Kategori Hadis Kategori Muhtelif Kategori

Ek Soru Soru

Talebe-i Ulum meselesi

Üstadımızın Risale-i Nurda bahsettiği gibi, Talebe-i Ulumun faziletine dair daha önceki alim zatlar bu mevzulara deyinmişler midir? Talebe-i Ulumun faziletine dair hadisi şerif ve büyük zatların bu yöndeki sözleri nelerdir?

Cevap Cevap

İlimle alakalı birçok hadisler ve Büyük zatların sözleri vardır. Biz burada bazı hadislerle Hazreti Ali'nin (r.a) bie sözünü kaydediyoruz.

İLMİN, ALİMLERİN VE İLİM ÖĞRETMENİN

FAZİLETİYLE İLGİLİ HADİS-İ ŞERİFLER

بسم الله الرحمن الرحيم 

 

1.    İlmin Farziyeti Ve Fazileti:

Birinci Hadis

عن أنس بن مالك رضي الله عنه قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم

طلب العلم فريضة على كل مسلم وواضع العلم عند غير اهله كمقلد الخنازير الجوهر واللؤلؤ والذهب

رواه ابن ماجه                  

Tercümesi:

Enes b. Malik (ra) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: 

“İlmi taleb etmek, öğrenmek her müslümana farzdır. İlmi ehil olmayan kimselere öğreten ise, hınzırların boynuna, mücevher, inci, altın takan gibidir.”

(İbn Mace)

*   *   *

Ikinci Hadis

عن عبد الرحمن بن ابي بكرة عن ابيه قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول اغد عالما او متعلما او مستمعا او محبا ولا تكن الخامسة فتهلك

رواه البيهقي والطبراني في الكبير

Tercümesi:

Abdurrahman b. Ebu Bekre (ra) babasından peygamberimizin şöyle dediğini rivayet etmiştir:

“Ya alim ol, ya talebe ol, ya dinleyenlerden ol, yahut bunları sevenlerden ol, beşincisi olma helak olursun.”

(Taberani, Beyhaki)

*   *   *

Üçüncü Hadis

عن أنس بن مالك رضي الله عنه قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم

ويل للعالم  من الجاهل وويل للجاهل من العالم

رواه أبو يعلى و مسند الفردوس

Tercümesi:

Enes b. Malik peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: 

            “Cahile ilim öğretmeyen alime yazıklar olsun. Alimden ilim öğrenmeyen cahile de yazıklar olsun.”

(Ebu Ya’la, Deylemi)

 

Dördüncü Hadis 

وعن عبد الله ابن مسعود رضي الله عنه قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم

 إذا أراد الله بعبد خيرا فقهه في الدين وألهمه رشده     

رواه البزار والطبراني في الكبير بإسناد لا بأس به  والشيخان             

Tercümesi:

Abdullah b. Mes’ud (ra)den peygamberimizin şöyle dediğini rivayet edilmiştir:

            “Allah bir kul için hayır murad ettiğinde onu dinde fakih (anlayışlı, alim) kılar ve ona doğru yolu ilham eder.”

(Buhari, Müslim, Bezzar, Taberani)

 

*   *   *

Besinci Hadis

وعن أبي هريرة رَضِيَ اللّهُ عَنْه قال: قَالَ رسولُ اللّهِ :

 الْكَلِمَةُ الْحِكْمَةُ ضَالَّةُ الْمُؤْمِنِ فَحَيْثُ وَجَدَهَا فَهُوَ أحَقُّ بِهَا. أخرجه الترمذي .

Tercümesi:

Hz. Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Hikmetli söz mü'minin yitiğidir. Nerede bulursa, hemen almaya en haklı olan odur."

(Tirmizî)

*   *   *

Altıncı Hadis

 عن أبي يوسف عن أبا حنيفة عن عن أنس بن مالك رضي الله عنه عن النبي  صلى الله عليه وسلم : من تفقه في دين  الله عز وجل كفاه الله ما أهمه ورزقه من حيث لا يحتسب

الكنزالعمال

Tercümesi:

Ebu Yusuf İmam-ı A’zamdan, o da Enes b. Malik’den Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

“Kim Allahın dininde fakih (alim) olursa Allah onun sıkıntılarına kafi gelir ve onu ummadığı yerden rızıklandırır.”

(Rafii, Hatib, İbn-ün Neccar, Kenzül Ummal, hn.28855) 

 

*   *   *

Yedinci Hadis

وعن أنس بن مالك قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم

إن مثل العلماء في الأرض كمثل النجوم يهتدى بها في ظلمات البر والبحر فإذا انطمست النجوم أوشك أن تضل الهداة    

 رواه أحمد

Tercümesi:

Enes b. Malik (ra) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: 

“Alimler, denizde ve karada karanlıkta yol bulmaya yarayan yıldızlara benzerler. Yıldızlar söndüğünde, doğru yolda olanlar kaybolur.”

(Ahmed)

 

2.    İlimde İhlas:

Birinci Hadis

ابن كعب بن مالك عن أبيه :  قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول من طلب العلم ليجاري به العلماء أو ليماري به السفهاء أو يصرف به وجوه الناس إليه أدخله الله النار

أخرجه الترمذي

Tercümesi:

Ka’b b. Malik (ra)ın oğlu babasından Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: 

“Kim ilmi, sırf alimlere karşı tartışmak ve övünmek, cahillerle münakaşa etmek (onları susturup ilmini göstermek) ve insanların teveccühünü kazanmak için öğrenirse, Allah onu cehenneme koyar.”

(Tirmizi)

*   *   *

 

Ikinci Hadis

عن ابن عمر :  عن النبي صلى الله عليه وسلم قال

من تعلم علما لغير الله أو أراد به غير الله فليتبوأ مقعده من النار

أخرجه الترمذي 

Tercümesi:

Abdullah b. Ömer  (ra) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: 

 “Kim ilmi Allah’dan başkası için öğrenir, Allah’dan başkasını isterse ateşteki yerini hazırlasın.” 

(Tirmizi)

 

 

3.    İlim İçin Seyahat:

Birinci Hadis

عن أنس بن مالك قال :  قال رسول الله صلى الله عليه و سلم 

اطلبوا العلم و لو بالصين فإن طلب العلم فريضة على كل مسلم 

رواه البيهقي

Tercümesi:

Enes b. Malik (ra) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: 

            “Çinde de olsa ilmi taleb edin, öğrenin. İlim taleb etmek, öğrenmek her müslümana farzdır.”

(Beyhaki, Bezzar)

 

            Rivayet edildiğine göre Cenab-ı Hak Davud as’a şöyle vahyetti: “Demirden iki nalin ve demirden bir asa edin. Asa kırılıncaya, nalinler delininceye kadar ilim taleb et!.” (Er-Rıhle Fi Taleb-il Hadis.s.86)

 

“İlim yolunu tutana Allah, cennet yolunu açar.”

 

4.    İlim Ve İbadet:

Birinci Hadis

عَبْدِاللّهِ بْنِ عَمْرٍو. قَالَ: خَرَجَ رَسُولُ اللّهِ  ذَاتَ يَوْمٍ مِنْ بَعْضِ حُجَرِهِ. فَدَخَلَ الْمَسْجِدَ. فَإذَا هُوَ بِحَلْقَتَيْنِ. إحْدَاهُمَا يَقْرَأُونَ الْقُرآنَ وَيَدْعُونَ اللّهَ. وَالاخْرَى يَتَعَلَّمُونَ وَيُعَلِّمُونَ. فَقَالَ النَّبِيِّ: »كُلٌّ عَلى خَيْرٍ. هؤُلاَءِ يَقْرَأُونَ الْقُرآنَ وَيَدْعُونَ اللّه، فَإنْ شَاءَ أعْطَاهُمْ وَإنْ شَاءَ مَنَعَهُمْ. وَهؤُلاَءِ يَتَعَلَّمُونَ وَيُعَلّمُونَ. وَإنَّمَا بُعِثْتُ مُعَلِّماً« فَجَلَسَ مَعَهُمْ.

 أخرجه ابن ماجه والدارمي 

Tercümesi:

Abdullah İbnu Amr radıyallahu anhümâ anlatıyor:

"Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, bir gün, hücrelerinden birinden çıkıp mescide girmişti. Mescidde ise iki halka vardı. Birinde kur’an okuyorlar ve Allah'a dua ediyorlardı. Diğerindekiler ilim öğrenip ilim öğretmekle meşguldü. Peygamberimiz: "Bu iki mecliste hayır üzeredir: Şunlar kur’an okuyor ve Allah'a dua ediyorlar, Allah dilerse onlara verir, dilemezse vermez. Şunlar ise öğreniyorlar ve (cahillere) öğretiyorlar. Ben de bir muallim olarak gönderildim! (Bunlar daha üstün)" buyurdular ve ilim halkasına oturdular."

(Darimi, İbn Mace)

*   *   *

Ikinci Hadis

وعن ابن عباس قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم

 فقيه واحد أشد على الشيطان من ألف عابد    

 رواه الترمذي وابن ماجه والبيهقي

Tercümesi:

İbni Abbas (ra) Resulullah (s.a.v)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir :                        

      “(Dinde anlayışlı) bir alim şeytana bin abidden daha çetindir.”

(Tirmizi, İbn Mace, Beyhaki)

Deylemi’nin rivayet ettiği bir hadiste de “Kendisinden istifade edilen bir alim, bin abidden hayırlıdır” buyrulmuştur.

Abid'le farz ibadetlerini yapabilecek kadar ilmi olup, vaktinin çoğunu ibâdetle geçiren kimse; âlimle de, ibadetlerini eksiksiz yapmakla birlikte vaktini ilmi meseleleri öğrenip, öğretmekle geçiren kimse kastedilmiştir.

 

*   *   *

Üçüncü Hadis

وروي عن أبي هريرة عن النبي صلى الله عليه وسلم قال ما عبد الله بشيء أفضل من فقه في دين ولفقيه واحد أشد على الشيطان من ألف عابد ولكل شيء عماد وعماد هذا الدين الفقه  وقال أبو هريرة لأن أجلس ساعة فأفقه أحب إلي من أن أحيي ليلة القدر    

 رواه الدارقطني والبيهقي

Tercümesi:

Ebu Hureyre (ra)den peygamberimizin şöyle dediği rivayet edilmiştir:

            “Dinde fakih (anlayışlı) olmakdan daha üstün bir şeyle Allaha ibadet edilmemiştir. (Dinde anlayışlı) bir alim şeytana bin abidden daha çetindir. Her şeyin (her evin) bir direği vardır. Bu dinin direği de dinde fakih (anlayışlı, alim) olmaktır.” Ebu Hureyre (ra) dedi ki: “Benim için bir saat oturup (dini meseleleri) anlamam, kadir gecesini ihya etmekten daha sevimlidir.”

(Darekutni, Beyhaki)

*   *   *

Dördüncü Hadis

عن أبي أمامة قال ذكر لرسول الله صلى الله عليه وسلم رجلان أحدهما عابد والآخر عالم فقال عليه أفضل الصلاة والسلام فضل العالم على العابد كفضلي على أدناكم ثم قال رسول الله صلى الله عليه وسلم إن الله وملائكته وأهل السموات والأرض حتى النملة في جحرها وحتى الحوت ليصلون على معلم الناس الخير     

رواه الترمذي وقال حديث حسن صحيح ورواه البزار من حديث عائشة مختصرا قال معلم الخير يستغفر له كل شيء حتى الحيتان في البحر                  

Tercümesi:

Ebu Ümâme (ra) anlatıyor:

Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a biri âbid diğeri  âlim iki kişiden bahsedilmişti. Peygamberimiz (asv); "Âlimin âbide üstünlüğü, benim sizden en basitinize olan üstünlüğüm gibidir" buyurdu. Sonra peygamberimiz şöyle devam etti: “İnsanlara hayrı öğretene Allah rahmet eder, onun melekleri, semavat ehli, arz ehli –hatta yuvasındaki karınca, denizdeki balık- da dua ederler. 

(Tirmizî, İlm)

Hadis alimlerinden Bezzar’ın Hz. Aişe (ra)dan rivayetindeHayrı öğretene her şey, hatta denizdeki balık bile istiğfar eder” buyrulmuştur.

 

*   *   *

Besinci Hadis

عن أبي أمامة قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم    

 ستكون فتن يصبح الرجل فيها مؤمنا ويمسى كافرا إلا من أحياه الله بالعلم 

رواه ابن ماجه والروياني                  

Tercümesi:

Ebu Ümâme (ra)den peygamberimizin şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“İlerde bir takım fitneler olacak, o fitnelerde kişi mümin olarak sabahlar, kafir olarak akşama erer. (İnsanların küfre girmesi çok kolay olur). (O fitnelerden) ancak Allahın ilimle hayatlandırdığı kimse müstesna kalır.

(Ruyani, İbn Mace) 

 

5.    İlim Ve Cihad:

Birinci Hadis

وعن أنس قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم

 من خرج في طلب العلم فهو في سبيل الله حتى يرجع    

 رواه الترمذي وقال حديث حسن                 

Tercümesi:

Enes b. Malik (ra) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: 

            “Kim evinden ilim öğrenmek için çıkarsa, geriye dönünceye kadar o Allah yolundadır.”

(Tirmizi) 

 

Ikinci Hadis

وروي عن أبي هريرة رضي الله عنه قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول من جاء مسجدي هذا لم يأته إلا لخير يتعلمه أو يعلمه فهو بمنزلة المجاهدين في سبيل الله ومن جاء بغير ذلك فهو بمنزلة الرجل ينظر إلى متاع غيره     

رواه ابن ماجه والبيهقي

Tercümesi:

Ebu Hureyre (ra)den peygamberimizin şöyle dediği rivayet edilmiştir:

            “Kim benim bu mescidime ancak bir hayrı öğrenmek veya öğretmek için gelirse, o Allah yolunda cihad eden mücahidler derecesindedir. Kim de başka bir niyetle gelirse, o da başkasının malına bakan adam gibidir.”

(İbn Mace, Beyhaki)

 

Üçüncü Hadis

وروي عن أبي ذر و أبي هريرة رضي الله عنهما أنهما قالا

لباب يتعلمه الرجل أحب إلى من ألف ركعة قال رسول الله صلى الله عليه وسلم إذا جاء الموت لطالب العلم وهو على هذه الحالة مات وهو شهيد     

رواه البزار والطبراني في الأوسط إلا أنه قال خير له من ألف ركعة                

Tercümesi:

Ebu Zer ve Ebu Hureyre (ra)nın ikisi de şöyle demişlerdir:

Kişinin ilimden bir bab (bir konu) öğrenmesi, bana bin rekat nafile namaz kılmaktan daha sevimlidir. Allah Resulü (sav) “İlim tahsil eden bu halde iken eceli gelirse, şehid olarak vefat eder” buyurdu. 

(Bezzar, Taberani)

 

6.    İlim Ve Risalet:

Birinci Hadis

وعن أبي الدرداء رضي الله عنه قال سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول من سلك طريقا يلتمس فيه علما سهل الله له طريقا إلى الجنة وإن الملائكة لتضع أجنحتها لطالب العلم رضا بما يصنع وإن العالم ليستغفر له من في السموات ومن في الأرض حتى الحيتان في الماء وفضل العالم على العابد كفضل القمر على سائر الكواكب وإن العلماء ورثة الأنبياء إن الأنبياء لم يورثوا دينارا ولا درهما إنما ورثوا العلم فمن أخذه أخذ بحظ وافر    

 رواه أبو داود والترمذي وابن ماجه وابن حبان في صحيحه والبيهقي

Tercümesi:

Ebu'd-Derda (ra) anlatıyor: "Resûlullah (asv)'ın şöyle dediğini işittim:

"Kim bir ilim öğrenmek için bir yola sülûk ederse Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler, ilim talibinin yaptığından memnun olduklarından kanatlarını onun (üzerine) koyarlar. Semâvat ve arzda olanlar, hatta denizdeki balıklar âlim için istiğfar ederler. Âlimin âbid üzerindeki üstünlüğü dolunaylı gecede ayın diğer yıldızlara üstünlüğü gibidir. Âlimler peygamberlerin vârisleridir. Peygamberler, ne dinar ne dirhem miras bırakırlar, onlar ilmi miras bırakırlar. Kim de ilim elde ederse, bol bir nasib elde etmiştir."

(Ebu Dâvud, Tirmizî, İbnu Mâce, İbn Hibban, Beyhaki)  

 

Bir hadiste de şöyle buyrulmuştur: “Allah’ın rahmeti benim halifelerimin üzerine olsun.” “Ya Resulallah senin halifelerin kimlerdir?” diye soruldu. Peygamberimiz cevaben “Onlar sünnetimi ihya edenler ve onu insanlara öğretenlerdir” dedi. (Ramuz-ul Ehadis. Hn.3633)

Ikinci Hadis

وروي عن ابن عباس رضي الله عنهما قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم

من جاءه أجله وهو يطلب العلم لقي الله ولم يكن بينه وبين النبيين إلا درجة النبوة  رواه الطبراني في الأوسط               

Tercümesi:

İbn Abbas (ra) peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: 

(Allah rızası için) ilim tahsil ederken eceli gelen kimse, peygamberlerle kendi arasında yalnızca peygamberlik derecesi var olmuş bir şekilde Allaha kavuşur.

(Taberani)

 

7.    İlim Ve Cennet:

 

Birinci Hadis

عن سخبرة :  عن النبي رسول الله صلى الله عليه وسلم قال

 من طلب العلم كان كفارة لما مضى

رواه الترمذي

Tercümesi:

Sahbere (ra)den peygamberimizin şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“Kim ilim öğrenirse bu onun geçmiş günahlarına keffaret olur.”

(Tirmizi)

Yukarda “Alim için semavat ve arzda ne varsa istiğfar eder.” şeklinde hadisler geçmişti.

 

*   *   *

Ikinci Hadis

عن أبي الدرداء رفعه بلفظ يوزن يوم القيامة  مداد العلماء  بدم الشهداء فيرجح   مداد العلماء على دم الشهداء

ورواه ابن عبد البر

Tercümesi:

 Ebu Derda (ra)den peygamberimizin şöyle dediğini rivayet edilmiştir:

“Kıyamet gününde alimlerin mürekkebi, şehidlerin kanıyla tartılır, alimlerin mürekkebi daha ağır gelir.”

(İbn Abdülber)

Üçüncü Hadis

عن ابي موسى الاشعري قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم

يبعث الله العباد يوم القيامة ثم يميز العلماء فيقول يا معشر العلماء إني لم أضع فيكم علمي وأنا  اريد ان اعذبكم اذهبوا فقد غفرت لكم

رواه الطبراني 

Tercümesi:

Ebu Musa El-Eş’ari (ra) peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: 

            “Kıyamet günü Allah kullarını diriltir, sonra alimleri onlardan ayırır ve onlara şöyle der: “Ey Alimler topluluğu! Ben ilmimi, size azab etmek için vermedim. Gidin sizi affettim.”

(Taberani)

*   *   *

Dördüncü Hadis

عن عثمان بن عفان قال قال رسول الله  صلى الله عليه وسلم

يشفع يوم القيامة ثلاثة الأنبياء ثم العلماء ثم الشهداء

رواه ابن ماجه

Tercümesi:

Osman b. Affan (ra) peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: 

“Kıyamet gününde üç zümre şefaat eder: Peygamberler, sonra alimler, sonra da şehidler.”

(İbn Mace)

*   *   *

Besinci Hadis

  وروي عن أبي أمامة قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم

يجاء بالعالم والعابد فيقال للعابد ادخل الجنة ويقال للعالم قف حتى تشفع للناس      رواه الأصبهاني و البيهقي وغيره                     

Tercümesi:

Ebu Ümame (r.a)’den Hz. Peygamber (s.a.v)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir.

            “(Mahşer gününde) alim ve abid getirilir. Abid’e “Cennete gir” denilir. Alime ise “Sen dur! (dilediğin) insanlara şefaat et.” denilir.”

(İsbehani, Beyhaki)

 

8.    İlim Meclisleri:

Birinci Hadis

عن ابن عباس قال :  قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : إذا مررتم برياض

 الجنة فارتعوا قيل : يا رسول الله وما رياض الجنة ؟ قال : مجالس العلم

رواه الطبراني في الكبير

Tercümesi:

İbni Abbas (ra) Resulullah (s.a.v)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir :                        

Cennet bahçelerine uğradığınızda istifade ediniz.” Sahabeler : Cennet bahçeleri nedir? diye sordular. Peygamberimiz (asv) “İlim meclisleridir” buyurdu.”

(Taberani)

 

Ikinci Hadis

وعن أبي هريرة رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال

 ما اجتمع قوم في بيت من بيوت الله يتلون كتاب الله ويتدارسونه فيما بينهم إلا نزلت عليهم السكينة وغشيتهم الرحمة وحفتهم الملائكة وذكرهم الله فيمن عنده    

 رواه مسلم وأبو داود وغيرهما 

Tercümesi:

Ebu Hureyre (ra)den peygamberimizin şöyle dediği rivayet edilmiştir:

Bir grup insan Allahın evlerinden bir evde toplanıp, Allahın kitabını okuyup, aralarında ders yaparlarsa, mutlaka onların üzerine “sekine” iner, rahmet onları kucaklar, melekler onların etrafını kuşatır, Allah onları kendi katındaki (mukarrebin meleklerine övünerek) anlatır.

(Müslim ve Ebu Davud)

*   *   *

Üçüncü Hadis

عن أبي أمامة قال :  قال رسول الله صلى الله عليه وسلم : إن لقمان قال لابنه : يا بني عليك بمجالس العلماء واستمع كلام الحكماء فإن الله يحيي القلب الميت بنور الحكمة كما يحيي الأرض الميتة بوابل المطر 

رواه الطبراني 

Tercümesi:

 Ebu Ümame (r.a)’den Hz. Peygamber (s.a.v)’ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir.

“Lokman oğluna şöyle dedi: “Ey evladım! Alimlerin meclislerine katıl, hikmetli konuşanları dinle! Çünkü Allah, ölü yeri yağdırdığı bol yağmurla hayatlandırdığı gibi, ölü kalpleri de hikmetin nuruyla diriltir.”

 (Taberani)

 

*   *   *

Dördüncü Hadis

وعن ابن عباس قال قيل يا رسول الله أي جلسائنا خير قال من ذكركم الله رؤيته وزاد في علمكم منطقه وذكركم بالآخرة عمله    

 رواه أبو يعلى ورواته رواة الصحيح إلا مبارك بن حسان                  

 

Tercümesi:

İbn Abbas (ra) şöyle demiştir: 

            Peygamberimize “Ya Resulallah! Meclisine oturduğumuz insanların en hayırlısı kimdir?” diye sordular. Peygamberimiz de: “Görülmesi size Allahı hatırlatan, konuşması ilminizi artıran, ameli de ahireti hatırlatan kimsedir.” buyurdu.

(Ebu Ya’la) 

9.    İlim Öğretmenin Fazileti:

Birinci Hadis

  عن أبي هريرة أن النبي صلى الله عليه وسلم قال

 أفضل الصدقة أن يتعلم المرء المسلم علما ثم يعلمه أخاه المسلم     

رواه ابن ماجه بإسناد حسن                 

Tercümesi:

Ebu Hureyre (ra)den peygamberimizin şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“En efdal sadaka müslüman bir kimsenin ilim öğrenip, sonra da onu müslüman kardeşine öğretmesidir.”

(İbn Mace)

*   *   *

Ikrinci Hadis

عن أبي مسعود الأنصاري قال رسول الله صلى الله عليه وسلم

من دل على خير فله مثل أجر فاعله

رواه مسلم وأبو داود

Tercümesi:

Ebu Mes’ud El-Ensari (ra)den peygamberimizin şöyle dediğini rivayet edilmiştir:

“Hayra vesile olan, o hayrı yapan gibi sevap kazanır.”

(Müslim, Ebu Davud)

Bu hadise göre kuran öğrenen şahıs hayatı boyunca ne kadar kuran okursa kuran öğreten şahsa da o kadar sevap yazılır. Birinin namaz kılmasına vesile olan da o şahıs namaz kıldığı müddetçe sevap kazanır.

Üçüncü Hadis

  عن أنس رضي الله عنهم أن النبي صلى الله عليه وسلم قال

 من علم علما فله أجر من عمل به لا ينقص من أجر العامل شيء    

 رواه ابن ماجه

Tercümesi:

Enes b. Malik (ra) Peygamberimizin şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: 

“Kim bir ilim öğretirse, onunla amel edenin sevabı kadar sevap kazanır. Onunla amel edenin sevabından da eksiltilmez.”

(İbn Mace)

 

Dördüncü Hadis

وعن سهل بن سعد رَضِيَ اللّهُ عَنْهُ قال: قَالَ رَسُولُ اللّهِ :

 وَاللّهِ لانْ يُهْدَى بِهُدَاكَ رَجُلٌ وَاحِدٌ خَيْرٌ لَكَ مِنْ حُمْرِ النَّعَمِ. أخرجه أبو داود .

 

Tercümesi:

Sehl İbnu Sa'd (ra) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

"Allaha yemin olsun ki, senin yol göstermenle bir tek kişiye hidayet verilmesi, senin için kıymetli develerden müteşekkil sürülere sahip olmandan daha hayırlıdır."

(Ebu Dâvud, Buhârî, Müslim)

            Bazı rivayetlerde “Senin sayende bir adamın hidayete gelmesi, senin için üzerine güneşin doğup, battığı herşeyden daha hayırlıdır.” buyrulmuştur. 

 

 

Besinci Hadis  

عن أبي الدرداء قال قال رسول الله صلى الله عليه و سلم :

من حفظ على أمتي أربعين حديثا من أمر دينها بعث الله فقيها و كنت له يوم القيامة شافعا وشهيدا

رواه البيهقي

Tercümesi:

 Ebu Derda (ra)den peygamberimizin şöyle dediğini rivayet edilmiştir:

            “Kim dini mevzularla ilgili kırk hadisi ümmetime öğretmek için öğrenirse, Allah onu kıyamet günü alim olarak haşreder, ben de ona şahid ve şefaatçı olurum.”

(Beyhaki, Şuabul İman) 

 

Altıncı Hadis

وعن أبي هريرة رضي الله عنه قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم إذا مات ابن آدم انقطع عمله إلا من ثلاث صدقة جارية أو علم ينتفع به أو ولد صالح يدعو له رواه مسلم وغيره                

Tercümesi:

Hz. Ebu Hüreyre (ra) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

            “Ademoğlu vefat ettiğinde amel defteri kapanır, ancak üç zümre hariç. Arkasında sadakayı cariye (bütün insanların istifade ettiği bir hayır) bırakan, insanların istifade ettiği bir ilim bırakan ve arkasında kendisine dua eden Salih bir evlat bırakan (kimseler hariç).”

(Müslim ve başkaları)

 

"İlim seni korur; serveti ise sen korursun. İlim sarfettikce artar; servet sarfettikce azalır. İlim sahibine sağlığında yol gösteriri, ölünce de ona iyi bir isim bırakır; servetin gücü servetin elden gitmesi ile yok olur." (Hz. Ali r.a)