Bu sayfa şu linkten yazdırılmıştır: [http://www.risaleonline.com/soru-cevap/ilk-once-allaha-muhabbet]

Kategori Risale-i Nur Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori Allah Kategori Allah Rızası, Sevgisi ve Korkusu Kategori

Risale-i Nur Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori Allah Kategori Allah Rızası, Sevgisi ve Korkusu Kategori

Ek Soru Soru

İlk Önce Allaha Muhabbet

Bir insan en evvel muhabbetini Allah’a verirse, onun muhabbeti dolayısıyla Allah’ın sevdiği herşeyi sever. Ve mahlûkata taksim ettiği muhabbeti, Allah’a olan muhabbetini tenkis değil, tezyid eder.(mesnevi nuriye osmn.67)

Mesnevi Nuriye’de bu paragrafta “en evvel muhabbetini Allah’a verirse” yani sebeplerden önce Allah’ı bilelim deniyor. Sebepleri görmeden, bilmeden onlara bir muhabbet oluşmadan nasıl olur da Allah’ı buluruz. Bu nimetleri bilmeden ortada hiçbir “sebep, vasıta, neden” yokken ilk önce hiç eserini görmediğimiz bilmediğimiz bir yaratıcıya nasıl muhabbet oluşur. Mahlukatı görmeden bilmeden onları tanımadan Allah’a nasıl muhabbet olur. Yani ben birini önce bana verdiği hediyeler vasıtasıyla tanırım bilirim. Bunlar vasıtasıyla da ya severim veya sevmem. Bunlar olmadan onu tanımam onu bilmemem nasıl mümkün olabilir. Önce kainata bakmadan  onları sevip muhabbet etmeden Allah’ın varlığını birliğini nasıl anlayabilirim? 

Cevap Cevap

Burada bir yanlış anlama söz konusu olduğu görülüyor.

Üstadımız (ra) “insan en evvel muhabbetini Allah’a verse” diyor. Üstadımız(ra) burada “sebebleri, mahlukatı görmeden, bilmeden, onlara bakmadan önce, Allah’a iman edin” demiyor. Burada iman değil muhabbet söz konusudur. Yani “nasıl iman etmek lazım” demek değil “imandan sonra hasıl olan vücuda gelen muhabbeti nasıl kullanmak lazım” hakkında yol gösteriyor.

Şuna dikkat edelim inşallah “İlk önce görüp bilmek ayrıdır “ilk önce muhabbet etmek” ayrıdır. Burada mevzunun karıştırıldığı görülmektedir. Üstadımız “gözünüzü kapatın önce Allah’a iman edin, sonra da delillere bakın onları inceleyin ve Allah’tan geldiğini düşünün” demiyor ki. Elbette ki biz Allah’ın varlığını birliğini birçok deliller vasıtasıyla kabul ettik. Farz edelim ki bu dünyada tek başınızasınız. Ve de bir yaratıcıyla ilgili bir fikriniz yok. Sonra mahlukatı incelemeye ve anlamlandırmaya başlıyorsunuz, neticesinde de bir yaratıcı olduğunu düşünüyorsunuz. Olması gereken de budur. Bu dünyaya gelen bir kişi elbette kâinata nazar edecek oradan Allah’a vasıl olacak yolları bulup iman edecektir.  “Fakat Allah’ın varlığını bu deliller vasıtasıyla bilip kabul ettikten sonra insanda bir muhabbet oluşacaktır. İşte soru burada düğümleniyor. Bu esnada hasıl olan muhabbet ilk önce kime verilmeli.? Seni Allah’ın varlığına birliğine iman ettiren sebeblere mi, yoksa bu sebebleri yaratan Allah’a mı verilmeli. 

Bu delilleri görmek bilmek ve onlar vasıtasıyla iman etmek ayrıdır, onlara nasıl muhabbet edeceğimiz ayrı bir mevzudur.