Kategori Aile Kategori

Ek Soru Soru

İslamî Model Bir Aile Yapısı

İslamiyette örnek, model bir aile yapısı nasıl olmalıdır?

Cevap Cevap

KÜÇÜK BİR CENNET, ÂİLE HAYATI

Bedîüzzaman Hazretleri “Her insanın küçük bir dünyası, belki küçük bir cenneti dahi, kendi hânesidir (evidir, âilesidir.)” der. Ve bu cennet-misal aile ortamının kurulabilmesinin Allah ve ahiret inancından güç alan şefkat, hürmet, muhabbet, samimiyet, fedakarlık gibi manevi esaslarla mümkün olabileceğini belirtir.  Evet, bir küçük bir cennet gibi olan âile hayatını, eş ve çocuklarımızla beraber tatmak ve  yaşamak bizim elimizde olduğu gibi; o küçük cenneti cehenneme çevirmek de bizim elimizdedir. İşte tam bu noktadan hareketle uzmanların ısrarla vurguladığı, tecrübe edilmiş, herkesin ihtiyacı olan bazı temel, yol gösterici tavsiyeleri hepimiz için  hatırlatacağız.

MUTLU BİR ÂİLE HAYATI İÇİN;


1. Evliliğin mukaddes bir müessese olduğuna yürekten inanınız.

2. Eşinizin, çocuklarınızın Allah’ın birer nimeti olduğunu, nimete şükredersek, o nimet lezzetinin artarak devam edeceğini biliniz.

3. Âile hayatındaki sadâkat, samimiyet, fedâkârlık, vefâ gibi manevi duygular ancak Allah ve ahiret inancıyla kuvvetlenir.

4. Evlilik hayatında asıl olan, âile birliğinin ömür boyu huzur ve mutluluk içinde korunmasıdır.

5. Âile ferdleri arasında köklü muhabbet ve alâka, yalnız dünyevî hayatın ihtiyacından ileri gelmediğini bilmek, eşinizin ve ailenizin size ebedi hayatta da ebedi arkadaşlar olacağını düşünerek hareket etmek, aile saâdetinin temelidir.

6. Âile hayatında anlaşmazlıkların olması normaldir, önemli olan bunların üstesinden beraberce gelmeyi bilmektir.

7. Eşinizin, çocuklarınızın Allah’ın birer emâneti olduğunu ve o emanetlerin hakkını vermenin, sadece sizin yapabileceğiniz, birinci dereceden bir sorumluluk olarak omzunuza konduğunu hatırınızda tutunuz.

8. Mutlu bir âile hayatı kesinlikle, karşılıklı sevgi, saygı, merhamet, güven ve hoşgörüye bağlıdır.

9. Âiledeki ferdler birbirlerine karşı empati yaparak yani birbirinin gözüyle de olaylara bakabilmeyi ve birbirlerinin duygularıyla da hissedebilmeyi başarabilmelidirler.

10. Evinize, eşinize ve çocuklarınıza kesinlikle zaman ayırınız. Çünkü onlara ayırdığınız zamanın miktarı ve kalitesi onlara verdiğiniz değerle doğru orantılıdır.

11. Eşler, evlilik ile evcilik arasındaki farkı anlayıp, erkek kadının kendi üzerindeki haklarını; kadın da erkeğin kendi üzerindeki haklarını tam olarak bilip uygularsa o âileyi hiçbir şey bölemez, parçalayamaz.

12. Televizyon ve internetle aşırı ilgilenmenin ve onlara fazlasıyla zaman ayırmanın, maalesef insana ilgilenmesi gereken bir âilesi olduğunu  ve zaman ayırması gereken bir yuvası bulunduğunu unutturduğunu  unutmayınız.

13. Mü’min olan bir kocanın, âhirete îmân sırrıyla hanımına karşı olan sevgi ve alâkası, sadece dünya hayatına has ve yalnız hanımının gençlik ve güzellik vaktine mahsus geçici bir sevgi değildir.

14. Âiledeki ferdler düşüncelerini samimiyetle ifâde etmelidirler. Zirâ samimiyet,  mutluluk için en güçlü iksirdir.

15. Evliliği güzelleştiren şu cümleleri ağzınızdan eksik etmeyiniz. Haklısın canım!, Mümkündür! Seni Allah için seviyorum!  Seni çok iyi anlıyorum!  Eline sağlık! Sen bir tanesin! Özür dilerim! Senin yerin çok ayrı! Hayırlısı olur inşâallâh! Sen Allah’ın bir lütfusun!  Problem değil! Teşekkür ederim! Kızgınlığım sana değil! Duâlarım seninle! Sana güveniyorum. Allah seni başımızdan eksik etmesin. Canın sağolsun! Hakkını helâl et! Allah senden râzı olsun!,Hârika olmuş! Üzülme Allah büyüktür!

16. Âile saadetinin devamı için âile içi sırlarınızı koruyunuz.

17. Peygamberimizin (asm) kızı Hz. Fâtıma validemizi gelin gönderirken ona söylediği şu tavsiye sizin de rehberiniz olsun:  “Ya Fâtıma sen Ali’ye cariye ol ki; Ali de sana köle olsun.”

18. Erkeklerdeki, iki güzel haslet olan cesâret ve sehâvet (cömertlik) eğer kadınlarda bulunsa, eşler arasındaki emniyete ve sadâkata zarar verdiği için, islamiyetçe kadınlar için kötü hasletlerden sayıldığını biliniz.

19. Eşler küçük tartışmalarda, evlilik hayatının huzuru için, eşlerine karşı haklı mı çıkmak istiyorlar, yoksa mutlu mu olmak istiyorlar, iyi düşünmelidirler.

20. Hayat arkadaşınız olan eşinizi Allah’ın cana yakın, şirin bir hediyesi olduğunu düşünerek seviniz. Sevginizi onun çabuk bozulan dünyevi dış güzelliğine değil, her zaman taptaze kalan huy ve ahlak güzelliğine bina ediniz.

21. Kadının en çekici, en tatlı güzelliği, kadınlığa mahsûs bir letâfet ve nezâket içindeki ahlâk güzelliğidir. Ve en değerli ve en şirin güzelliği ise; ulvî ,ciddî, samîmî, nûrânî şefkatidir. Çünkü hanımlar yaradılıştan şefkat kahramanlarıdır.

22. Anne ve baba eve girerken, çıkarken Allah’ın selamını ve tebessümü âile ferdlerinden esirgememelidir. Çünkü selam ve tebessüm kalbleri birbirine yaklaştırır.

23. Âile içinde küçük büyük demeden herkesle hediyeleşiniz. Çünkü hediyeleşmek muhabbete vesiledir.

24. Çocuklarımızın ilk eğitim yeri evlerimizdir. İlk okulları da annelerimizdir. Çünkü evler sadece yatılan, yemek yenilen yerler değil, aynı zamanda birer mekteb ve medrese de pekala olabilir.

25. “Çocuklarımla arkadaş gibi olmalıyım.”derken gerçekte anne veya baba olduğunuzu unutmayınız. Zirâ çocuklarınız bir şekilde arkadaş bulabilirler ama sizden başka şefkat ve himaye kaynağı anne-baba bulamazlar.

26. Âile hayatında en çok sevgiyi ve sevgiye vesile olan şeyleri sevmeliyiz. En çok da düşmanlıktan ve düşmanlığa sebep olan şeylerden nefret etmeliyiz.

27.“İncinseniz de incitmemeyi” kendinize düstur edininiz. Ne kadar kızgın olsanız da kalpte ve ruhta derin izler bırakacak ağır ifadelerden sakınınız. Çünkü çakılan çivilerin sökülseler bile izi kaldığı gibi o sözlerin de yaraları kaybolmayacaktır.

28. Âile ortamı, çocuklarımızın kişilik ve özgüven gelişiminin merkezidir.  Ferdlerin her söz ve davranışları bu gelişimi iyi veya kötü yönde etkiler.

29. Bir babanın çocukları için yapacağı en önemli şeylerden biri, onların annelerini sevmektir ve sevdiğini göstermektir. Bir annenin de çocukları için yapacağı en mühim şeylerden biri onların babalarını sevmektir ve sevdiğini göstermektir. Böyle sevgi ortamında büyüyen çocuklar kendilerini güvende hissederler. Aksi takdirde sevgiyi ve huzuru âile dışında ararlar.

30. Âile içinde tamamen gevşeklik ve sorumsuzluk ne kadar zararlıysa aşırı disiplin de o kadar zararlıdır. Olması gereken; hürmet, şefkat ve sevgi üzerine kurulu, herkesin birbirinin kişiliğine saygı duyduğu, sorumlulukların paylaşıldığı, nuranî bir disiplinle desteklenen, huzur dolu bir âile ortamıdır. 

31. Evimiz huzur ve mutluluk fabrikası gibi olmalıdır. Âilenin her bir ferdi bu huzur ve mutluluk fabrikasının birer çarkı ve dişlisi olduğunu bilip öylece hareket etmelidir ki herkese lazım olan huzur ve mutluluk o evde üretilebilsin.

32. Âile içindeki ferdlerin duygu ve düşüncelerini rahat bir şekilde ifade etmeleri, âile içi sıkıntıların giderilmesinin sigortasıdır. Çünkü içine kapanık, kendi dünyasında yaşayan, problemlerini içine atan ferdlerin, nerede ve nasıl patlayacağı kestirilemez.

33. Son olarak, En mükemmel örnek ve rehber olan Efendimiz (asm) buyurdular ki:  “Ben size iki şey bırakıyorum. Onlara sımsıkı sarıldığınız müddetce kurtuluşa erersiniz.  Biri Allah’ın Kitab’ı. Biri Resûlünün sünneti.”  Bu hadîs özellikle âile hayatında da rehber edilmesi ve ölçü alınması gereken en önemli iki hakikatı hatırlatmaktadır: Kur’an ve sünnet…


 
Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder