Kategori Fıkıh Kategori İbadet Kategori Oruç Kategori

Ek Soru Soru

Keffaret Orucunun Süresi

Keffaret orucunda iki kameri ay ayın ilk günü başlamak suretiyle oruç tutulsa ve aylardan biri 29 çekip toplam 59 gün olsa keffaret yerini bulur mu? Bir de keffaret gerektiren orucun kazasını hemen peşine mi tutmak gerekir daha sonra tutulur mu? 

Cevap Cevap

Öncelikle şunu ifade edlim ki orucu kasten, yani mazereti olmadığı halde bilerek bozmak, Ramazan’ın hürmetine saygısızlıktır ve büyük günahtır. Hz. Peygamber (s.a.s), orucunu bu şekilde bozanların keffâret ile yükümlü olacaklarını belirtmiştir (Buhârî, Savm, 30; Hibe 20; Nafakât, 13; Keffârâtü’l-eymân, 2-4; Müslim, Sıyâm, 81). Oruç keffâreti, iki kamerî ay veya 60 gün ara vermeksizin oruç tutmaktır. Buna da gücü yetmeyen kişi, 60 fakiri bir gün ya da bir fakiri 60 gün doyurur. Bu keffâretin yanında ayrıca, tövbe edilmesi ve bozulan orucun da kazası gerekir (Merğînânî, el-Hidâye, II, 261-262).Kefaret orucu iki Kamerî ay  tutulacak olursa yani meselâ kameri aylardan olan Cemâziyel âhir ve Recep ayında iki ay üst üste oruç tutan kimse kefaret borcunu ödemiş olur. Yani burada mutlaka altmış günü bulması gerekmez. Meselâ Cemâziyel âhir otuz gün, Receb ayı da yirmi dokuz gün çekse toplam elli dokuz gün tutacaktır. Buna bir de kaza ekler, böylece altmış günü bulmuş olur. Fakat kefaret orucunun ilk gününe ayın birinci günü olarak değil de 5'inde veya 10'unda başlasa, artık bundan sonra aylar kaç çekerse çeksin altmış günü tamamlaması gerekir. Bir de kaza orucu tutarak toplam altmış bir günü bulmuş olur.Ancak şöyle de bir görüş var ki kameri aylarda esas olan hilalin gözlenmesi meselesidir. Gözlenmeden takvime bakarak iki hicri ay oruç tutulursa, iki ayın toplamı 59 gün olursa, kefaret sahih olmaz. İmam-ı a’zam hazretleri, (60 gün oruç tutmak gerekir) buyuruyor. Günümüzde hilali gözetleme işi, sağlıklı bir şekilde yapılmadığı için, 60 gün peş peşe oruç tutmak gerekir. İhtiyatlı olan da budur. (Mebsut, Redd-ül-muhtar)Hemen peşine tutmak zorunlu değildir. Ancak kişinin üzerine Hadis-i Şerifle sabit olan bir borç ve vecibe olduğu için mümkün olduğu kadar acele edip vecibesini yerine getirmelidir.
Ayrıca keffareti Ramazan ayından hemen sonra tutma şartı yoktur. Sonraki yıllarda da tutlabilir. Fakat ihtiyat her zaman iyidir.