Kategori Risale-i Nur Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori Allah Kategori Allah’ın Varlığının ve Birliğinin Delilleri Kategori

Ek Soru Soru

Tevhiddeki Kolaylık

Tevhiddeki kolaylık, şirkteki zorluk nasıl oluyor. İzah eder misiniz?

Cevap Cevap

TEVHİDDE KOLAYLIK ŞİRKTE ZORLUK VARDIR

           Bütün varlıkların yaratılması ve idare edilmesi bir tek yaratıcıya verilirse her şey tek bir şey gibi kolay olur. Eğer Allah’a verilmezse bir meyveyi halk etmek bir bahçe kadar bir çiçeği yaratmak bir bahar kadar, bir sineği yaratmak dahi kâinat kadar zor olur.

 

Mesela, yüz askeri bir komutanın idare etmesi yüz komutanın bir askeri idare etmesinden daha kolaydır. Yüz komutanın emrine verilen bir askerin idaresi, bir taburun idaresinden on derece daha müşkilatlı olur. Çünkü ona emir verenler aynı anda farklı emirler verdiğinden o askerin işleri birbirine karışır ve zorlaşır. Eğer, yüz asker tek bir komutanın emrine verilse bütün işler çok kolay bir şekilde ve birbirine karışmadan hallolur.

Hem mesela bir komutan aynı anda, bir emir ile bir askeri de, bir orduyu da yürütebilir. Sağa sola döndürüp ateş ettirebilir. İstirahat için dağılmış olan orduyu tek bir işaretle toplayabilir. Bir komutan için bin askerle bir askeri sevk ve idare etmek aynı kolaylıktadır.

Yine bir orduya lazım olan botlar tek bir fabrikaya verildiği vakit bütün askerlerin bot ihtiyacı bir elden veya bir merkezden çok kolay bir şekilde temin edilebilir. Bu şekilde bir askerin donatılması ile yüz bin askerin donatılması aynı kolaylıktadır. Çünkü bir askerin bot ihtiyacı ile bütün ordunun bot ihtiyacı için bir fabrika lazımdır. Eğer bu ihtiyaçların giderilmesi tek bir merkeze verilmezse her bir askerin her bir ihtiyacı için ayrı birer fabrika lazım gelir. Bu da çok zor ve müşkilatlıdır.  Yani çoklukta zorluk ve masraf; birlikte ise kolaylık ve ucuzluk vardır.

Hem meselâ Ayasofya gibi bir câminin kubbesindeki taşların birbirine geçmeli ve direksiz bir şekilde durdurulması taşlara bırakılsa ve taşlardan beklenilse, yüz senede geçse o kubbe meydana gelmez. Eğer sanatkâr bir ustaya verilse ustalık bilgisine dayanarak taşlara kubbe olacak şekli verir ve o kubbeyi çok kolay bir şekilde yapar.

            Hem mesela bir portakalın meydana gelmesi için toprak, hava, su, güneş gibi sebeplerin toplanıp beraber nizam ve intizam içerisinde çalışmaları gerekiyor. Bu işi yapabilmeleri için de sonsuz ilim ve kudretleri olması lazım ki o portakalın bütün ihtiyaçlarını bilip birbirinin yardımına koşsunlar.

            Hâlbuki bu unsurların ne birbirlerinden haberi ne o meyveyi yapacak şuurları ne de ilim ve kudretleri vardır. O meyveyi ancak havaya, suya, toprağa, güneşe vb. bütün sebeplere aynı anda hükmeden tek bir zat yapabilir. O da Cenab-ı Hak’tır.

Hem yine kâinattaki her bir varlığın erzakı ayrı, giydiği elbisesi ayrı, talimatı ayrı, doğum ve vefatları ayrıdırlar. Böyle oldukları halde bütün varlıkların ihtiyaçları çok kolay, ucuz, bir birine karıştırılmadan ve hiç biri unutulmadan veriliyor. Mesela Anne karnındaki bebeğin rızkı verildiği gibi denizin dibindeki balığın rızkı da veriliyor. Aynı anda ormanların derinliklerindeki bir böceğin de rızkı veriliyor. Allah her an her yerde isim ve sıfatlarıyla hazır olduğundan ilim ve kudretiyle her şeyi yapabilir. Bir iş bir işe mani olmaz.        

İşte bu misaller gibi,  yüzlerce misal gösterir ki; tevhidde, nihayet derecede kolaylık vardır. Şirkte ve kesrette ise nihayet derecede zorluk ve karışıklık vardır. Dünyadaki bolluğun ve ucuzluğun varlığı ve bizce imkânsız olan işlerin çok kolay ve birbirine karıştırılmadan meydana gelmesinin sebebi ise kâinatı yaratan ve idare eden zatın bir olmasındandır.