Kategori Risale-i Nur Yazısı ve Kur’an Harfleri Kategori

Ek Soru Soru

Yazı Hizmeti ve Manevi Mücahede

Yazı hizmetinin, manevi mücahedeye vesile olmasını izah edebilir misiniz?

Cevap Cevap

Manevi mücahede: Yapılan manevî tahribata karşı, manevî hizmetlerle karşılık verip çalışmak demektir.

Bunun için risaleleri okumak, yazmak manevi hizmetleri yapabilecek donanıma sahip olmak demektir.

 Hem musibetlerin çoğu iman zaafiyetinden kaynaklanır. Yazılan hakikatlarla iman takviye edileceğinden dolayı musibetlere sed çekişmiş olur. Tahkiki imana sahip insanların yetişmesine hizmet etmektir ki bu da Hz. Ömer(ra) in İslamiyete hizmette istediği en etkili yoldur. Bu ise ehl-i dalaletin davasını boşa çıkarmak manasına gelir ki en büyük manevi mücahededir.

 Hem Risale-i nurlar iman hakikatlarının kuvvetli bir tefsiri olmasından dolayı yazı ile onlarla meşgul olmak, ilahi huzurda olmayı sağladığı gibi, hem bir zikir hükmüne geçer ki bu da Allah’ın beraber olması, affetmesi, yardımının yar olması, muvaffak etmesi anlamına gelmektedir.

 Hem Bediüzzaman Hazretleri yirmi dokuzuncu sözde hayata yakın, ruha münasip maddelerden bir çok ruhanilerin yaratıldığını beyan etmektedir. Havadan, güzel kokudan, güzel sözlerden vs. İşte Kur’anın hakikatlerini şerh ve beyan eden Risale-i nurun yazısı dahi hayata münasip ve ruha yakın olmasından dolayı denilebilir ki ondan dahi ruhaniler yaratılır.

 Hem Muhyiddin-i Arabi Hazretleri yazılan herbir Kur'an harfinin bir cünudullah olduğunu hatta o ruhaninin isminin yazılan harf olduğunu beyan etmektedir.

 Hem Bedir harbinde Peygamberimizin(sav) yapmış olduğu dua münasebetiyle binlerce melek fiili olarak savaşa katılmışlardır. Bir kısım müşrikler dahi gördüklerini itiraf etmişlerdir. Bazı şeyler eserleriyle bilinebilir, görülebilir. Yaptığı icraatlarla anlaşılır. Sonuçlarına bakılır. Melekler Uhudda da sahabelere manevi destek vermek için hazır bulunmuşlardır. Hendekte de ve hakeza…

 İşte şu zamanda yapılan manevi hizmette görülen mükemmel başarı ve ehl-i dalaletin davalarını susturup onların ilzam edilmesi, yazının manevi mücahededeki rolünü bizlere gösterir.

 Asıl mes'ele bu zamanın cihad-ı manevîsidir. Manevî tahribatına karşı sed çekmektir. Bununla dâhilî asayişe bütün kuvvetimizle yardım etmektir.

 Manevi mücahedenin en büyük şartı da; vazife-i İlahiyeye karışmamaktır ki, Bizim vazifemiz hizmettir, netice Cenab-ı Hakk'a aidtir; biz vazifemizi yapmakla mecbur ve mükellefiz.

Manevî cihadda küçük mes'ele zannettiğiniz, çok büyük olabilir. Bir askerin, mühim bir saatte hususî şartlar altındaki nöbeti bir sene ibadet hükmüne bazan geçmesi gibi; manevî mücahede meselelerinde, küçük bir mes'eleye sarfolunan  kıymetdar bir gün, o neferin o saati gibi bin derece kıymet alabilir, bir gün, bin gün olabilir.