Sorular Allah’ın Varlığının ve Birliğinin Delilleri kategorisindeki sorular

Soru Tabiat Risalesi

"1-Senin vücudun kainatla, hususen rızık münasebetiyle, hususen beka-yı nev' itibarıyla alakadardır. Ve alış verişi vardır. 2-Senin vücudunda çalışan zerreler, o münasebeti bozmamak ve o alakadarlığı kırmamak için dikkat ediyorlar. Ve öylece ihtiyatla ayaklarını atıyorlar. Güya bütün kainata bakıyorlar. Senin münasebetini kainatda görüp, öylece vaziyet alıyorlar. 3-Sen zahiri ve batıni duygularınla, o zerrelerin o harika vaziyetlerine göre istifade edersin." Bu üç cümlenin izahını yapabilir misiniz?

Soru Tabiat Risalesi

Tabiat risalesinde geçen birinci yolun üçüncü muhalini detaylı bir şekilde tahlil edebilir misiniz?

Soru Zerreyi İcad Eden Yıldızın İcadından Aciz Kalamaz

"Göz ve beyindeki acip vazifeleri gören bir zerre, bir yıldızdan; ve bir cüz, küll mecmuundan; meselâ dimağ ve göz, insanın tamamından; ve cüz'î bir fert, hüsn-ü sanatça ve garabet-i hilkatça umum bir neviden; ve bir insan, acip cihazlarıyla küllî cins hayvandan; ve bir fihriste ve program ve kuvve-i hafıza hükmünde olan bir çekirdek, mükemmel masnuiyeti ve mahzeniyetçe koca ağacından; ve bir küçük kâinat olan bir insan, kemâl-i hilkati ve cemiyetli harika cihazlarının binler acip vazifeleri görecek bir tarzda mahlûkiyeti kâinattan aşağı değiller. Demek zerreyi icad eden, yıldızın icadından âciz kalamaz. Ve lisan gibi bir uzvu halk eden, elbette insanı kolayca halk eder. Ve bir tek insanı böyle mükemmel yaratan, herhalde bütün hayvanatı kemâl-i suhuletle yaratabilecek ve gözümüz önünde yaratıyor. Ve çekirdeği bir liste, bir fihriste, bir defter-i kavânin-i emriye, bir ukde-i hayatiye mahiyetinde yaratan, elbette bütün ağaçların Hâlıkı olabilir. Ve âlemin bir nevi mânevî çekirdeği ve cemiyetli meyvesi olan insanı halk edip bütün esmâ-i İlâhiyeye mazhar ve âyine ve bütün kâinatla alâkadar ve zeminin halifesi yapan Zâtın, elbette ve elbette öyle bir kudreti var ki, koca kâinatı, insan icadının kolaylığı ve suhuleti derecesinde halk edip tanzim eder. Öyle ise, zerrenin ve cüz ve cüz'î ve çekirdek ve bir insanın Hâlıkı, Sânii, Rabbi kim ise, elbette, bedahetle yıldızların ve nevilerin ve küll ve külliyatların ve ağaçların ve bütün kâinatın Hâlıkı, Sânii, Rabbi aynen Odur. Başka olması muhal ve mümtenidir."

Yukarıdaki bahsin özetini yapar mısınız?

Soru Allahı İnkar Etmek

"Allah'ı inkâr etmek, kâinatı inkâr etmek kadar akıldan uzaktır. Umum değil, belki ekser insanlarda dahi vukuunu akıl kabul etmez. Kâfirler Allah'ı inkâr etmiyorlar, yalnız sıfâtında hata ediyorlar." (Şualar)

Bazı ateisler "Ben Allah'a inanmıyorum" diyor ve Allah'ı inkar ediyor, yukardaki cümleyi nasıl anlayabiliriz?

Soru Her Bir Fen Allahtan Bahseder

Her bir fen lisanı mahsusuyla Allah'tan nasıl bahseder? Mesela matematik ve fizik Allah'tan nasıl bahseder?

Soru Allah ve Peygamberler Hakkında Vesvese

Şeytan bazen şöyle bir vesvese veriyor. "Peygamberleri biz görmedik o halde yaşamamış olabilirler. Peygamberler yoksa Allah da yok" diyor. Buna karşı nasıl cevap verilebilir.

Soru Allahın Varlığı Hakkında Vesvese

İçimden bir ses, yaratıcı var diyor. Bir ses de yok diyor. İkisini de tam anlayamıyorum. İkisini de ispat edemiyorum. Uzun süredir bu durum devam ediyor. Bu yüzden çok sıkılıyorum. Ne yapmam lazım. 

Soru Tevhidle İlgili Risale

Tevhid konusunu risalelerden, mütalaa ederek en güzel şekliyle anlayabileceğimiz sırasıyla 3 farklı yer söyler misiniz?

Soru İki Sadık Şahid

"Semâvât tabakalarını bir defter sahîfesi gibi açıp, kapayıp toplayan Zât-ı Zülcelâl’in elindeki kitâb-ı mübînin mühim ve ince mes’elelerini okumak nerede?" Burada ne anlatılmak isteniyor, hitap edilen kişi kimdir?

Soru Azamet ve Kibriya

Azamet ve kibriya neden lüzumlu bir perdedir? Akıl ile ihata ve kalb ile görmeye mani ve tam marifete neden sed çeker? Ve neden marifette ve imanın inkişafında hadsiz mertebelerin bulunmasına sebeptir? Ve neden marifetullahta terakki ettirmeye cazibedar bir ihticab-ı kudsîdir, Yoksa, hiçbir cihetle inkâr ve nefye sebep olamaz mı? Azamet bir vesile-i ihticab olduğu gibi, azametten neş’et eden ve azametin bir nevi ünvanı ve diğer bir sureti olan şiddetü’z-zuhur dahi bir vesile-i ihtifâ ve ihticab olması nasıl izah edilebilir?