Kategori Ölüm-Kıyamet-Ahiret Kategori Kıyamet Kategori Diriliş (Haşir) Kategori

Ek Soru Soru

Kıyamet ve Haşir Hakkında bilgi

Kıyamet kopması nasıl olacak ve insanlar tekrardan nasıl diriltilecekler? 

Cevap Cevap

KIYAMETİN KOPMASI

Cenab-ı Hak Kurân-ı Kerim’de kıyametin nasıl kopacağını pek çok sure ve ayetleriyle dehşetli bir şekilde tasvir eder
Tekvir Suresi
1-Güneş, dürüldüğü (ışığı giderildiği) zaman!
2-Ve yıldızlar, (karartılarak) döküldüğü zaman!
3-Ve dağlar, yürütüldüğü zaman!
4-Ve yüklü develer, başıboş bırakıldığı zaman!
5-Vahşi hayvanlar, bir araya toplandığı zaman!
6-Denizler, tutuşturulduğu zaman!
7-Nefisler, birleştirildiği (ruhlar, bedenlerle bir araya getirildiği) zaman!
İnfitâr Suresi
1-Gök, yarıldığı zaman!
2-Yıldızlar, (dökülüp) saçıldığı zaman!
3-Denizler, (birbirine) açıldığı (ve yeryüzü düzlenerek hepsi bir deniz olduğu) zaman!
4-Kabirler, alt üst edildiği (ölüler diriltilip çıkarıldığı) zaman!
5-(O gün) her nefis, neyi (yapıp) öne sürdüğünü ve (neyi yapmayıp) geri bıraktığını bilir!
İnşikâk Suresi
1, 2-Gök yarıldığı ve Rabbi(nin emri)ne kulak verip de, (bu itâate) lâyık kılındığı zaman!
3, 4, 5-Yer uzatıl(ıp dümdüz yapıl)dığı, içindekileri atıp boşaldığı ve Rabbi(nin emri)ne kulak verip de, (o da bu itâate) lâyık kılındığı zaman!
6-Ey insan! Şübhesiz ki sen (o gün), Rabbine (kavuşuncaya) kadar çabalamakla didinip durucusun! Nihâyet onunla (o yaptığın amelle) karşılaşacak olansın!
7, 8-O zaman kimin kitâbı (amel defteri), sağ eline verilirse, artık kolay bir hesabla hesâba çeki-lecek!
9-Ve sevinçli olarak âilesine dönecektir!
10, 11, 12-Ama kimin de kitâbı (amel defteri) arka tarafından verilirse, artık (ölüp de kurtulmayı temennî ederek) helâki çağıracak ve alevli ateşe girecektir!
Zilzâl Suresi
1, 2, 3-Yer, (o şiddetli) sarsıntısıyla sarsıldığı; yeryüzü, ağırlıklarını (dışarıya) çıkardığı ve insan: “Buna ne oluyor?” dediği zaman!
4-O gün (yer, bütün) haberlerini anlatır.
5-Çünki Rabbin, (bunu) ona vahyetmiştir (emretmiştir).
6-O gün insanlar, amelleri(nin karşılığı) kendilerine gösterilmek için (mahşer yerinden) bölük bölük (Cennet ve Cehennemdeki yerlerine) döner(ler).
7-Artık kim zerre kadar bir hayır yapıyorsa, onu görecek!
8-Kim de zerre kadar bir şer işliyorsa, onu görecek!
Hacc Suresi
1-Ey insanlar! Rabbinizden sakının! Çünki kıyâmetin zelzelesi, pek büyük (korkunç) bir şeydir.
2-Onu göreceğiniz gün, her emziren kadın emzirdiği (yavrusu)nu unutur ve her hâmile kadın yükünü (karnındaki çocuğunu) düşürür; (o gün) insanları, sarhoşlar (gibi yalpalarken) görürsün; hâlbuki onlar sarhoş kimseler değildir. Fakat Allah’ın azâbı (pek) şiddetlidir.
Zümer Suresi
68-Ve sûra (birinci olarak) üfürülmüştür de Allah’ın dilediğinden başka göklerde kim var, yerde kim varsa ölmüştür. Sonra ona bir daha üfürülmüştür; bir de bakarsın ki onlar ayaktadırlar (etrâfa) bakınıp duruyorlar.
69-Ve yer, Rabbisinin nûru ile parlamış; kitab (amel defteri ortaya) konulmuş, peygamberler ve şâhidler (hafaza melekleri) getirilmiş ve onların (kulların) aralarında hak ile hüküm verilmiştir; onlar haksızlığa da uğratılmazlar.
70-Herkese yaptığı(nın karşılığı) tam olarak verilmiştir; Çünki O (Allah), (onların) yapmakta olduklarını en iyi bilendir.
71-İnkâr edenler bölük bölük Cehenneme sürülmüşlerdir. Nihâyet oraya vardıklarında, kapıları açılır ve bekçileri onlara: “Size içinizden, Rabbinizin âyetlerini size okuyan ve sizi bu gününüzle karşılaşmaktan korkutan peygamberler gelmedi mi?” der. (Onlar:) “Evet (geldi)! Lâkin kâfirler üzerine azap sözü hak olmuştur!” derler.
72-(Onlara:) “İçinde ebediyen kalıcı kimseler olarak Cehennemin kapılarından girin!” denilir. Artık kibirlenenlerin yeri ne fenâdır!
73-Rablerinden sakınanlar da bölük bölük Cennete sevk edilmişlerdir. Nihâyet oraya vardıkları zaman, kapıları açılmıştır ve bekçileri onlara: “Selâm size; tertemiz oldunuz! Artık ebediyen kalıcı kimseler olmak üzere buraya girin!” derler.
74-Bunun üzerine (onlar da): “Hamd, O Allah’a mahsustur ki, va‘dini bize doğru çıkardı ve bizi bu yere vâris kıldı, Cennetten istediğimiz yerde otururuz” derler. Artık (sâlih) amel işleyenlerin mükâfâtı ne güzeldir!
75-Melekleri de arşın etrâfını (tavaf eden) kuşatıcılar olarak, Rablerine hamd ile (O’nu) tesbîh ediyorlar görürsün. Artık (mahlûkātın) aralarında hak ile hüküm verilmiş ve: “Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur!” denilmiştir.
Kıyame Suresi
7,8,9- Fakat; göz kamaştığı, ay tutulduğu (ışığı giderildiği) ve güneşle ay bir araya getirildiği zaman!
10-O gün insan: “Kaçacak yer nerede?” der!
Hâkka Suresi
13, 14, 15-Artık Sûr’a bir üfleyişle üflendiği, yer ve dağlar kaldırılıp bir darbe ile birbirine çarpıl(arak darmadağın edil)dikleri zaman, işte o gün olacak olan olmuş (kıyâmet kopmuş)tur!
16-Ve gök yarılmıştır; artık o gün o, (pek çürük ve) zayıftır!
Vâkıa Suresi
4, 5, 6-(Ey insanlar!) Yer (şiddetli) bir sarsılışla sarsıldığı, dağlar ufalandıkça ufalanıp yayılmış toz toprak hâline geldiği zaman!
Meâric Suresi
8-O gün gök, erimiş ma‘den gibi olur!
9-Dağlar da (atılmış) rengârenk yün gibi olur!
Tâ-Hâ Suresi
105-(Ey Resûlüm!) Sana (kıyâmet gününde) dağlar(ın nasıl olacağın)dan soruyorlar; de ki: “Rabbim (o gün) onları ufalayıp savuracak!”
106-“Onları(n yerlerini) dümdüz, bomboş bir hâlde bırakacak!”
107-“Orada ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin!”
108-“O gün (herkes) o çağırıcıya (İsrâfîl’e) uyarlar; ona karşı yan çizmek yoktur. Öyle ki, Rahmân(’ın heybetin)den dolayı sesler kısılmıştır; artık seslerin en hafîfinden (yalvaran dudakların kıpırdaması, korkulu ayakların hışırtısından) başka bir şey işitmezsin!”
Kıyamet koptuğunda olacak olaylar:
 “Şu kâinâtın eczâları (bütün parçaları), dakīk (ince), ulvî (yüce) bir nizâm ile birbirine bağlanmış. Hafî (gizli), nâzik, latîf bir râbıta (ince bir bağ) ile tutunmuş ve o derece bir intizam içindedir ki; eğer ecrâm-ı ulviyeden tek bir cirm (gök cisimlerinden bir tânesi), [Ol!] emrine veya ‘Mihverinden çık’ hitâbına mazhar olunca, şu dünya sekerâta (can çekişmeye) başlar. Yıldızlar çarpışacak, ecramlar dalgalanacak, nihâyetsiz fezâ-yı âlemde (gök boşluğunda) milyonlar gülleleri, küreler gibi büyük topların müdhiş sadâları (gürültüleri) gibi vâveylâya (feryâda) başlar. Birbirine çarpışarak, kıvılcımlar saçarak, dağlar uçarak, denizler yanarak yeryüzü düzlenecek. İşte şu mevt (ölüm) ve sekerât ile Kadîr-i Ezelî (sonsuz kudret sâhibi olan Allah) kâinâtı çalkalar; kâinâtı tasfiye edip (temizleyip), Cehennem ve Cehennemin maddeleri bir tarafa, Cennet ve Cennetin mevâdd-ı münâsibeleri (münâsib maddeleri) başka tarafa çekilir, âlem-i âhiret tezâhür eder (ortaya çıkar).” (Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, 29. Söz, 207)
(Güneş) sarılarak (durulduğu zaman) yâni: Işığı gidip gözlere görünmez bir hâle geldiği vakit ki: Bu âlemin harap olacağı kıyamet günüdür.
Bütün hayat sahipleri ölünce onların semâlarını kandil gibi aydınlatan yıldızlar da sönerek yeryüzüne saçılacaktır.
Dağlar, müthiş zelzeleler ile yeryüzünde koparılıp havaya atılacakları vakit ki: Onlar, başların üzerinde bulutlar gibi geçer giderler. Yeryüzü dümdüz, ürünlerden boş bir hâlde kalır.
Bir nice kavimlerce en kıymetli, ehemmiyetli sayılan develer gibi malların da terk edilecek, sahiplerinin ellerinden çıkacağı vakit, bu da kıyamet gününün dehşetini gözler önüne sermektedir ki: insanlar o günde pek kıymetli, lüzumlu gördükleri mallarını, servetlerini bile terk ederek kendi nefisleriyle meşgul olacaklardır. (Ömer Nasuhi Bilmen)

Nitekim Allah (cc),tekrar dirilişin yüz binlerce misallerini baharın gelmesiyle de gösterir. Kışın ölmüş, kurumuş hayvan ve bitkilerin üç yüz binden fazla çeşitlerini bahar mevsiminde beş altı gün içinde diriltir. Bahar ordusundaki hayvan ve bitkilere Sur’a benzer gök gürültüsüyle yeniden hayat verir. Bütün bunları yapan bir Kudret Sahibi'ne, ölüleri diriltmek elbette zor gelmeyecektir. 

Hz. Peygamber, kıyamet gününde güneşin insanlara çok yaklaşacağını ve kişilerin amellerine göre topuklarından boğazlarına kadar yükselen bir ter içinde kalacaklarını belirtmiştir (Buhârî, “Riḳāḳ”, 47; Müslim, “Cennet”, 60-62; Taberî, XXX, 115-118; İbn Kesîr, II, 3-5). 

Hadis kaynaklarında zikredildiğine göre kıyamet gününde hesap meydanında toplanma ve hesap öncesi bekleşme uzun sürecek, nihayet insanlar Hz. Âdem’den başlamak üzere Nûh, İbrâhim, Mûsâ ve Îsâ’ya başvurup hesabın başlaması için Allah’a niyazda bulunmalarını isteyecek, fakat her birinin buna cesaret edemeyeceğini söylemesi üzerine Resûlullah’a başvuracaklar, onun huzûr-i ilâhîdeki dua ve niyazından sonra hesap başlayacaktır (Buhârî, “Tefsîr”, 17/4; Müslim, “Îmân”, 322-328; İbn Kesîr, II, 23-27).

 

 İNSANLARIN TEKRARDAN DİRİLTİLMESİ

 

Ve dediler ki: “(Biz) bir kemik yığını ve ufanlanmış bir toprak haline geldiğimiz zaman mı, gerçekten biz mi yeni bir yaratılışla diriltilecek kimseleriz?” (Ey Resulüm!) de ki: “İster taş olun, ister demir! isterse gönlünüzde büyüyen (dirilmesi size imkansız gelen) herhangi bir mahluk! (Allah sizi mutlaka diriltecektir.)” Buna rağmen diyecekler ki: “ Bizi tekrar (hayata) kim döndürecek?” De ki: “Sizi ilk defa yaratan!” Bunun üzerine sana (alaylı alaylı) başlarını sallayacaklar ve: “Ne zaman o?” diyecekler. De ki: “Umulur ki yakın olabilir!” (İsra, 49-50-51)
Asıl acayip olan ve aklı zorlayan, tekrar dirilişten çok, yoktan var oluş değil midir!?
İnsanı bir damla sudan kan pıhtısına, sonra bir et parçasına, daha sonra insan suretine getirerek yoktan var edenAllah (cc)için, ölümünden sonra insanı tekrar diriltmek elbette o nispette kolay olacaktır.
Mesela; bir komutan dinlenmek için dağılmış olan bir taburun askerlerini bir emirle kolayca bir araya toplayabilir. Askerlerin bu toplanması taburun ilk düzenlenmesinden elbette çok daha çabuk ve kolay olur.
İnsan vücudundaki bütün hücre ve zerrelerin yaratıcısı olan Allah(cc) da,ölümle onları dinlenmeye bıraktığı gibi, İsrafil’in (as) Sûr'a üflemesiyle bütün zerreleri bir anda birleştirecek, insanı tekrar diriltecektir.

 

Ek Bilgi İçin:

Kıyamet Nedir?

Kıyamet alametleri nelerdir?