Kategori Muhtelif Kategori

Ek Soru Soru

Nazar hak mıdır?

Nazar hak mıdır? Eğer hak ise insanlar bunu kötüye kullanmaz mı?

Cevap Cevap

Nazar haktır. Kur’an ve hadislerde nazara dair bahisler vardır. Kalem Suresi 51. ayetinde, “Doğrusu inkâr edenler Kur’ân’ı dinlediklerinde, nerede ise seni gözleriyle devireceklerdi…” buyurulması nazarın hak olduğunu isbat eder.

Nazar hakkında pek çok hadisler de vardır. Bir hadis-i şerifte “Nazar deveyi kazana, insanı mezara sokar”  buyurulmuştur.

İbnu Abbas (ra) anlatıyor: "Resûlüllah  (s.a.v.) buyurdular ki,  nazar değmesi haktır. Eğer kaderi geçecek bir şey olsaydı, bu, göz değmesi olurdu.”  

Hz. Ayşe (ra) anlatıyor:  "Nazarı değene abdest alması emredilir. Onun abdest suyu alınır ve bununla nazara uğrayan yıkanırdı."

Muhammed  İbni Ebî Ümame İbni Sehl, babasından şunları işittiğini anlatmıştır: "Babam Sehl (ra)  (Cuhfe yakınlarındaki) Harrâr mevkiinde yıkandı. Üzerindeki cübbeyi çıkardı. Bu sırada Amir İbni Rebia ona bakıyordu. Sehl, bembeyaz bir tene sahipti. Amir: ‘Ne bugünkü  manzarayı, ne de böylesine ancak çadıra çekilmiş bakirede bulunabilen bir cildi hiç görmedim’ dedi. Sehl daha orada iken hummaya yakalandı. Rahatsızlığı şiddet peyda etti ve yere yıkıldı. Durum Rasülüllah (sav)’e haber verildi ve ‘başını kaldıramıyor’ dendi. Hâlbuki Sehl orduya kaydedilmişti. ‘Ya Rasulüllah o sizinle gelemez. Vallahi başını bile kaldıramıyor’ dediler. Rasülüllah (sav), ‘onunla ilgili olarak herhangi bir kimseyi itham ediyor musunuz?’ diye sordu. ‘Amr İbn-i Rebia var’ dediler. Rasulüllah onu çağırtıp kendisine kızdı ve ‘sizden biri niye kardeşini öldürüyor? Niye bir Bârekellah demedin. Onun için abdest al’ buyurdu. Bunun üzerine Amir yüzünü, ellerini, kollarını, dizlerini ve ayaklarının etrafını izarının içini bir kaba yıkadı. Sonra bir adam bu suyu onun (sehl’in) üzerine arkasından döktü. (Sehl) o anda iyileşti.”

İbn-i Hacer, “Göz değmesi herhangi bir şeyin hoşa gitmesiyle hâsıl olur. Bakan kimse haset etmiş olmasa da,  baktığı kimseyi seven bir dostu da olsa, sâlih bir kimse de olsa” demiştir.

Nazar değmesine karşı alınacak tedbirler:
1-Muavvizateyn (Felak-Nâs)  okumak

2-Fatiha ve ayetel kürsi okumak

3-Rasulullah (a.s.v) ın öğrettiği bazı duaları okumaktır.

Fiilî tedbirler:
Göz değmesi başkasının hoşlanıp gıpta ettiği bir güzellik sebebiyle vukua geldiği için birçok büyükler göz değmesine tedbir olarak güzellikleri izhar etmeyip gizlemeyi yani kişinin kendisini olsun, evladını olsun fazla süsleyip dikkat çekmemesini tavsiye etmiştir. İmam Begavi’nin nakline göre, Hazreti Osman güzel bir oğlan çocuğu görünce sahiplerine, çocuğa göz değmemesi için yüzünü biraz karartarak çirkinleştirmesini söylemiştir.

Gözü değen ne yapmalı:
Resul-ü Ekrem (sav) böyle kimselere, hoşlarına giden bir şey gördükleri zaman,  Bârekellah diye tebrikte bulunmalarını tavsiye etmektedir. “Biriniz kardeşinde hoşuna giden bir şey görünce ona bereket duası ediversin.” buyurulmuştur. “Allah onu sana mübarek ve hakkında hayırlı kılsın” manasına gelen Bârekellah duasının gözdeki değmesinden korkulan şeyi gidereceği beyan edilmiştir. “Kim bir şey görür de hoşuna giderse ve derhal maşallah la kuvvete illa billah ( Allah istemiş kuvvet sadece Allah’tandır. ) derse onun nazarı zarar vermez.” 

Göz değmesi Esedoğulları sülalesinde meşhurdu. Onlardan mesala birisi üç gün yemek yemez; kendisine rastladığı her şey hakkında, “bu gün bunun gibini görmedim” der ve o kimseye nazar ederdi.

Bu dünya, imtihan dünyasıdır. Hayır, şer; fayda ve zarar karışık olarak bulunur. İnsanın hem nazardan sakınması, hem de başkalarına nazarı değmemesi için dikkat etmesi lazımdır. Bazı şerli insanların nazarı zararlı bir şekilde kullanmaları mümkünse de bu o kadar kolay bir şey de değildir. Yani her istediğinde nazar değirebilen insan çok nâdir bulunur. Böyle kimselerin hâli, Allah’ın kendisine verdiği bilek gücünü, cinayet işlemede kullanan insanlara benzer. İmtihan sırrı sebebiyle illâ şer işlemek isteyen insan da şer işlemekten, Allah tarafından zorla alıkonmaz.

 
Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder