Kategori Fıkıh Kategori Dünyadaki İmtihan Kategori Dünya Hayatı Kategori Ahlak Kategori Güzel Huylar ve Güzel Ahlak Kategori Kötü Huylar ve Kötü Ahlak Kategori Takva ve Amel-i Salih Kategori Sosyal Meseleler Kategori

Ek Soru Soru

Tazminattan Alınan Ödenek

Bir kişi başkasına hakaret vb. bir suçtan dolayı tazminat davası açsa ve haklı görülüp o kişiye tazminat ödense o ödenek bu kişiye helal olur mu?

Cevap Cevap

İslâm dini açısından kişinin canı, malı, ırzı, maddî ve manevî değerleri koruma altındadır. Bunlara zarar vermek yasaklandığı gibi, herhangi bir zarar durumunda ise en güzel şekilde telafisi sağlanır. Günümüz hukukunda zarar, maddî zarar ve manevî zarar şeklinde ikiye ayrılmakta ve tazmine konu olması bakımından da bu taksim gözetilmektedir.

Soruda söz konusu olan suçlar şuanki hukukta manevi tazminat kapsamında değerlendirilmektedir. Bundan dolayı konuyu manevi tazminat olarak değerlendirmek gerekmektedir.

Klasik İslâm hukuku eserlerinde böyle bir isimlendirmeye rastlanmasa da, konular incelendiğinde bu türlü bir taksimin İslâm hukuku açısından da mümkün olabileceği görülmektedir.[1]

Zarar her zaman maddî ve özellikle de mali olmaz. Bazen öyle şeyler vardır ki bunlara mali kıymet takdir edilemez. Böyle kıymetlere yapılan tecavüz sunucu uğranılan zarar çok büyük manevî ıstıraplar doğurur ki bunlara manevî zarar denir. Maddî zararda bedene veya mala doğrudan bir zarar söz konusu iken, manevî zararda bu tür bir zarar olmayıp kişinin duygu dünyasında üzüntü, kaygı, endişe tarzı duygular oluşmaktadır. Günümüz hukukunda manevî zarar, bir kimsenin manevî değerlerine (kişilik haklarına) karşı yapılan saldırı sebebiyle meydana gelen acı, elem ve mahcupluk duygusu olarak ele alınmaktadır.[2]

İslam hukukunda suçludan mal almak suretiyle tazîr caizdir. Böyle bir tazîrin hangi suçlara verileceği konusundaki yetki hâkimindir. Her ne kadar geçmişteki uygulamalarda manevî tazminatı gerektiren haksız fiillere, hâkimin mali tazîre hükmettiğine rastlayamadıysak ta, kural olarak buna engel bir durum yoktur.[3]  

Ebû Yûsuf, mağdurun uğradığı psikolojik elemin dikkate alınarak kendisine mânevî tazminat (hükûmetü’l-elem, erşü’l-elem) ödenmesi gerektiği kanaatindedir. İmam Muhammed ile Mâlikîler’den İbn Arafe ise bu durumlar için hükûmet-i adl takdirinde mağdurun doktor, ilâç ve diğer tedavi giderleriyle iyileşinceye kadar ihtiyacı olan nafakasının dikkate alınması (maddî tazminat) gerektiğini ifade etmişlerdir (Serahsî, XXVI, 81; İbn Âbidîn, V, 511, 515).[4]



[1] Yunus Araz, İslâm Hukukunda Manevî Zararların Malî Tazmini, 119

[2] Yunus Araz, İslâm Hukukunda Manevî Zararların Malî Tazmini, 130.

[3] Abdullah Benli, İslâm Hukukunda Manevi Tazminat, 293-294.

[4] Şamil Dağcı, "Hükûmet-i Adl", DİA, c, 18, s, 464.