Kategori Fıkıh Kategori

Ek Soru Soru

Kadınlarla Tokalaşmak

Namahrem olan kadınlarla erkeklerin tokalaşması caiz midir. Yoksa el zinası mıdır. Bilgi verir misiniz?

Cevap Cevap

Mahrem olmayan kadına bakmak, onlara dokunmak veya tokalaşmak mutlaka haramdır. Peygamber(sav)e biat eden kadınlar dediler ki: "Ey Allahın resülü, bait ederken elimizi tutmadınız. Peygamber (sav) kadınların elini tutup tokalaşmam, buyurdu. (1)  Hazreti Aişe (ra)biat ile ilgili şöyle buyurdu: Allaha yemin ederim ki Resülüllah’ın eli bir kadının eline dokunmadı. Sadece sözle onlardan  biat aldı. (2)

Peygamber(sav) şöyle buyurdu: "Sizden biriniz, başına iğne ile dürtülmesi kendisi için helal olmayan  bir kadına dokunmaktan daha hayırlıdır.."

İslam dini ,kadınla tokalaşmayı yasaklamakla kadını tezyif etmiyor. Bilakis şerefini kurtarıyor. Kötü niyetli kimselerin şehvetle el uzatmalarına mani oluyor. ( geniş nilgi için bakınız: Halil Günenç, günümüz meselelerine fetvalar çilt 2,s.170)

İslam fıkıh ansiklopedisinde ise konu şu şekilde geçmektedir:

Yabancı kadınla tokalaşmak caiz değildir. Bu hususta ihtilaf da yoktur. Peygamber (sav) şöyle buyuruyor: "Kendisi için yol olmadığı halde bir kadının elini elleyen (tokalaşan) kimsenin eline kıyamet günü bir kor konulacaktır. Bu durum mahlukat arasındaki hüküm bitinceye kadar devam edecek."

Ancak Hanefi mezhebinde arzu edilmeyecek kadar yaşlı olan kadınla tokalaşmakta beis yoktur. Zira hz. Ebu bekir (ra) halife olduğu sırada sütannesinin mensub olduğu kabilelere gider ve yaşlı kadınlarla tokalaşırdı. Hz. Zübeyr (ra) de Mekke'de hastalanınca kendisine yardım edip işini görmek için yaşlı bir kadın hizmetçi tutmuştu. O yaşlı kadın ayaklarını ovalar, saçı bitlenmesin diye onu kontrol edip ayıklıyordu (Serahsi).

Kadın yaşlı olmadığı takdirde onu hizmetçi veya sekreter olarak çalıştırıp onunla yalnız kalmak caiz değildir, haramdır. Peygamber (sav) şöyle buyuruyor: "Bir erkek kendisiyle mahremiyeti olmayan bir kadınla beraber kalmasın. Onların üçüncüsü mutlaka şeytandır" (Serahsi).3

Kaynak:

1-Ahmed bin Hanbel, Nesai, İbn-i Mace

2-Müslim

3 -İslam fıkıh ansiklopedisi

ZİNA ÇEŞİTLERİ 

وعن أبي هريرة رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال

كتب على ابن آدم نصيبه من الزنا فهو مدرك ذلك لا محالة العينان زناهما النظر والأذنان زناهما الاستماع واللسان زناه الكلام واليد زناها البطش والرجل زناها الخطى والقلب يهوى ويتمنى ويصدق ذلك الفرج أو يكذبه

رواه مسلم والبخاري باختصار وأبو داود والنسائي

وفي رواية لمسلم وأبي داود واليدان تزنيان فزناهما البطش والرجلان تزنيان فزناهما المشي والفم يزني فزناه القبل

20) Ebu Hureyre (ra)’den, Hz. Peygamber (asv)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

Ademoğluna (iradesiyle yapacağı) zinadan nasibi yazıldı. Şüphesiz o buna erişecektir. Gözlerin zinasıbakmaktır. Kulakların zinası (fuhşiyatla ilgili şeyleri) dinlemektir. Dilin zinası konuşmaktır. Elin zinası tutmaktır. Ayağın zinası (fuhuşla ilgili yerlere doğru) yürümektir. Kalb arzu ve temenni eder, tenasül aleti ise bunu ya tasdik eder, ya da yalanlar.”

Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesei

EL ZİNASI 

وعن معقل بن يسار رضي الله عنه قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم

لأن يطعن في رأس أحدكم بمخيط من حديد خير له من أن يمس امرأة لا تحل له

رواه الطبراني والبيهقي ورجال الطبراني ثقات رجال الصحيح

21) Ma’kıl b. Yesar (ra)’den, Hz. Peygamber (asv)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

Sizden birisinin elinin, kendisine helal olmayan bir kadının eline değmesindense, onun başına demirden bir milin sokulması,onun için daha hayırlıdır”.

Taberani, Beyhaki (Taberaninin ravileri sika ve hadis sahihtir)

GÖZ ZİNASI

قل للمؤمنين يغضوا من أبصارهم ويحفظوا فروجهم

(Resulüm!) Mümin erkeklere söyle: Gözlerini haramdan çeksinler ve ırzlarını korusunlar. Bu onlar için daha temizdir. Şüphe yok ki Allah onların yaptıklarından haberdardır.

Nur: 30

إن السمع والبصر والفؤاد كل أولئك كان عنه مسؤولا

Hakkında bilgi sahibi olmadığın birşeyin ardına düşme. Çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan mesuldür.

Isra: 36

يعلم خائنة الأعين وما تخفي الصدور

Allah gözlerin hainliğini de bilir, gönüllerin gizlediğini de.

Gafir: 19

إن ربك لبالمرصاد

Şüphe yok ki Rabbin (her an) gözetleme yerindedir.

Fecr: 14

عن عبد الله بن مسعود رضي الله عنه قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم يعني عن ربه عز وجل النظرة سهم مسموم من سهام إبليس من تركها من مخافتي أبدلته إيمانا يجد حلاوته في قلبه

رواه الطبراني والحاكم من حديث حذيفة وقال صحيح الإسناد

22) Abdullah b. Mes’ud (ra)’den, Peygamber (asv)'in Rabbi Azze ve Celle’den naklen şöyle dediği rivayet edilmiştir:

“(Harama) bakma şeytanın zehirli oklarından bir oktur. Kim benden korktuğundan dolayı onu terk ederse, o günahın yerini iman ile değiştiririm ki, onun tatlılığınıkalbinde hisseder”.

Taberani, Hakim

Üstad Bediüzzaman şöyle der:

Suretperestlik, ahlâkı fena halde sarstığı ve sukut-u ruha sebebiyet verdiği şununla anlaşılır: Nasıl ki, merhume ve rahmete muhtaç bir güzel kadın cenazesine nazar-ı şehvet ve hevesle bakmak, ne kadar ahlâkı tahrip eder. Öyle de, ölmüş kadınların suretlerine veyahut sağ kadınların küçük cenazeleri hükmünde olan suretlerine hevesperverâne bakmak, derinden derine hissiyât-ı ulviye-i insaniyeyi sarsar, tahrip eder. (25. sözden.)

وروي عن أبي أمامة رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال

ما من مسلم ينظر إلى محاسن امرأة ثم يغض بصره إلا أحدث الله له عبادة يجد حلاوتها في قلبه

رواه أحمد والطبراني

والبيهقي وقال إنما أراد إن صح والله أعلم أن يقع بصره عليها من غير قصد فيصرف بصره عنها تورعا

23) Ebu Ümame (ra)’den, Hz. Peygamber (asv)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

Bir kadının güzelliklerini görüp, sonra bakışlarını ondan çeviren hiçbir Müslüman yoktur ki, Allah (bundan dolayı) onun için kalbinde tatlılığını hissedeceği bir ibadet (sevabı) yaratmış olmasın.”

Ahmed, Taberani

Beyhaki buradaki görmenin kasıtsız olarak görme olduğunu söylemiştir.

وعن جرير رضي الله عنه قال

سألت رسول الله صلى الله عليه وسلم عن نظر الفجاءة فقال اصرف بصرك

رواه مسلم وأبو داود والترمذي

24) Cerir (ra)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

Resulullah asv’a aniden görmeyi sordum, bana “gözünü çevir” dedi.

وعن أم سلمة رضي الله عنها قالت : كنت عند رسول الله صلى الله عليه وسلم وعنده ميمونة فأقبل ابن أم مكتوم وذلك بعد أن أمرنا بالحجاب فقال النبي صلى الله عليه وسلم : [ احتجبا منه ] فقلنا : يا رسول الله أليس هو أعمى لا يبصرنا ولا يعرفنا ؟ فقال النبي صلى الله عليه وسلم : [ أفعمياوان أنتما ألستما تبصرانه ؟ ]

رواه أبو داود والترمذي وقال حديث حسن صحيح

25) Müm’minlerin annesi Ümmü Seleme (ra) şöyle demiştir:

Peygamber asv’ın yanında Meymune ile beraber oturuyor idik. O sırada (a’ma olan) İbn Ümmü Mektum geldi. -Bu olay hicab emrinden sonra olmuştu-. Peygamber as bize Çekilindedi. Biz; “Ya Resulallah! O a’ma değil mi, bizi ne görür, ne de tanır?” dedik. Peygamber as bize Sizde a’mamısınız, siz onu görmüyor musunuz?” dedi.

Ebu Davud, Tirmizi

وروي عن أبي أمامة رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال

لتغضن أبصاركم ولتحفظن فروجكم أو ليكسفن الله وجوهكم

رواه الطبراني

26) Ebu Ümame (ra)’den, Hz. Peygamber (asv)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

Ya gözlerinizi harama kapatır, zinadan kendinizi muhafaza edersiniz, ya da Allah sizin yüzlerinizi sarartır.”

Taberani

وروي عن أبي هريرة رضي الله عنه قال قال رسول الله صلى الله عليه وسلم

كل عين باكية يوم القيامة إلا عين غضت عن محارم الله وعين سهرت في سبيل الله وعين خرج منها مثل رأس الذباب من خشية الله

رواه الأصبهاني

27) Ebu Hureyre (ra)’den, Hz. Peygamber (asv)'in şöyle dediği rivayet edilmiştir:

Kıyamet gününde bütün gözler ağlayacaktır. Ancak Allahın haram kıldığı şeylere kapanmışgöz, Allah yolunda uykusuz kalan göz ve Allah korkusundan -sineğin başı kadar da olsa- yaş döken göz müstesna.”