Kategori Allah Kategori Allah Rızası, Sevgisi ve Korkusu Kategori Allah’ın Varlığının ve Birliğinin Delilleri Kategori Risale-i Nur Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori

Ek Soru Soru

Vicdandaki Cezbe

Lemaatda geçen "vicdan cezbesi ile Allah'ı tanır" başlıklı paragrafı izah eder misiniz?

Cevap Cevap

Bahse konu olan yer şöyle geçmektedir:

"Vicdanda mündemicdir, bir incizâb ve cezbe. Bir câzibin cezbiyle dâim olur incizâb. Cezbe düşer zîşuûr, ger Zülcemâl görünse, etse tecellî dâim pür-şa‘şaa bî-hicâb. Bir Vâcibü’l-Vücûd’a, sâhib-i celâl ve cemâl, şu fıtrat-ı zîşuûr kat‘î şehâdet-meâb. Bir şâhidi o cezbe, hem diğeri incizâb."(Lemaat)

İnsanın vicdanında çekilme ile kendinden geçme vardır. Bu Cenabı Hakkın çekmesiyle olur. Eğer cemal sahibi olan Allah vicdana görünse o zaman vicdan cezbeye gelir, kendinden geçer. Bu şekilde vicdan Allah'ın varlığına şahid olur. Bunun da delili cezbe ve incizabtır. Yani çekilme ve kendinden geçme hali ile şahid olur.

Bunu biraz daha izah edersek, 

Üç şey vardır ki, başka bir sebeb olmadan zatında sevilir. Bunlar, cemal, kemal ve ihsandır. Yani  güzellik, mükemmellik ve iyilik, doğrudan sevilir. Bunların da kaynağı Cenabı Haktır. Asıl güzellik sahibi olan ve varlıklara güzellik veren O olduğu gibi, asıl mükemmllik sahibi olan da O'dur. Yine bütün iyilik ve ihsanların asıl sahibi de Allah'tır. 

Madem bu üç şey zatında sevilir. Bunların asıl kaynağı olan Zat-ı Zülcelal-vel'kemal olan Cenabı Hakka karşı da insanda, daha doğrusu vicdanda bir muhabbet vardır. Cenabı Hak cemaliyle, kemaliyle ve ihsanıyla vicdanı kendine çeker, vicdan da çekilir. Cenabı Hakkın cemalini, kemalini ve ihsanını gördükçe muhabbet artar. Bu arttıkça da daha fazla cezbe olur. Ve muhabbet ziyadeleşerek aşk- İlahiye ulaşır.

İşte bu cezbe ve incizab vicdanın Allah'a şahidliği olup O'nu gösterir. Bu konu Mesnevi-i Nuriyede şöyle geçmektedir:

"Dördüncüsü: Akıl ta'til-i eşgal etse de, nazarını ihmal etse, vicdan Sâni'i unutamaz. Kendi nefsini inkâr etse de; onu görür, onu düşünür, ona müteveccihtir. Hads ki, şimşek gibi sür'at-i intikaldir, daima onu tahrik eder. Hadsin muzaafı olan ilham, onu daima tenvir eder. Meyelanın muzaafı olan arzu ve onun muzaafı olan iştiyak ve onun muzaafı olan aşk-ı İlahî, onu daima marifet-i Zülcelal'e sevkeder. Şu fıtrattaki incizab ve cezbe, bir hakikat-ı cazibedarın cezbiyledir."(Mesnevi-i Nuriye, Nokta)