Kategori Risale-i Nur Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori İnsanın Mahiyeti Kategori Yaratılış Sırları Kategori

Ek Soru Soru

Felsefeye göre İnsaniyetin Gayetül-gayatı

Eflatun, Aristo, İbn-i Sina gibi adamlar "insaniyetin gayetül gayatı etteşebbühü bilvacib(Allah'a benzemek) "demişlerdir. Onlar bunu ilimlerindeki hangi noktaya dayanarak demişlerdir? Onları yanıltan ne olmuştur? Sanemperest, tabietperest, nücumperest gibi şirk taifeleri onların hangi görüşlerinden faydalanarak meydana çıkmıştır?

Cevap Cevap

Onlar insana verilen enenin mahiyetini kavrayamamışlardır. Allah'ın isim ve sıfatlarını bir derece anlamak için verilen nümuneleri gerçek zannederek Allah'a benzemeye çalışmışlardır. İnsanın zıtlar itibariyle Allah'a ayinedarlığını anlayamamış veya ihmal etmişlerdir. Nübüvvete göre ise Allah'ın ahlakı ile ahlaklanmak vardır. O da Kuran ve sünnete uyarak ortaya çıkar.

Nübüvvetin mukabilinde olan felsefenin vahye dayanmayan ve kendi akıllarına dayanarak ortaya attıkları fikirleri neticesinde şirk taifeleri oluşmuştur. Yani belki her bir şirk taifesini bizzat Eflatun ve Aristo gibiler kurmamışlar. Fakat onların sembolleştiği felsefe neticesinde bu tarz şirk taifeleri ortaya çıkmıştır. Mesela Aristonun "Allah eşyaya ilk hareketi vermiş, sonra kenara çekilmiş. Eşya kendi kendine bu şekilde tekamül ediyor." diye olan fikri, tabiatçılığa ve esbabperestliğe yol açmıştır. 

İbn-i Sina ve Farabi gibi zatlar ise Eflatun ve Aristo gibi batı felsefecilerinden etkilenmişler. Üstadımızın tabiriyle şaşaa-yı surisine kapılmışlar. Onların dediklerini mutlak doğru kabul etmişler. Kuranı da ona göre yorumlamaya kalkmışlardır.