Bu sayfa şu linkten yazdırılmıştır: [http://www.risaleonline.com/soru-cevap/sami-serif]

Kategori Risale-i Nur Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori

Risale-i Nur Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori

Ek Soru Soru

Şamı Şerif

"Demek yirmibeş bin seneye karib bir daire-i muhitanın içinde, rivayete binaen Şam-ı Şerif kıt'ası bir çekirdek hükmünde olarak o daireyi dolduracak bir meydan-ı haşir bastedilecektir."  (Mektubat)

"Şam-ı Şerif kıt'ası bir çekirdek hükmünde" bunun hikmeti nedir?

Cevap Cevap

‘’Şam deyince, Suriye bölgesini anlamamız gerekecektir. Çünkü bugün Şam deyince sadece Suriye'nin başşehri olan Şam'ı anlarız. Halbuki eski kitaplarda bu şehrin adı Dımeşk'tir. Mu'cemu'l-Büldan'da  Şam bölgesinin sınırı Fırat'tan başlatılıp Mısır diyarındaki el-Ariş'e kadar,  kıble cihetinden Tayy dağları ile Rum denizi arası diye çizilir. Başlıca şehirleri olarak Menbec, Haleb, Hama, Humus, Dımeşk, el-Beytu'l-Makdis, Antakya, Trablus vs. sayılır. Belli başlı bölgeleri olarak da Kınnesrîn, Dımeşk, Ürdün, Filistin, Humus bölgeleri zikredilir. Bu açıklamaya göre, eski kitaplardaki Şam kelimesi, sadece bugünkü Suriye'yi kasdetmiyor. Filistin, Ürdün, Lübnan topraklarını da içine alıyor. Bu meyanda, Mu'cemu'l-Büldan'ın Şam'dan saydığı giriş noktaları olarak, Masisa, Tarsus, Ezene, Antakya, Maraş, Hades, Bağras ve Belka isimleri de zikredilir.

Hayat hikayeleri Kur'an'da geçen bütün peygamberlerin bu bölgede gelip geçmeleri, bu bölgenin manevi bir berekete mazhar olduğunu anlamada kafi bir durumdur.  Ayrıca medeniyetin bu bölgelerde doğup her tarafa buradan geçtiği de ciddi bir nazariye olarak benimsenmiştir. Muhammed İbnu Amr İbnu  Yezid es-Sağânî der ki: "Kitaplarda Şam isminin o kadar çok zikrine rastladım ki, bende, Cenab-ı Hakk'ın arzı yaratmaktan maksadı sanki Şam'ı yaratmakmış gibi  bir düşünce hasıl oldu." Yakut el-Hamevi merhum, Resûlullah'tan da şu rivayeti kaydeder: "Şam, Allah'ın beldeleri arasında Safvetullahtır (yani en temiz yeri). Kullarından temiz olanları da oraya seçer. Ey Yemenliler, size Şam'ı tavsiye ederim. Çünkü arzda Safvetulallah Şam'dır. İmtina eden bilsin ki Allah Şam'ı bana tekeffül etmiştir."

Şu halde hadislerde tafdil edilen Şam'ın, geniş bir saha olduğunu, yurdumuzun güneydoğu kısmını da içine aldığını bilmemizde fayda var.

Bunlar gibi Şam-ı şerifi  öven birçok hadis-i şerif vardır.

Haşir meydanında Şam bölgesi bir merkez olup, bütün dünya onun etrafında düzlenecektir.

(“Sana dağlar(ın kıyametteki durumunu) sorarlar, de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak. Böylece yerlerini dümdüz boş bir halde bırakacak. Orada ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin." (Taha, 105-107)

Peygamberimiz (asm) “Şam, haşir ve neşir (toplanma ve dağılma) yeridir buyurmuştur. (Ed-Durru’l-Mensur) İbn Abbas (ra) da “Kim Şam’ın mahşer yeri olacağında şüphe ederse “Ehl–i kitaptan inkâr edenleri, ilk haşirlerinde (sürgünlerinde) yurtlarından çıkaran O’dur.” (Haşir, 2) âyetini okusun. Resûlullah [sürgün edilen Nadir kabilesinden] Yahudilere “Çıkın!” dediğinde, onlar da “Nereye çıkalım?” dediler. Peygamberimiz de “Mahşer yerine doğru (Şam’a gidiniz)” buyurdu.( İbn Kesir, Tefsir-i Nesefî, Dar-ü İhyaü’l-Kütübil Arabî, Mısır, c. 4, s. 238) demiştir.

 Bediüzzaman hazretleri bu rivayetlere dayanarak haşır meydanının çekirdeğinin bu bölge olacağını ve Allah(c.c) buradaki çekirdeği genişleterek haşır meydanını buradan meydana getireceğini bildiriyor.  

Ayrıca bakınız

http://www.risaleonline.com/soru-cevap/hasir-meydaninin-yeri