Kategori Risale-i Nur Kategori Risale-i Nur Yazısı ve Kur’an Harfleri Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori

Ek Soru Soru

Neşr-i Hakikat

Yazı mektubundaki "üstadına neşri hakikat cihetinde yardım etmek" cümlesindeki neşr-i hakikat tabirini nasıl anlamalıyız?

Cevap Cevap

Neşir: Yayma

Üstadımızın risalelerdeki yazdığı hakikatı yaymak noktasında yardım etmek demektir. Yazı yoluyla yaymak ise bir kaç cihetle olabilir.

Yazdığı risale veya eserleri lazım olan yerlere vermek veya göndermek suretiyle hakiakatın yayılmasına yardım edebilir.

Kendi yazdığı hakikatları yazarken ve daha sonra da istifade ederek başkasına hem yaşayarak hem izah ederek aktarabilir.

"İmam-ı Ali'nin (R.A.) işaret ettiği gibi, perde altında her müştak, kendi kalemi ile veyahut başka kalemi çalıştırmasıyla büyük bir ibadet ve âhirette şehidlerin kanıyla racihane müvazene edilen mürekkep ile mücahede hükmündeki kitabetle(yazmakla) envâr-ı imanı neşretmektir. Eğer tab'edilse, herkes kolayca elde ettiği için, kemal-i merakla ona çalışamaz, bilfiil neşrine hizmet vazifesini kaybeder." (Emirdağ Lahikası)

Malum olduğu üzere bir çok cihetlerle neşir yapılabilir. Fakat yukarda Üstadımızın "bilfiil neşrine hizmet vazifesi" diye bir tabiri var. İşte yazmakla bilfiil neşrine hizmet edilmiş oluyor.

 

EtiketlerEtiketler: yazı.neşir.hakikat , üstat

Alakalı SorularAlâkalı Sorular:

Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder
 
Yorumlar

YorumYaşar Gürt demiş ki:

Risale-i Nur'u neşretmek yani neşr-i hakikat Mehdi AS mın bihakkın ve bizzat yapacağı bir vazifesidir. "Ümmetin beklediği âhirzamanda gelecek zâtın üç vazîfe­sinden en mühimmi ve en büyüğü ve en kıymetdarı olan îmân-ı tahkîkîyi neşredip, ehl-i îmânı dalâletten kurtarmak cihetiyle yapılan bu en ehemmiyetli vazîfeyi, aynen bitamâmihâ Risâle-i Nûr’da görmüşler. İmâm-ı Alî(ra) ve Gavs-ı A‘zam(ks) ve Osmân-ı Hâlidî(ra) gibi zâtlar, bu nokta içindir ki, o gelecek zâtın makamını Risâle-i Nûr’un şahs-ı ma‘nevîsinde keşfen görmüşler gibi işaret etmişler. Bazen da o şahs-ı ma‘nevîyi bir hâdimine vermişler, o hâdime mültefitâne bakmışlar. Bu hakîkatten anlaşılıyor ki, sonra gelecek o mübârek zât, Risâle-i Nûr’u bir program olarak neşir ve tatbîk edecek." (SİKKE-İ TASDİK-İ GAYBİ OSMANLICA ORJİNAL NÜSHA VE ORJİNAL LATİNCE NÜSHA SAHİFE:4)