Kategori Hz. Muhammed (S.A.V.) Kategori Sünnet-i Seniyye Kategori Risale-i Nur Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori

Ek Soru Soru

11. Lema 4. Nükte

11. Lemanın 4. nüktesindeki misali izah eder misiniz?

Cevap Cevap

Dördüncü Nükte: Bir zaman râbıta-i mevtten ve اَلْمَوْتُ حَقٌّ kaziyesindeki tasdîkten ve âlemin zevâl ve fenâsından

gelen bir hâlet-i rûhiyede, kendimi acîb bir âlemde gördüm. Baktım ki, ben bir cenazeyim, üç mühim büyük cenazenin başında duruyorum. Birisi: Benim hayatımla alâkadâr, mâzî kabrine giren zîhayat mahlûkātın hey’et-i mecmûasının cenâze-i ma‘neviyesi başında bir mezar taşı hükmündeyim. İkincisi: Küre-i arz mezaristanında, nev‘-i beşerin hayatıyla alâkadâr envâ‘-ı zîhayatın hey’et-i mecmûasının mâzî mezarına defnedilen azîm cenazenin başında bulunan ve mezar taşı olan bu asrın yüzünde, çabuk silinecek bir nokta ve çabuk ölecek bir karıncayım. Üçüncüsü: Şu kâinâtın kıyâmet vaktinde ölmesi muhakkaku’l-vukū‘ olduğu için, nazarımda vâki‘ hükmüne geçti. O azîm cenazenin sekerâtından dehşet ve vefatından beht ve hayret içinde kendimi görmekle beraber, istikbâlde de muhakkaku’l-vukū‘ olan vefatım, o zaman vukū‘ buluyor gibi göründü.

Bu söz ölüm haktır manasına gelir. Önemli olan, insanın nefsinin bu hakikati tam olarak kabul etmesidir. Hz. Üstad da orada bunu tam olarak anlamaktan kaynaklanan hislerini bizlerle paylaşıyor. Biz de bu hakikati ölümü çok düşünmekle tam anlayabiliriz. Az düşünmekle, ya da hiç düşünmemekle büyük bir hata yaptığımızın farkında olmamız lazım.

Üç Cenaze ise:

Birincisi: Üstadımızın kendisini, hayatıyla alakalı olan tüm hayat sahibi varlıkların cenazelerinin başındaki mezar taşı olarak tefekkür ediyor. Yani Üstadımızın hayatıyla bir şekilde irtibatlı olmuş ailesi, ahbabları, dostları ve diğer hayat sahibi varlıklar artık mazi kabristanına girmişler. Onların tamamı bir mezar, Üstadımız'ın da cenazesi mezar taşıdır. Çünkü insanın alakadar olduğu şeylerin merkezinde kendisi vardır. Kendi hususi alemi vardır. İnsan bu hususi aleminin temsilcisidir.

İkincisi: Üstadımız daireyi biraz daha genişletip tüm insanların hayatlarıyla alakalı ve dünya mezaristanına dökülen bütün hayat sahibi varlıkları nazara vermektedir. O büyük cenazenin mezar taşı bu asırdır. Üstadımız da kendisini o mezar taşındaki bir noktaya benzetiyor.

Üçüncüsü: Üstadımız en geniş daireyi tefekkür ediyor. Kıyamet vaktinde tüm Kainatın öleceği kat'iyetini, o anda vuku bulmuş gibi  hissediyor.

Bu şekilde Üstadımız  "ölüm haktır" hükmünü çok güzel bir şekilde akıllara ve kalplere yerleştiriyor.