Kategori Allah’ın İsim ve Sıfatları - Marifetullah Kategori

Ek Soru Soru

Kanun-u Kayyumiyet

Kanun-u kayyumiyeti misallerle açıklar mısınız?

Cevap Cevap

Zerre Risalesi'nde bu tabiri Üstad Bediüzzaman şöyle kullanıyor:

"Bütün zerratı bir ordu gibi haşredecek (toplayacak) kadar muhit (kuşatıcı) bir "Kanun-u Kayyumiyet" görünüyor." (30. Söz, Zerre Risalesi)

Kayyum; Allahu Tela Hazretleri'nin Esma-i Hüsna'sındandır ve pek çok rivayetlere göre bir İsmn-i Azam'dır.

Manası ise, Allah'ın bizzat ve ezeli olarak var olduğunu ve varlığını kimseden almadığını ifade ederken, bir yandan da herşeyi var eden, yaratan ve herşeyin varlığını her an ona borçlu olduğu Yüce Zat (cc) demektir.

Bu mana gereği olarak; varlıklar yaratılarak yeryüzüne bırakılmış da artık kendiliklerinden varlıklarını devam ettiriyor değildirler. Bir an Kayyumiyet tecellisi kesilse hemen yok olurlar.

Aynı manayı Hz. Üstad  3. Lema'da şöyle ifade etmiştir:

"Bu kâinatın Hâlık-ı Zülcelali Kayyum'dur. Yani bizâtihi kaimdir (vardır), daimdir, bâkidir. Bütün eşya onunla kaimdir, devam eder ve vücudda kalır, beka bulur. Eğer kâinattan bir dakikacık olsun o nisbet-i kayyumiyet (kayyumiyet bağı) kesilse, kâinat mahvolur." (30. Lema, İsm-i Kayyum Bahsi, 1. Şua)

Kayyumiyet ise, Allah'ın Kayyum olmasının gereği olan haller demektir.

Kanun-u Kayyumiyet ise, Allah'ın Kayyumiyet sıfatının gereği olarak kâinatta cereyan eden işlerinin kanunu demektir.

Kanun ise, belirli işlerin hep aynı tarz üzere yapılmasını sağlayan düzen demektir.

Zerre risalesinde kayyumiyet kanunu, her zerrenin yani atomun her an Allah'ın kudreti ile hareket ettiğini isbat edilerek anlatılır. Yani her şey ile Allah'ın kudreti arasında devamlı bir bağlantı vardır. Bu bağlantıyı atomlar yaptıkları vazife ile isbat ediyorlar.

Çünkü o cahil, hayatsız ve şuursuz atomlar beslenme yoluyla hangi canlının hangi azasına girse oranın sanatını bilir gibi ustaca çalışıyor. Mesela bir su zerresi, hangi canlının hangi organına girse, oraya en uygun vazife neyse onu bilir gibi çalışıyor. Halbuki o zerrede, zerre kadar bir ilim ve şuur olmadığı da apaçok ortada...

Öyleyse onu her an yöneten ve o sanatlarda çalıştıran bir kudretin kontrolü altında olduğu açıkça anlaşılıyor. Demek ki kudret-i ilahiye hem zerreleri, hem de zerrelerden oluşan diğer bütün canlı ve cansız varlıkları her an zabtetmiş durumdadır, o sayede varlıkta durabilmekte ve o sayede her türlü harika işlerde çalıştırılmaktadırlar.

İşte kanun-u kayyumiyet budur...

 

EtiketlerEtiketler: kayyum

Alakalı SorularAlâkalı Sorular:

Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder
 
Yorumlar

YorumEditör demiş ki:

Amin ecmain...

YorumNAZIM ERDURAN demiş ki:

Allah ebeden razı olsun...