Kategori Sosyal Meseleler Kategori

Ek Soru Soru

İslam'da Kendine Güven ve Psikoloji...

Ben çekingen biriyim. Toplum önüne çıkıp konuşmaktan korkuyorum. Ve asosyalim. Aşırı içine kapanık olmasam da takıntılarımdan ötürü sınıfta kitap bile okurken zorlanıyorum. İnsanlarla rahat iletişim kurmam ve çekingenliğimi yenmem için neler tavsiye edersiniz? Risalelerde kendine güven (Özgüven)le ilgili bölüm var mı? İslamın kendine güvene ve kişisel gelişime bakışı nedir? İslama uygun nasıl sosyalleşebilirim?

Cevap Cevap

İlk olarak bir insan çekingen olabilir ancak asosyallik daha farklı ve daha geniş bir kavramdır. Kişinin kendisini asosyal olarak tanımlaması doğru değildir. Çünkü bu tanıyı ancak uzman bir psikolog ya da psikolojik danışman koyabilir.

Takıntılarından dolayı sınıfta kitap okuyamamayı ise ciddiye almalıyız. Psikologlar bir davranışını anlamaya çalışırken bu davranışın altındaki nedene ulaşmaya çalışırlar. Eğer bu takıntının arkasında başka insanların düşüncelerini aşırı derecede önemsemek ve “Acaba ne derler, nasıl karşılarlar?” düşüncesi varsa o zaman ortada çözülmesi gereken bir problem var demektir. Çünkü diğer insanların düşüncesi kişiye ancak fikir verebilir. Ne zamanki diğerlerinin düşüncesi kişinin hayatına yön vermeye başlamışsa kişi artık kendisi olamaz. Başkalarının istediği gibi davranırken kendi kişiliğini yaşayamaz.

Bu noktadaki kişiye düşen görev düşüncesini “Halk ne der?” den “Hakk ne der?”e çevirmektir. Eğer yaptığımız iş Allah rızasına uygunsa gerisi çok önemli değildir. Bu konunun özümsenmesi için İhlas Risalesi’nin ilk düsturu özellikle mütalaa yapılabilir. “Eğer o razı olsa bütün dünya küsse ehemmiyeti yok.” cümlesini başucumuza asabiliriz.  

İnsanın üzerindeki çekingenliği atmasının en önemli yolu olabildiğince sosyal ortama girmektir. Bunu yaparken İslam’ı kaideler asla çiğnenmemelidir. Çekingenliği yenmenin yolu, onu zararlı görüp onunla mücadele etmekle mümkündür. Çekingen tarafının rağmına, kişi onun dediklerinin tersini yapmaya çalışmalıdır. Yani eğer içinizdeki ses “Parmak kaldırma, kitap okuma, söz alma, fikrini söyleme.” diyorsa siz bu sesle savaşmalı her türlü riski göz önüne alarak bildiğinizi yapmalısınız. İlk defasında bu zor olabilir. Bu bir türlü sökemediğiniz vidayı hafifçe çevirmeye başlar. Sıkışmış bir vidayı ilk çevirmede zorlanabilirsin. Ancak azim ve sabır gösterip ısrarcı olursanız vida kısacık bir dönüş yapsa bile yeterlidir. Çünkü ilk hareketten sonra yerinden çıkarılması daha kolay olacaktır.

Eğer çekingenliği yenmek için gerekli kuvveti kendinde bulamıyorsan bu gücü oluşturmak adına tarihimizden kahramanlık öyküleri, risalelerden ise imana kuvvet veren yerleri okuyabilirsin. Başka insanların hayatlarını okumak ruhumuza ilk ateşi verebilir.

İslam Müslüman’ın cesur olmasını ister. Doğru ve hak bildiğini her ortamda savunmasını arzu eder. Ancak bunu yaparken kudreti kendinde görmemeyi, benlik ve enaniyete kapılmamayı da ister. “Kendine güven” den önce der ki “Allah’a güven”. İslami formül şu şekildedir: Allah’a güven, yapacağına inan. Yaparsan O’ndan bil, yapamazsan kendini kusurlu gör. İnanmadığın bir konuda da sana muvaffakiyet verileceğini düşünme.

Kişisel gelişime gelince, insanda var olan potansiyeli açığa çıkaran bunu yaparken de Cenab-ı Hak ile olan irtibatı kuran eğitimler ve kitaplar faydalıdır. İslam nasıl ki bir Müslüman’ın savaş becerilerini öğrenmesine karşı çıkmaz ise, aynı şekilde duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını daha iyi yönetecek becerilere sahip olmasına da karşı değildir. Ancak batılı kaynaklardan gelen kişisel gelişim furyası Allah, kader, Cennet, Cehennem, nefis, şeytan gibi birçok faktör hesaba katmadığından zararlı düşünceler içerebilmektedir. Bu noktada kısaca şunu söyleyebiliriz: İslam inançları ve fikriyatı ile çelişmeyen, onları inkâr etmeyen ve yok saymayan her türlü gelişime dinimiz destek vermektedir.

Teşebbüs cesaretini artırmak adına, risalelerden, Münazarat'ın sonundaki,

"Zindan-ı atalete düştüğümüzün sebebi nedir?" sualine verilen cevabı okumanızı tavsiye ederiz.

 
Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder
 
Yorumlar

YorumBetül Şalcı demiş ki:

Allah razı olsun.. Ne güzel yazmışsınız. Bende çok çekingen biriydim, okul yıllarımda. Okul yıllarımda bunu büyük problem ederdim. Arkadaşlarım daha dışa dönüktü. Ben genelde içime kapanıktım. Ama dediğiniz gibi sorunların üzerine gidince çözülüyor, İstemediğimiz şeylerin üzerine gitmeliyiz. yoksa aşamayız bu tür sorunları. Hala çekingen olduğumu düşünüyorum ama bu kişilik olarak tanımlıyorum.. selam ve dua ile kalın. Allah dualarınızı kabul etsin..

Yorummansur ... demiş ki:

Maşaallah, her konunun İslami açıdan düşünülüp bunun acaba doğrusu "müslümancası" nedir diyebilmek ne güzel! Ne güzel bir din ve onun ne güzel mensupları...