Kategori Sahabe ve Âli Beyt Kategori

Ek Soru Soru

Sahabeleri Bazı Hususi Şahıslar Geçebilir mi?

Üstad Bediüzzaman Sahabeler bahsinde, "Âhirzamanda beni görmeyen ve iman getiren, daha ziyade makbuldür" mealindeki hadisi izah ediyor ve diyor ki, "sahabeler külli fazilette geçilemez. O rivayetler hususi fazilete dairdir, has bazı şahıslar hakkındadır." Hususi fazilet kısmını anlıyoruz. Fakat has şahıslar tabirini, bazı hususi kimseler sahabeleri geçer diye anlayabilir miyiz?

Cevap Cevap

Evet öyle anlamak uygundur. Zaten Hz. Üstad o cümlenin devamında şöyle diyor: "Bahsimiz ise, fazilet-i külliye ve ekseriyet itibariyledir."

Yani büyük çoğunluk sahabeleri geçemese de bazı çok hususi şahıslar, bütün sahabeleri olmasa da bazı sahabeleri geçerek daha yüksek makamlara çıkabilirler.

Hususen ahirzamanda geleceği müjdelenen Hazret-i Mehdî'nin makamının pek çok sahabelerden üstte olacağına dair rivayetler vardır.

İbn-i Mace'de Enes bin Malik'in rivayet ettiği şu hadis-i şerif de Mehd'yi makamca sahabelerle beraber saymış ve Cennet ehlinin efendilerinden olarak zikretmiştir:

Enes b. Malik’den:
“Resulullah’ın şöyle buyurduğunu duydum: “Biz Abdulmuttalib oğulları cennet ehlinin efendileriyiz: Ben, Hamza, Ali, Cafer, Hasan, Hüseyin ve Mehdi.”

 

EtiketlerEtiketler: sahabe , mehdi , makam

Alakalı SorularAlâkalı Sorular:

Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder
 
Yorumlar

YorumDursun Kürtoğulları demiş ki:

Mehdi AS dahi bir Hz. Vahşi Radyallahu Anh'ı geçemez. Sahabeleri sonra gelen sahabe olmayan en büyük evliya dahi olsa geçemez. Sadece hususi fazilet noktasında o da hususi şahıslar geçebilir. Mesela Mehdi AS hususi bir fazilette mesela ilim noktasında geçebilir. Fakat hüküm ekseriyete göredir. Ekseriyet noktasında ise Mehdi AS dahi sahabeleri geçemez. "Enbiyâdan sonra nev‘-i beşerin en efdali Sahâbe olduğu, Ehl-i Sünnet ve Cemâatin icmâı bir huccet-i kātıadır ki, o rivâyetlerin sahîh kısmı, fazîlet-i cüz’iye hakkındadır. Çünki cüz’î fazîlette ve hususî bir kemâlde, mercûh râcihe tereccüh edebilir. Yoksa Sûre-i Feth’in âhirinde sitâyişkârâne tavsîfât-ı Rabbâniyeye mazhar ve Tevrat ve İncil ve Kur’ân’ın medh ü senâsına mazhar olan Sahâbelere, fazîlet-i külliye nokta-i nazarında yetişilemez....."