Kategori Mezhebler Kategori

Ek Soru Soru

Mevdudi

Mevdudi'nin kitaplarından istifade edebilir miyiz? Yoksa sakıncalı mıdır?

Cevap Cevap

Mevdudi İslam'a daha çok siyaset penceresinden baktığı için fikirlerinde o noktadan kaynaklanan bazı farklılıklar olan birisidir. İslam'a hizmet düşüncesinde samimi olabilir ama Müslümünlar ilim ve fikirlerini bu gibi zatlardan ziyade İslamı olduğu gibi anlatan büyük İslam alimlerinden almalıdırlar. Siyasetin rengi ile boyanmış kitaplar çok safi olmuyorlar denebilir.

Mevdudi'nin muasırı olan Hindli alimlerden Ebu'l Hasan En-Nedvî onun en temel kitaplarından "Dört Terim"e reddiye yazmış ve pek çok fikirlerinin doğru olmadığını göstermiştir. Mevdudi bu reddiyeyi kendisine gönderen Nedvî'ye sadece bir teşekkür etmiş hiç cevap vermemiş olduğunu Nedvî aynı kitabın arkasında belirtiyor.

Dolayısıyla safi bir ilim elde etmek isteyenler için ehl-i sünnet alimlerinin büyüklerinin kaynakları yeterli büyük bir hazinedir diyebiliriz.

 

EtiketlerEtiketler: Mevdudi

Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder
 
Yorumlar

Yorumkadir kılınç demiş ki:

Mevdudi, 1903’te Hindistan’da doğup, 1979’da Amerika’da vefat etti. İbni Teymiye’nin fikirlerine saplanmıştır. Siyasi düşüncelerini İslamiyet olarak tanıtarak, Cemaat-ül İslamiye dediği bir fırka meydana getirdi. İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü eski müdürü ve öğretim üyesi, merhum Ahmed Davudoğlu Hoca, Din Tahripçileri kitabında, Mevdudi’yi tenkit ederek özetle diyor ki: Felsefeyle meşgul olan Mevdudi, kolay tarafından din âlimi olmaya heves etmiş, dinde reformcu bir cemaat meydana getirmiştir. Mısır’ın reformcu yazarları onu göklere çıkarırken, Pakistan’daki Ehl-i sünnet uleması da yerin dibine batırmıştır. (s. 168) Mevdudi, ulemasıyla, muhaddisiyle, fukahasıyla bütün İslam âlimlerine cahil demiştir. (s. 173) (Peygamber, peygamberlik farzında kusur ettiği için Allah ona istiğfar emretmiştir) diyor. (s. 173) (Her peygamber günah işler) diyor. (s. 174) (Peygamberimiz Kur’anın eşitlik esasıyla ameli terk etti) diyor. (s. 176) Mevdudi, Resail Mesail isimli eserinde 57. sayfada, (Resulullah Deccal’ın kendi zamanında çıkacağını sanıyordu, ama bu zannı üzerinden 1350 sene geçmesine rağmen, Peygamberin zannı doğru çıkmamıştır) diyerek Resulullah'ı bile suçlamaktan çekinmiyor. (s. 179) Yazılarında bunlara benzer saçmalar çoktur. (s. 178) Necip Fazıl Kısakürek özetle diyor ki: Mevdudi, İslamda İhya Hareketleri isimli eseriyle İslam'da imha hareketinin temsilcilerinden biri. İşi gücü, Ehl-i sünnet büyüklerine çatmaktır. Efgani ve Abduh'a hayran. İbni Teymiyye'ye ise kara sevdalı. Sapık fikirlerin sapık ihtilalcisi olarak defalarca hapsi boyladı. Derken Vehhabilik dünyasına kapılandı. Medine'deki Vehhabi Üniversitesi İstişare Heyeti’ne aza seçildi. Orada da dikiş tutturamadı ve Vehhabilere bile giran gelen fikirleri yüzünden mahkeme edildi. (Doğru Yolun Sapık Kolları s.155) İslam’da İhya Hareketleri’nde, kuru aklı biricik metot olarak kullanıyor, bu metodun baş temsilcisi İbni Teymiye’yi göklere çıkarıyor, İmam-ı Rabbani hazretleri gibi, beyninin her zerresi güneş olan bir kahramanı yalnız dış cephesiyle ele alıp içini görmezlikten geliyor. İmam-ı Gazali hazretlerine güya müceddid dedikten sonra, onda bir takım zaaflar buluyor. Mevdudi, bendeki el yazılı vesikaya göre, (Mezhebiniz nedir?) sualine (Mezhebim yok) cevabını veren sapıktır. (Türkiye’nin Manzarası) Mevdudi, Hilafet ve Saltanat isimli kitabının çeşitli yerlerinde, (İslam nazariyesi) tabirini kullanıyor. Hâlbuki İslam nazariyesi olmaz, İslamiyet bir nazariye yani teori, görüş değildir. Allahü teâlânın dinidir. Genellikle bu tâbiri ve İslam düşüncesi tabirini, İslamiyet’i hak din kabul etmeyen ve Resulullah efendimizin peygamber olduğuna inanmayan, (Kur’anı kendi yazdı) diyen yabancı müsteşrikler kullanır. Müslüman böyle, İslam nazariyesi, İslam düşüncesi gibi tâbirleri kullanmaz. Maalesef günümüzün mezhepsizleri bu tâbirleri kullanmaktan çekinmiyorlar. özet bilgi....