Kategori Hadis Kategori Kur'ân-ı Kerîm Kategori Muhtelif Kategori

Ek Soru Soru

İnsanların Çoğu İfadesi

En'am suresi 116 da Rabbimiz "Eğer yeryüzünde bulunan (insan)ların çoğuna uyarsan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar. (Onlar) ancak zanna tâbi' olurlar ve onlar sâdece yalan söylerler." buyurmaktadır. Bu ayetteki "insanların çoğunluğu" cümlesini nasıl anlamak lazım. Halbuki hadiste " ümmetim dalalet üzere ittifak etmez" vs. gibi hadis-i şeriflerle bunu nasıl tevfik edeceğiz.

Cevap Cevap

"Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar. Onlar zandan başka bir şeye tâbi olmaz, yalandan başka söz de söylemezler." (En'am 116)

116-117 Eğer sen yeryüzünde bulunanların çoğunluğuna itaat edecek, uyacak, onlardan hakem yapacak olursan, seni Allah'ın yolundan, şeriatından saptırırlar. Çünkü onlar hükümlerinde ilme, hak delile değil, ancak zan ve vehme tâbi olurlar. Ne inançlarında kesinlik, ne kanunlarında, ölçülerinde haklılık, ne de hükümlerinde isabet bulunur. Ve onlar başka değil, ancak kendi mızraklarıyla ölçer, kişisel, nefsânî ölçü ve tahminleriyle keyiflerine göre hüküm verir, yalan söylerler. Mesela "Allah, beşere bir şey indirmedi" derler, Allah'a ortak ve çocuk isnat ederler, putları ve heykelleri yakınlaşma aracı sayarlar. Haklıyı haksız, haksızı haklı, çıkarırlar, helale haram, harama helal derler. Leşi helal sayarlar, deveyi ve benzerlerini haram ederler. Gerçekte yalnız Rabb'ındır ki, en çok bilen O'dur. Yolundan sapanı bilir. Doğru yolda gidenleri en iyi bilen de O'dur. (Hak Dini Kuran Dili)

Enam suresindeki bu ayet tahlil edildiğinde burada ümmet ifadesi geçmemekte "yeryüzünde bulunanların çoğu" ifadesi kullanılmaktadır. Şimdi yeryüzünde bulunan 7 milyardan fazla insan düşünüldüğünde İslamiyeti yaşayan Müslümanlar hariç geriye kalanların doğru yolda olmadıkları anlaşılmaktadır ki bu da yeryüzünde yaşayan diğer insanların çoğunlukta olduğunu göstermektedir. 

"Ümmetim dalalet üzere ittifak etmez hadisine gelince"

Hz. Enes (ra) anlatıyor, Resullullah (asm) buyurdular ki, “Ümmetim dalalet (batıl) üzerine toplanmaz. Öyleyse bir ihtilaf görünce, size çoğunluğu iltizam etmenizi tavsiye ederim.”

Açıklama;

İslam uleması ümmetin dalalette ictima etmeyeceğini bildiren hadisi, pek çok meselenin hallinde umumi bir prensip yapmıştır. Mesela ihtilaflı meselelerde ulemanın ekseriyetinin ittifak ettiği görüşün, sevaba makrun (ulaşmış, yakın) olduğu kabul edilir. (Kütüb-ü Sitte)

Sevad-ı Azam Hakkında;

 İbn-i Hacer “hak ve istikamet üzere giden ümmetin ekseriyeti” 

Celâleddin-i Suyûtî “doğru yolda gitmek üzere birleşen ümmetin ekseriyeti” 

Hadis-i Şerifte geçen "Sevad-ı Azam" ifadesini İslam Alimleri hak ve istikamet üzere giden İslam Ümmeti şeklinde tanımladıkları gibi Sevad-ı Azamı İslam Alimleri olarak tanımlayanlar da olmuştur.

Onun için Ümmetin hak ve istikamet olanları batılda ve dalalette ittifak etmez. Fakat yeryüzündeki insanların ekseriyeti batılda ittifak edebilirler ki şimdiki dünya buna delildir.

Üstadımız da bu konuda şöyle buyurmuştur:

 "Sevâd-ı âzama ittibâ edilmeli. Ekseriyete ve sevâd-ı âzama dayandığı zaman, lâkayt Emevîlik, en nihayet Ehl-i Sünnet cemaatine girdi. Adetçe ekalliyette kalan salâbetli Alevîlik, en nihayet az bir kısmı Râfızîliğe dayandı.'' ( Hutbe-i Şamiye)