Kategori Tasavvufî Meseleler Kategori

Ek Soru Soru

Tasarruf

Tasarruf nedir?

Cevap Cevap

Sözlükte, "İdare ile kullanmak, Sarfetmek, tutum,Sahib olmak, idare etmek, sahiblik, kullanma hakkı" manaları verilmiş.

Seyydi Şerif Cürcani Hazretleri, Tarifat namındaki ıstılah kitabında tasavvufî manasını şöyle açıklar:

"Bir velinin hayatta iken, veya ölümünden sonra, Allah'a nazı geçmesi dolayısıyla, dünya işlerinden bazılarını düzene koymasına ve kendisine baş vuranların arzularını yerine getirmesine derler."

Risale-i Nur'da evliyanın tasarrufu hakkında bazı bahisler vardır:

"Hazret-i Mevlânâ (Halid-i Bağdadî, Mevlana Celaleddin değil!) (K.S.) Hindistan'dan Tarîk-ı Nakşîyi getirdiği vakit, Bağdat dairesi, Şâh-ı Geylânî'nin (K.S.) ba'delmemat (ölümünden sonra), hayatta olduğu gibi tasarrufunda idi.

Hazret-i Mevlânânın (K.S.) mânen tasarrufu cây-ı kabûl göremedi (kabul etmedi). Şâh-ı Nakşibend'le (K.S.) İmam-ı Rabbanî'nin (K.S.) ruhaniyetleri Bağdad'a gelip, Şâh-ı Geylanî'nin ziyaretine giderek rica etmişler ki: Mevlânâ Hâlid (K.S.) senin evlâdındır, kabûl et. Şâh-ı Geylânî (K.S.) onların iltimasını kabûl ederek Mevlânâ Hâlid'i kabûl etmiş. Ondan sonra birden Mevlânâ Hâlid (K.S.) parlamış.

Bu vâkıa ehl-i keşifçe vâki ve meşhud olmuştur (görülmüştür). O hâdise-i ruhaniyeyi o zaman ehl-i velâyetin bir kısmı müşahede etmiş, bâzı da rü'ya ile görmüşler." (Sikke-i Tasdik-i Gaybî)

"Hazret-i Şeyhin (Abdulkadir-i Geylani) vefatından sonra hayatta oldukları gibi tasarrufu ehl-i velâyetce kabûl edilen üç evliya-yı azîmenin en âzamı o Hazret-i Gavs-ı Geylânî'dir. Ve demiş:
­'Evvelkilerin güneşi battı. Bizim güneşimiz ise ebedidir.' fıkrasiyle ba'del-memat dua ve himmetiyle müridlerinin arkasında ve önünde bulunmasiyle, böyle hârika keramet-i acîbe ile meşhur bir zat..." (Sikke-i Tasdik-i Gaybî)

"Ferid makamına mazhar oldukları için, değil hususî bir memleketin kutbu, belki ekseriyet-i mutlaka ile Hicazda bulunan kutb-u a'zamın tasarrufundan hariç olduğu ve onun hükmü altına girmeğe mecbur değil. Her zamanda bulunan iki "İmam" gibi, onu yâni kutb-u a'zamı tanımağa mecbur olmuyor." (Sikke-i Tasdik-i Gaybî)

"Gavs-ı A'zam (Şeyh Abdulkâdir-i Geylani) gibi, memattan (ölümden) sonra hayat-ı Hızıriyeye yakın bir nevi hayata mazhar olan evliyalar vardır.

Gavs'ın hususî ism-i a'zamı "Ya Hayy" olduğu sırrıyla, sair ehl-i kuburdan (kabirda yatanlardan) fazla hayata mazhar olduğu gibi, gayet meşhur Maruf-u Kerhî denilen bir kutb-u a'zam ve Şeyh Hayat-ül Harranî denilen bir kutb-u azîm, Hazret-i Gavs'tan sonra mematları (ölümleri) hayatları gibidir. Beyn-el evliya (evliyalar arasında) meşhur olmuştur." (Barla Lahikası)

 
Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder