Kategori Risale-i Nur Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori

Ek Soru Soru

Mesail-i Feriye ve Vukuat-ı Zamaniye

"Öyle ise, esâsât-ı îmâniyeden olmayan mesâil-i fer‘iye veya vukūât-ı zamaniyenin her birinde bir iz‘ân-ı yakîn ile bir burhân-ı kat‘î istenilmez." cümleyi açıklarmısınız?

Cevap Cevap

Bahse konu yer şöyledir:

"İkinci Asıl: Mesâil-i İslâmiyenin tabakātı vardır. Biri burhân-ı kat‘î istese, diğeri bir zann-ı gālibî ile iktifâ eder. Başkası yalnız bir kabûl-ü teslîmî ve reddetmemek ister. Öyle ise, esâsât-ı îmâniyeden olmayan mesâil-i fer‘iye veya vukūât-ı zamaniyenin her birinde bir iz‘ân-ı yakîn ile bir burhân-ı kat‘î istenilmez. Belki yalnız reddetmemek ve teslîmiyetle ilişmemektir." (Sözler)

İmanın esasları olan Allah'a iman ahirete iman gibi meselelerden olmayan ve füruat denilen şeylerden olan meselelerde kesin bir delil ve şeksiz bir inanış istenilmez. Bunlar teferruat olduğu için genel bir kabul veya red etmemek yeterlidir. Bunun gibi zamanla vukuu anlaşılan mehdi deccal ve kıyamet alametleri gibi meselelerde de böyledir.

Fakat imanın esasları olan Allah'a iman gibi meselelerde kesin bir inanış ve delil ister.

Misal: Meselâ, İslam âlimleri tarafından, Müslümanların iman etmesi şart olan itikâdî her meselenin kesin delillere dayanması şart olduğu bildirilmiştir. İctihad konusu olan amellere dair meselelerde, zann-ı galib denilen, ağırlıklı ihtimal vermenin yeterli olduğu söylenmiştir.