Kategori Allah’ın İsim ve Sıfatları - Marifetullah Kategori Cennet Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori

Ek Soru Soru

Letaif-i Cennet Cilve-i Esmânın Temessülatıdır

32. Söz'deki, "İmâm-ı Rabbânî ra. demiş ki: "Letâif-i Cennet, cilve-i esmânın temessülâtıdır."  cümlesini açıklar mısınız?

Cevap Cevap

Bu sualin cevabında, öncelikle tecelli veya cilve ile ne anlaşılması gerektiği üzerinde durulması gerekir.

Allah'ın isimlerinin cilvesi veya tecellisi tabiri ile kasd edilen şey, Allah'ın yarattığı şeylerde onun isim ve sıfatlarının bizzat kendilerinin değil manalarının görünmesidir.

Yoksa tecelli ile kasd edilen haşa Allah'ın Zatının o şey üzerinde tecelli edip kısmen de olsa görünmesi değildir. Bu durum dünyada da böyledir, ahirette de...

 

Dünyada iken, imtihanın bir gereği olarak insanın gözünde varlıkların hakikatini açıkça görmesine engel olan manevi bir perde vardır. Bu perde sebebebiyle, varlıkların Allah'ı, sıfat ve isimlerini gösteren hakiki manalarını göremez.

Fakat ahirette, "Şimdi senden perdeni (kaldırıp) açtık; bu gün artık gözün keskindir!" (Kaf, 22) ayetinde bildirildiği gibi, gözündeki perde kaldırılır ve herşeyin hakikatini görmeye başlar.

 

Yani hiç bir varlığın kendiliğinden var olmadığını, onları yaratan ve her an varlıkta tutanın Allah olduğunu, varlıklar üzerinde görünen bütün sıfatlar ve özelliklerin Allah'ın isim ve sıfatlarının birer tarifçisi olduğunu görmeye başlar.

Yani varlıklar üzerindeki sıfatlarla kendilerini değil Allah'ı tarif edip tanıtırlar. Bediüzzaman Hazretleri'nin tabiriyle, "birer Mektubat-ı Samedaniye" dirler. Samed olan Allah'ı bize tarif eden birer mektubdurlar.

 

Hulasa: Allah'ın isim ve sıfatları kendi Zatındadır. Bunların alemdeki tecellileri ise mahluktur ve o isim ve sıfatları tarif edip bildirmek için Allah tarafından yaratılmışlardır.

 

İmam-ı Rabbani'nin ra. cümlesine gelirsek;

Ahirette, insanın gözündeki perde kaldırılacağı için, cennetteki letaifin, yani güzelliklerin, Allah'ın isimlerini tarif ettikleri insana temessül edecektir, yani görünecektir.

Yani insan, varlıkların hakikatinden hiç bir zaman gaflette olmayacak, cennetin her bir varlığı insana Allah'ı ve O'nun isim ve sıfatlarını daimi bir surette hatırlatacaktır.