Kategori Risale-i Nur Kategori Risale-i Nur’un Hususiyetleri Kategori Üstad Bediüzzaman Kategori

Ek Soru Soru

İsevi Ruhanilerle İttifak

Bazı kimseler Risale-i Nurlardan: "Ahirzamanda isevilerin hakiki dindarları ehl-i Kur'ân ile ittifak edip müşterek düşmanları olan zındıkaya (Allah'ı inkâr edenlere) karşı dayanacaklarıdır" gibi cümleleri göstererek Üstad Bediüzzaman'ın dinler arası diyaloğu savunduğunu iddia ediyorlar. Bu iddia doğru mudur?  

Cevap Cevap

Risale-i Nur'un hiç bir yerinde "Dinler arası diyalog" gibi bir tabir geçmemektedir. Üstad'ın Risalelerde geçen ifadelerine dikkat edilirse, ortak düşman olan dinsizliğin saldırısının şiddetlendiği bir dönemde bazı samimi hristiyanlarla  -tartışmalara girmeyip- mümkün olsa aynı hedefe karşı mücadele edebilmekten bahsettiği açıkça anlaşılmaktadır. Resul-ü Ekrem Efendimiz de (asm) bazı müşrik kabilelerle ortak düşmanlarına karşı ittifaklar yapmış idi. Bunda İslâmî açıdan bir problem yok. 

Problem onlarla ittifak yapacağız derken İslâm'ın reddettiği eylem ve söylemlere girmektedir. Yani aradaki ilişki veya diyaloğun nasıl yapıldığıdır önemli olan! Ayrıca kimlerle yapıldığı da önemlidir. Üstad'ın tanımladığı grup dinsizliğe karşı mücadele eden Hristiyanlardır. Yani adı Hristiyan ama, dinsizlik umrunda olmayan insanların kasd edilmediği çok açıktır.

Üstad "Hristiyanlık da hak bir dindir" veya "Muhammedurresulullah demeseler de olur" gibi İslam'a zıt hiç bir şey söylemiyor. Aksine:

"Kelime-i şehadetin iki kelâmı ("la ilahe illallah" ve "Muhammedurresulullah") birbirinden ayrılmaz, birbirini isbat eder, birbirini tazammun eder, biri birisiz olmaz. Madem Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm Hâtem-ül Enbiya'dır, bütün enbiyanın vârisidir; elbette bütün vusul yollarının başındadır. Onun cadde-i kübrasından (büyük yolundan) hariç, hakikat ve necat (kurtuluş) yolu olamaz."  (Mektubat, 26.Mektub, 4.Mebhas, 5.Mesele) diyor.

Üstad'ın 1953'te Fener Rum Patriği Atenagoras'la İstanbul'da yaptığı görüşme onun nasıl bir fikriyata sahip olduğunu çok açık göstermektedir. Şöyle ki:

1953 senesinde Istanbul'un 500. fetih yıldönümünde Patrik Athenagoras ile görüşen Bediüzzaman ona şöyle der: 'Hıristiyanlığın dini hakikîsini kabul etmek,Hazreti Muhammed'i peygamber ve Kur'anı Kerîmi de Kitabullah kabul etmek şartıyla ehl-i necât olacaksınız (kurtuluşa ereceksiniz).' Athenagoras ise cevaben:'Ben kabul ediyorum! ' deyince,Bediüzzaman: 'Pekâlâ,siz bunu dünyanın diğer mânevî reislerine de söylüyor musunuz? ' diye sormuş. Patrik: 'Söylüyorum;fakat onlar kabul etmiyorlar.' diye cevap vermiştir.(Necmeddin Şahiner,'Bilinmeyen Taraflarıyla Bediüzzaman Said Nursî',Nesil Basım Yayın,s.405.)

 

 Ayrıca Bakınız.

http://www.risaleonline.com/soru-cevap/diyalog