Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori

Ek Soru Soru

Dinî Hastalıklar

İkinci Lem'anın 3. vechinde, "Hastalıklar ve musibetler dini olmamak ve sabr etmek şartıyla o hizmete ve o ubudiyete çok muvafık olur." cümlesindeki hastalığın ve musibetin dini olma yönünü açıklar mısınız?

Cevap Cevap

Dini hastalık ve musibetler, insanın iç dünyasında, kalb ve ruhunda bulunan manevi yaralardır. Mesela kalbdeki iman zayıflığı, şübheler, kibir, gurur, riya, şükürsüzlük gibi hastalıklar; bedenen işlenen günahlar ve ibadete karşı tenbellikler gibi insanı günaha sokan ve ahirette mesul olarak hesab vereceği her şey dini hastalıklardır.

Maddi hastalıklar için kazandıracakları sevablarla teselli verirken bunlarla karıştırmamak lazımdır. Dini hastalıklara rıza ile bakıp ta onlardan arınmak için tembellik gösterilmemelidir. Çünkü maddi hastalıklar ahirette ebedi karlar getirir iken, manevi hastalıklar ebedi zararlar getirir.

Bu zararlar, (Allah bizleri korusun) ebedi cehenneme düşmek de olabilir, kabir azabı da, mahşer sıkıntıları da, muvakkat cehennem azabı da olabilir. Hepsi de çok ciddi tehliklerdir. Bunları hafife almak akıl sahibi bir insana yakışmaz.

Hatta sevabları fazla geldiği için cennete girecek bir kimse için dahi günahları ve manevi hastalıkları zarardır. Çünkü o hastalıkları olmasa çok daha yüksek ebedi nimetlere kavuşabilecek iken, onlar sebebiyle daha aşağı derecelere ulaşır. Kaybettiği farkı, ebediyen kaybeder.

Allahu a'lem, belki de bu farka işaretle Resulullah (asm),

“Cennette yüz derece vardır. Her derecenin arası sema ile arzın arası gibidir. Firdevs en yüksek derecedir. Onda dört cennetin nehirleri fışkırır. (Firdevsin) üstünde de Rahman’ın arşı bulunur. Allah’tan isterken firdevsi isteyiniz.” buyurmuştur. (Tirmizi, 2531)