Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori

Ek Soru Soru

Nefsin Alemdeki Tabiate Benzemesi

18. Söz'deki, nefsin alemdeki tabiate benzemesi ve ikisinin de zahiri çirkinliklere perde olarak yaratılmış olduğu hükmünden ne anlamak lazım?

Cevap Cevap

Eşyanın hakikati ve melekutu cihetiyle âlemde gerçek manada çirkinlik yoktur, herşey hayırdır, güzeldir.

Mesela tabiatta meydana gelen herşeyde ilâhî hikmetler ve güzellikler vardır. Hatta depremde bile çok güzellikler vardır. Ama bu hakikatin yanında insanlarca acı ve çirkin görünen bir yüzü de vardır.

İşte bu zahiri çirkinlik, gafil insanlarca tabiata, fay hatlarına isnad edilir ve Allah'a gitmemiş olur.

Allah'a bakan yönde ise insanların çektiği o büyük sıkıntıların hikmetli hayırlı ve güzel yönleri vardır.

Herkes bu yönleri göremeyeceği için tabiatin fay hatları, böyle insanlara perde olur. Taki hikmetini bilmedikleri şeylerden dolayı haksız itirazları Allah'a karşı yapmasınlar.

İnsanların nefis sahibi olmalarında da çok büyük hayır ve güzellikler vardır. Ama nefis sahibi olmasalardı pek çok şerleri de işleyemeyeceklerdi.

Herkes, insanların nefis sahibi olmasının kainatın yaratılışındaki asıl gayeyi nasıl tamamladığını göremeyeceğinden, insanların işledikleri şerler noktasında nefis, gafil insanların nazarında perde vazifesi görür.

Yani insanların işledikleri hayır veya şer bütün amellere kaderin müsaade etmesindeki hayırlı ilâhî maksadları herkes göremediği için, gafil insanlar, insanların işlediği şerlerde kaderin hissesini göremez ve sadece nefislerden bilir.

Halbuki herşeyde kaderin bir hissesi vardır. Bunun için "insan zulmeder kader adalet eder" denilmiştir.

Buna bir numune olarak, Uhuvvet Risalesi'ndeki şu açıklamayı gösterebiliriz:

"Mü'min kardeşinden sana gelen bir fenalığı, bütün bütün ona verip, onu mahkûm edemezsin. Çünki evvelâ, kaderin onda bir hissesi var. Onu çıkarıp o kader ve kaza hissesine karşı rıza ile mukabele etmek gerektir." (22. Mektub)

 
Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder