Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori

Ek Soru Soru

Kitab-ı Mübin

Kitabı Mübini açıklar mısınız?

Cevap Cevap

Kitab-ı Mübin, kâinatın kader kitabı olan Levh-i Mahfuz’un defterlerinden biridir. “Yaş ve kuru hiçbir şey yoktur ki, Kitab-ı Mübin’de bulunmasın” (En’am, 59) ayeti bize bu kitaptan haber verir.

 

Bu kitabın konusu, yaratılışta câri olan adetullah kanunlarıdır. Kudret-i ilâhiyenin hangi kaidelere göre icraatte bulunduğunu; ve her bir varlığın o kanun ve kaidelere göre şekillenen projelerini içine alır. Bu gün fen bilimleri olarak bilinen bütün bilimler, Kitab-ı Mübin’de yazılan adetullah kanunlarını tarif etmektedir.

 

Bütün âlemde kurulu düzenin sebebi olan bu kudret kanunlarının, yada diğer ifadeyle kitab-ı mübinin varlığını bazı maddeci dinsizler de hissetmişler, Allah’ı ve onun kudretini kabul etmek istemediklerinden tabiat adını vererek, “herşey tabiatle oluyor” diyerek büyük bir yanlışa düşmüşlerdir. 

           

Şimdi bu özetlemeye çalıştığımız manaların, Risale-i Nur Külliyatında anlatılan şekillerini aşağıya alıyoruz.

 

“İcad-ı eşyada tasarrufa medar (varlıkların yaratılışında olan icraatların sebebi) ve kudret ve irade-i İlahiyenin bir ünvanı olan Kitab-ı Mübin" (Sözler, Zerre Risalesi)

 

"Kitab-ı Mübin, kudret defteridir… Demek o kudret ve iradenin, küllî ve umumî (bütün kâinata bakan) bir mecmua-i kavanini (kanunlar mecmuası), bir defter-i ekberi vardır ki; herbir şey'in hususî vücudları ve mahsus suretleri ona göre biçilir, dikilir, giydirilir (her mahluk o projelere göre yaratılır). …(ehl-i dalalet) hikmet ve irade-i Rabbaniyenin o basirane kitabının eşyadaki cilvesini, aksini, misalini hissetmişler; hâşâ "Tabiat" namıyla tesmiye etmişler (isimlendirmişler), körletmişler. (Sözler, Zerre Risalesi)

 

“Kitab-ı Mübin'in mistarı (cedvel) üstünde yazılan şu kâinat kitabının sahifelerine baksan…” (Lemalar)

 

Levh-i Mahfuz'un defterleri olan İmam-ı Mübin ve Kitab-ı Mübin'de bütün mevcudatın bütün sergüzeştlerini kaydedip yazan …” (Lemalar)

 

Levh-i Mahfuz'un defterleri olan İmam-ı Mübin ve Kitab-ı Mübin'de bütün mevcudatın bütün sergüzeştlerini kaydedip yazan …” (Şualar)

           

“Çünki zerre gibi bir camid, arı gibi küçük bir hayvan, Kitab-ı Mübin'in mühim ve ince mes'eleleri olan nizam ve mizanı bilemez (düzene katkı sağlayan işlerini kendi yapmış olamaz).” (Mesnevî-i Nuriye)

 

“Kudret-i İlahiyenin kavanin-i icraatına (icraat kanunlarına) tebeddül ve tegayyür eden (değişken) bir defteri olabilen ve pek yanlış ve hata olarak "tabiat" namı verilen bir mecmua-i kavanin-i âdât-ı İlahiye (Allah’ın icraat kanunları kitabı) ve bir fihriste-i san'at-ı Rabbaniyeyi (yeryüzündeki sanatların, Kitab-ı Mübin namındaki fihristini) görür.” (Tabiat Risalesi)

 

“Sultan-ı Ezelî'nin hikmetinden gelen nizamat-ı kâinatın (kainat düzenlerinin) manevî kanunlarını, birer maddî madde tasavvur ederek ve saltanat-ı rububiyetin kavanin-i itibariyesi (itibarî kanunlarını) ve o Mabud-u Ezelî'nin şeriat-ı fıtriye-i kübrasının (büyük yaratılış şeriatının), manevî ve yalnız vücud-u ilmîsi (ilîm olarak) bulunan ahkâmlarını (hükümlerini) ve düsturlarını birer mevcud-u haricî (yaratılmış varlık) ve maddî birer madde tahayyül (hayal) ederek, kudret-i İlahiyenin yerine, o ilim ve kelâmdan gelen ve yalnız vücud-u ilmîsi bulunan (sadece ilim olarak bulunan) o kanunları ikame etmek ve ellerine icad vermek, sonra da onlara "tabiat" namını takmak ve yalnız bir cilve-i kudret-i Rabbaniye olan kuvveti (kâinattaki güçleri), bir zîkudret ve müstakil bir kadîr (kendiliğinden kudret sahibi) telakki etmek; misaldeki vahşiden bin defa aşağı bir vahşettir!..” (Tabiat Risalesi)

 

“Tabiiyyunların, mevhum ve hakikatsız, tabiat dedikleri şey, olsa olsa ve hakikat-ı hariciye sahibi (yaratılmış) ise; ancak bir san'at olabilir, Sâni' (sanatkâr) olamaz. Bir nakıştır, Nakkaş olamaz. Ahkâmdır, hâkim (hüküm koyan) olamaz. Bir şeriat-ı fıtriyedir, Şâri' (yaratılış kurallarıdır, kural koyucu) olamaz. Mahluk bir perde-i izzettir, Hâlık olamaz (yaratılmış bir izzet perdesidir, yaratıcı olamaz). Münfail bir fıtrattır, Fâtır bir fâil olamaz. Kanundur, kudret değildir; kâdir olamaz. Mistardır, masdar olamaz (yaratılış cedvelidir, yaratılışın kaynağı olamaz. Yaratmanın kaynağı kudrettir. Kitab-ı Mübin kanunları ise, o kudretin cedvelidir).” (Tabiat Risalesi)