Kategori Ölüm-Kıyamet-Ahiret Kategori

Ek Soru Soru

İnsanın kemalatı ve ahiret ilişkisi

 'İnsanın tüm kemalatı bekaya tabidir' cümlesini açıklarmısınız?

Cevap Cevap

 

Yüce Allah kendisini bulup bilmesi ve iman etmesi için insanı dünyaya göndermiş ve bütün varlıklardan daha donanımlı bir şekilde yaratmıştır. Türlü türlü yetenekler, duygular yüklemiştir. Çekirdeğin ağaçtaki bütün özellikleri içinde barındırması gibi insan da alemin özelliklerini taşımakla bir çekirdek vaziyetini almıştır. İnsanın kabiliyetleri ve duyguları, dünya ve ahret saadetinin anahtarıdır. Hem bu dünyada gelişip ahrete layık bir vaziyet alacaktır. Eğer baki bir alem olmazsa saadetin menbaı olan bu duygular ve istidatlar, insanın acılar içinde hayatını sürdürmesine sebeb olurlar. Mesela: Şefkat insan için özellikle annelere, yavruları için verilen büyük bir nimettir. Şefkat vasıtasıyla çocuğunu büyütür, terbiye eder. Onun her türlü sıkıntısına katlanır. Sabreder. Gerekirse hayatını bu duygudan dolayı evladına feda eder. Eğer ahiret olmazsa bu şefkat hissi insanları, özellikle yavrulu mahlukatı her daim azap içinde bırakır. Çünkü kavuşmamak üzere bir ayrılığı, yok oluşu hiçbir şefkat hazmedemez. Kaldıramaz. Mesela: Etrafımızdakileri sevmemize sebeb olan sevgi ve aşk duygusu. Eğer ahret olmazsa sevdiklerimizin ölümle yok olmaları, ilgili olduklarımızdan, sevdiklerimizden, hatıralarımızdan sürekli bir ayrılık duygusu, hiçbir zaman kavuşmama endişesi aşk duygusundan alınan cüzi lezzeti paramparça edecektir. Mesela: Her şeyin doğrusunu yanlışından, hakkı batıldan, güzeli çirkinden, doğruyu eğriden, adaleti zulümden ayıran akıl duygusu ahretin olmamasıyla veya gelmemesiyle her daim azap veren bir alete döner. Çocuklar kaybettikleri şeylerden gelen üzüntülerini tekrar kavuşma düşüncesini veren cennet fikriyle giderebilirler. Gençler kabaran duygularını cehennem fikriyle teskin edebilirler. İhtiyarlar ellerinden kaçırdıkları gençlik, sıhhat, ahbab ve bütün güzelliklerden gelen ızdırapları baki bir aleme inanmakla, cenneti bilmekle, sürekli bir gençliğe tekrar kavuşmak düşüncesiyle göğüsleyebilirler. Dindirebilirler. Demek ki insandaki bütün duygular, duyular, kabiliyetler baki bir alemle yeşerir, hakiki sünbül verir, saadetin menbaı olur. Kemalatın madeni olur