Kategori Şeair-i İslamiye ve Bid’alar Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori

Ek Soru Soru

Şeaire Taalluk Eden Sünnetler

Sünnet-i Seniye Risalesi'nde bahsi geçen, İslâmiyet alâmetleri olan ve şeâire taallûk eden sünnetler hangileridir?  Nafile dahi olsa şahsi farzlardan önemli olmalarının hikmeti nedir?

Cevap Cevap

Şeair, İslamiyetin sembolleri demektir. Görüldüğünde İslamiyeti hatırlatan her şey, her ibadet şeairdendir. Bunların mühim bir kısmı farz ve bir kısmı da nafile sünnetlerdendir.

Nafile olanlara ezan, minare ve sarık sarmayı misal olarak verebiliriz. Buradaki nafile farz olmayan sünnetler anlamına gelmektedir.

Şeairin yaptığı hizmet topluma yönelik faydalar sağlar. Farz ya da nafile olması o faydayı değiştirmez. Bu yüzden, yani toplumun tamamına fayda verdiği için bir insanın yalnız kendi ile alakalı bir farzdan daha çok fayda nafile de olsa bir ezan okunmasından elde edilir.

Toplum şeairden iki şekilde faydalanır:

Birincisi müslümanlara sürekli olarak dinlerini ve Allah’ı hatırlatır. Devamlı surette imanlarına bir dayanak noktası, kuvvet kaynağı olur. Müslümanlık şuur ve kimliğini telkin eder. İbadete teşvik eder.

İkincisi, İslam toplumu içinde yaşayan gayri müslimlerin İslamiyet’i tanıyıp öğrenmelerine ve zamanla İslam’la müşerref olmalarına sebep olur.

Bu konuda Üstad Bediüzzaman Hz. Lemaat'te şu izahları yapar:

“Zeminin yüzünde çakılmış mismarlar (demir kazıklar) hükmünde her an    olan İslâmî şeair, dinî minarat (minareler), İlahî maabid (mabedler), şer'î malim (alametler) itfa olmazsa (söndürülmezse), İslâmiyet parlayacak an be-an.

Her bir mabed bir muallim olmuş tab'ıyla  (hâliyle) tabayie (fıtratlara) ders verir. Her maâlim (alametler) dahi birer üstad olmuştur; onun lisan-ı hali eder telkin-i dinî; hatasız, hem bînisyan (unutmadan).  Herbir şeair bir hoca-i dânâdır (âlim hocadır), ruh-u İslâmı daim enzara (bakışlara) ders veriyor.

Mürur-u a'sar ile sebeb-i istimrar-ı zaman (asırların ve zamanın geçmesiyle) Güya tecessüm etmiş (cisimleşmiş) envâr-ı İslâmiyet (İslam nurları), şeairi içinde.”