden sonra mâlik olabilir.[2]

‘Olmayan Şeyin (Ma’dumun) Satılması Nasıl Olur?’ Denilirse

İstisna’ın bir akid olduğunu kabul eden cumhur-u ulemaya, istisna akdinde mevcut olmayan (ma’dum) şeyin nasıl akde konu olduğunu sormaktadırlar. Cumhur ise bu soruya, ma’dumun bazen hükmen, mevcut gibi kabul edildiğini söyleyerek hayvanı boğazlarken besmele çekmeyi unutan kimseyi buna örnek göstermektedirler. Unutma özründen dolayı, tesmiye (besmele çekmek) burada hükmen mevcut sayılmıştır.[3]

İnsanların teamülü halinde bulunmaları sebebiyle, istisna’ akdinde ma'dum hükmen var kabul edilmiştir. Gerçekte var olan şey de bazen hükmen yok kabul edilebilir. Nitekim suya ihtiyacı olan bir kimsenin yanında bulunan su, su varken teyemmümün caiz olabilmesi için hükmen yok farz edilmektedir![4]

Garar unsuru içermedikten sonra ticari hayatta ihtiyaç duyulan sözleşmeler ister adı belli olsun ister adı literatüre yeni girmiş sözleşmeler olsun, insanların maslahatlarını temin edecek şekilde düzenlenmesi gerekir.

Ma'dumun satılması, tarafların haksız kazanç elde etmesine engel olmak maksadına binaen müspet değerlendirilmemişse de sözleşmenin şüpheli ve ihtimalli bir unsura dayanmasına engel olduktan sonra özellikle mahalli, misli olan malların satılmasında bir sakınca görülmemiştir. Neticede ma’dumun satışı ayet ve hadislerin ruhsat verdiği bazı akidlerden ve kulların maslahatını gözeterek güçlüğün kaldırılıp kolaylığın istenmesi prensibinden hareketle; akid anında aslı bulunsun veya bulunmasın, gelecekte gerçekleşmesi kesin olan ve tarafları aldanmaya götürmeyen özellikle misli malların satışı geçerlidir.[5]

Olmayan Şeyin (Ma’dumun) Satışı Şu Durumda Geçersiz Görülür

Olmayan şeyin (ma'dumun) satışını batıl kabul eden İslam hukukçuları temelde garardan (aldatmadan) uzak kalma fikri üzerinde odaklanmışlardır. Çünkü onlara göre akid anında mevcut olmayan mahal akdi hükümsüz kılan garar kapsamındadır.[6]

Garar (aldatma) satışı gerçekleşip, gerçekleşmeyeceği bilinmeyen, sonu meçhul şeyler[7] ile varlığı yahut sınırı muhakkak olmayan ihtimalli şeylerin satışıdır. Gararda onu kumara benzetecek bir çeşit risk ve aldatma söz konusudur. Satışı iptal eden garar, varlık ile ilgili olandır. Bu da var olup olmaması muhtemel olan her şeydir. Vasfa dair garar ise satışı ifsad eder.[8] Ancak her ma'dum malın satışı garar prensibine dâhil edilemez. Zira akid anında ma’dum olsa bile gelecekte varlığı normalde gerçekleşecek olan akid mahallinin, selem, istisna' icare, müsakat, müzara'a, araya, kitabet ve benzeri akidlerle satılması veya akde mevzu olması mümkün ve caiz görülmüştür.[9]

Akid anında kısmen veya tam olarak mevcut olmadığı halde gelecekte varlığı adeten mümkün olan ma'dumun satışı hakkında ihtilaf edilmiş; akit anında mahallin mevcudiyetini şart koşanlar akdi batıl sayarken, sözleşme esnasında mevcut olmasa da teslimi mümkün olan mahallin satılabileceğini belirten hukukçularımız da olmuştur. Bu hukukçulara uymak caizdir.

Netice

Evet, Toki konutlarının bu sanat akdi ile Katılım Bankaları üzerinden satın alınmasına Hanefi mezhebine göre cevaz vardır, bunda herhangi bir beis yoktur.

 

Not: Toki, katılım bankası ve müşterilerin arasındaki sözleşme detayları belli olduktan sonra yeniden değerlendirmek gerekebilir. Çünkü belli şartlarda cevaz vardır. Bundan dolayı sözleşme detayları önemlidir.

 

 


[1] Büyük Şafii İlmihali, Gonca Yayınevi, İstanbul, s. 509

[2] TDV İslâm Ansiklopedisi, Türkiye Diyanet Vakfı Vakıf Yayınları İşletmesi, İstanbul, 1991, c. 23, s. 393-396

[3] İbnu'I-Humam, c. V, 8. 355; Bedruddin Ebu Muhammed Mahmud b. Ahmed el-Ayni, el-Binaye fi Şerhi'I-Hidaye, Daru'I-Fikr, (Dımaşk) 1980, c. VI, s. 663-668. (Mecelle)

[4] Aynî, el-Dinaye. c. VI, s. 663-668.

[5] İsmail Bilgili, İslam Hukukunda Ma’dumun Satışı, İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi, sayı. 8, 2006, s. 211-238

[6] Şiraizl, a.g.e., I, 262; Şevkanî, Neylü’l-evtar, V, 244; Senhûrî, Mesâdir, lll, 14, 31; A. Saleh, a.g.e., s. 67.

[7] Tirmizi, "Büyû’”, 17, Nesaî, "Büyû’'", 27; Darimi, "Büyû"', 20, 29; Serahsî, a.g.e., XII, 194.

[8] Zerka', Mustafa Ahmed, el-Fıkhul-İslamî fî-sevbihi'l-cedid, Dımaşk 1967-8, I, 97.

[9] Abdülkadir, Abdurrahman Muhammed, el-Vasît fî'l- akdi's-selem' fi fıkhi'l-İslamî, Kahire 1414/1993, s. 46.

 

EtiketlerEtiketler: toki , ev , banka , sosyal konut

Alakalı SorularAlâkalı Sorular:

Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder