Kategori Kader ve Cüz'î İrade Kategori

Ek Soru Soru

Kader Değişir mi

Risalelerde ata kazayı bozar, kaza da kaderi bozar ibareleri geçiyor. Burada bozmak tabiri değişmek manasında anlaşılıyor. Ama kader defteri olan Levh-i Mahfuz değişmez diyoruz?

Cevap Cevap

Burada anlatılan kaderin değişmezliği kanununun asıl olmakla birlikte bazen onun da değişerek bu kanunun istisnalarının olabildiğini nazara vermektir.

Allahu Teala Hazretleri, iradesinin her şeyin üzerinde olduğunu nazara vermek için bazı nadir hadiselerle de olsa Levh-i Mahfuz’da yazılı olan kaderin dışında icraatlarda de bulunur. Yani onun iradesini Levh-i Mahfuz dahi bağlayamaz. Yapacağı her şeyin orada yazılmış olması, bunları iradesiz olarak yapıyor olması manasına gelmez demektir.
Bediüzzaman Hazretleri, bu konuya temas ettiği Rumuzat-ı Semaniye isimli eserinde şu açıklamaları yapar:

“Levh-i Mahfuz'un hadisat-ı zamâniye (zamana bağlı hadiseler) dairesinde bir nüshası olan ve “Levh-i mahv ve isbat” tabir edilen kâbil-i tebdil (değişebilir) bir sahife-i kaderiye (kader sayfası) vardır ki; bazı esbabla (sebeblerle) değiştirilebilir. Nasıl ki hadis-i sahihde varid olmuşki [Bazen bela nazil olur. Karşısına sadaka gibi bir hasane-i mühimme çıkar. Mukabele eder. Bela ref' olur. O kader dahi tahavvül eder (değişir).] Hatta ecel-i mübremden (değişmez ecel) ayrı olan ecel-i muallak (şarta bağlı ecel) geldiği halde bir vesile ile teehür edildiğini (ertelendiğini) bir kısım ehl-i tahkik hükmetmişler.

Hatta Gavs-ı Geylani[ks] birisinin ecel-i mübremi husussunda meşiet-i İlahiyeden (Allah’ın iradesinden) istimdat ve niyaz etmesiyle teehürüne vesile olduğunu ehl-i keşf haber vermişler. İşte bu sırrın bir sırrı ve gaybın sırrı resüllerden başkasına açılmadığının bir hikmeti şudur ki; ta herkes her vakit her şey için Cenab-ı Hakka müracaatında mecburiyetini hissedip iltica etsin. İstesin yalvarsın. Eğer kat'iyetle kendine veya başkasının başına geleni bilse ne yalvarır ne rica eder. Ne de iltica eder. Herkesin muhtac olduğu güneşin çıkması gibi adi görür, Allah'ı unutur.”

Özetle anlatılan şudur: Allah’ın dilemesi her şeyin üstündedir. Faraza kaderde yazıyor bile olsa Allah değiştirebilir. Öyle ise ona yalvarıp dua etmenin önünde hiçbir engel olamaz.
Yalnız burada, kader defterinin değişmesi ile Allah’ın ilminin değişmezliğini karıştırmamak gerekir. Allah’ın ilmi hiçbir şekilde değişmez. O zatı ve sıfatları ile değişmekten münezzehtir.

 
Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder
 
Yorumlar

YorumYaşar Gürt demiş ki:

Ata kazayı, kaza da kaderi bozduğuna göre Cenab-ı Hak kaderde olmayan yazılmayan bir şekilde kaderi değiştiriyor. İrade ve dilemesinin herşeyin üstünde olduğunu gösteriyor. Ve bize hiçbir zaman ümit kesmememizi ve Kadir-i Mutlak olduğunu ve hiçbir kaydın kendinı bağlayamadığını ve herşeyin dizgini kendi elinde olduğunu bize bildiriyor.

YorumEditör demiş ki:

Levh-i Mahfuz'daki yazıların değişmesi çok çok istisna bir haldir. Bu istisnanın hikmeti yukarıda da zikredildiği gibi, Allah'ın iradesini kader defterinin dahi bağlayamayacağını ve herkesin Allah'a ümidle yalvarmasını temin etmektir. Belki bir faydası da Allah'ın veli kullarının Allah katında ne kadar büyük bir değere sahib olduğunu göstermektir. İşte bu mühim hikmetlere binaen, kader levhasında o bilgiler ilmi İlahî'de olandan farklı yazılarak bahsi geçen mühim hikmetlerin anlaşılmasına vesile olmuşlardır. Demek ki Levh-i Mahfuz'da yazılan kainat programının bazı müstesna maddeleri, başlangıçta ilm-i ezelide olandan farklı iken, vakti gelince (Mesela Şeyh Geylanî'nin duasıyla) silinip düzeltilmekte ve ilmi ilâhide olan asıl şekline gelmektedir.

YorumHüseyin Savran demiş ki:

Kader zamanın tümünde ne varsa bilinerek yazılıyor. Gavs-ı Geylani'nin [ks] birisinin ecel-i mübremini erteletmesi de Kaderde vardı. "Şu adam şu vakitte ölecek, fakat Gavs[ks] şu vakitte onun öleceğini anlayıp ecelinin tehiri için niyaz edecek. Allah(C.C.) da kabul edip tehir edecek" gibi bir şey yazıyor olabilir. Hz. Gavs[ks]'ın ne dua edeceği de Kader'de var. Değişen bir şey olmaması lazım değil mi? Belki de Kaderin mahiyetini nereye nasıl yazıldığını tam bilmediğimiz için değişen şeyi kavrayamıyoruz.