Kategori Muhtelif Kategori

Ek Soru Soru

Huruf-u Mukattaa ve Ebced Hesabı

Huruf-u mukattaa nedir? Peygamberimize yahudiler gelmiş, "eliflammim gösteriyor ki senin ümmetinin ömrü kısa olacak" demişler. Bunun hakkında bilgi verir misiniz?

Cevap Cevap

Surelerin başlarındaki tek tek okunan "yâ sin, elif lam mim" gibi harflere huruf-u mukattaa denir. Bitişik değil ayrı ayrı okunan harfler demektir. Kur'an'da pek çok sure, huruf-u mukattaa ile başlar.

Birgün Medine'de yaşayan bazı yahudi alimleri peygamberimiz (sav)'e gelerek,

-Ya Muhammed senin ümmetinin ömrünün az olduğuna (Bakara suresinin başındaki) Elif lam mim işaret ediyor diyorlar. Peygamberimiz de onlara cevaben diğer surelerin başlarındaki huruf-u mukattaaları okuyor ve daha var diyor.

Burada yahudi alimleri Tevrattan gelen malumatlarıyla huruf-u mukattanın tarih verebileceğini bildikleri anlaşılıyor. Harflerden tarih anlaşılması ise ebced hesabına dayanıyor.

Bu hesaba göre her harfin bir rakam değeri vardır ve Kur'an bir yandan harflerle manaları anlatırken, bir yandan da bazı tarihlere işaretler etmektedir. Mesela, elif lam mim 71 ettiği için yahudiler ümmetinin ömrü az demişler.

Mesela, Kur'an'da güzel belde manasına gelen "beldetün tayyibetün" ibaresinin İstanbul'un fetih tarihini gösterdiğini Osmanlı alimleri keşfetmişlerdir.

Bu ebced hesabı ve daha geniş ifadesi ile cifir ilmi, gizli, ince fakat makbul bir ilimdir. Peygamberimiz (asm)'ın yahudilere aynı tarz ile cevap vermesi bunu gösterdiği gibi, Kur'an'dan yapılan bir çok tarih tesbitleri de bunu isbat eder.Mesela Yavuz döneminin büyük âlimi İbn-i Kemal Hazretleri Mısır'ın fetih tarihini bir ayetten çıkarmıştır.

Üstad Bediüzzaman da ilm-i cifirle pek çok tarihleri Kur'an'dan çıkarmıştır. Mesela Kevser suresinden İstanbul'un fetih tarihini çıkarmasının yanında yine aynı suresineden Yeniçeri Ocağı'nın kaldırılış tarihini dahi bulmuştur. Hatta Osmanlılar'ın Avrupa'ya ilk ayak bastığı tarihi dahi çıkarmıştır.

Ayrıca İslam dünyasında Hz. Ali, Cafer-i Sadık, Muhyiddin-i Arabî ve Nercmeddin-i Kübrâ gibi en büyük âlimlerin ilm-i cifirle meşgul olup üstadlık yapmaları da onun makbuliyetine çok kuvvetli bir delildir.

 
Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder