Kategori Risale-i Nur Yazısı ve Kur’an Harfleri Kategori

Ek Soru Soru

Risaleleri Yazmaya Lüzum Var mı

Şimdi matbaalar Kur'an hattıyla risaleleri basıyor ve neşr ediliyor. Eskisi gibi değil.  O halde Risale-i Nur'u el ile yazmaya lüzum kalıyor mu?

Cevap Cevap

İlk olarak; Nur talebelerinin risaleleri elle yazmalarındaki esas maksad ikidir: Birincisi risaleleri çoğaltmak, ikincisi Kur'an yazısını kullanarak, öğrenerek ve öğreterek muhafaza etmektir.

Sonra, daha önceden de teksir makinesiyle, sonraları fotokopiyle çoğaltma vardı. Fakat yazı da devam ediyordu.

Teksir makinesi tâ 1940 küsurlarda alınıp ta onunla çoğaltılmaya başladığında bakın Üstad Hz. nasıl memnun oluyor ve nasıl talebelerine yazıyı bırakmamalarını ihtar ediyor:

"Kanaatım geliyor ki; bu sıralarda biz Zülfikar'ı ve Asâ-yı Musa'yı pek çok teksir etmeye mecbur olduğumuz hengâmda ... bu acib makine (teksir makinesi) kolayca elimize verilmesi, o iki mecmuanın makbuliyetine bir işaret-i gaybiye ve inayet-i İlahiyenin bir hârika ikramıdır ve Nurların kerametidir...sekizyüz sahifeyi binbeşyüz nüshaya ve bir milyon sahifelere çıkaran o makine, elbette gaybdan imdadımıza gelmiş Nurcu ve bin kalemli bir kâtibdir. Onun için bazı sahifeleri sönük çıksa, zarar yoktur. Parlak kısmı, bize şimdilik yeter. İyi okunmayan kısmı ayrı yapılsın; sonra elmas kalemliler, herbiri bir-iki nüshayı ıslah etsin.

Bir zaman bir memlekete şimendifer (tren) geldiği vakit, arabacılar telaş edip dediler: "Bizim san'atımız bozuldu." Halbuki şimendiferin gelmesiyle memlekette faaliyet çoğaldığından, faytonculuğa iki kat ziyade ihtiyaç olmuş. İnşâallah onun gibi Nur yazıcıları değil tevakkuf (duraklamak), belki daha ziyade yazı ile defter-i a'mallerine hasenat kaydedecekler." (Emirdağ Lahikası)

Bir an için yazının bırakıldığını farz edelim bu bize ne kazandırır? Hiçbirşey...

Ama çok şey kaybettirir. Bir kere hatt-ı Kur'an'ı yani Osmanlıca dediğimiz, Kur'an alfabesini korumak ve geliştirmek gibi büyük bir hizmet sona ermiş olur. Bu hizmette çalışmaktan elde edilen çok büyük sevablardan mahrum kalınır.

Üstelik Üstad Hz.nin, "Risale-i Nur'a intisab eden zatın en ehemmiyetli vazifesi onu yazmak ve yazdırmak ve intişarına yardım etmektir." (Kastamonu Lahikası) emrine muhalif hareket edildiği için Risale-i Nur'a intisabın kopma tehlikesi dahi vardır.

Biz de Üstad'ın teksir makinesi çıktığında dediği gibi, İnşaallah matbaa makinesiyle birlikte daha ziyade gayrete gelip yazmaya devam edeceğiz. Ta ki Risale-i Nur'lar yüksek merciler eliyle neşredilir hale gelinceye ve Kur'an yazısı umumileşinceye kadar...

 
Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder
 
Yorumlar

Yorummetin çiçek demiş ki:

Güzel... Allah emeğinizi boşa çıkarmasın...