Kategori İnsanın Mahiyeti Kategori Dünya Hayatı Kategori Yaratılış Sırları Kategori

Ek Soru Soru

İnsandaki Hayvani Niteliklerin Hikmeti

En şerefli mahluk olarak yaratılan insanda küçük ve büyük abdest gibi hayvanlarla bazı ortak özelliklerin olmasının hikmeti nedir?

Cevap Cevap

İnsan, kâinat ağacının bir misali, örneği ve fihristi olduğu için kâinattaki varlıkların özelliklerini de üzerinde gösterir. Çünkü çekirdekte ağacın bütün özellikleri vardır. Bunun gibi insan da kâinatın en güzel ve nihai meyvesi ve çekirdeğidir. Mesela kâinatta bulunan elementlerin hepsi insanda vardır. Ağaçlar, insanda kıllara benzer. Akarsular, damarlara benzer. insandaki kuvve-i hafıza, levh-i mahfuzu andırır. Hayal, alem-i misale örnektir. Nefis, şeytanları, temsil ettiği gibi; vicdan da melekleri temsil eder. İşte bunlar gibi, insanın hem nebati(bitkisel,) hem hayvani, hem de meleki bir yönü de vardır. Bundan dolayı hayvanlarla bazı ortak hallerimiz vardır.

Cenab-ı Hak, kainatta hikmetiyle iş görür. Yarattığı mahlukatın herbirinde türlü türlü maslahatlar, gayeler, neticeler vardır. Bazen bir şeye bin vazife takar. Böylelikle bize isim ve sıfatlarının yüceliğini izhar eder.

İnsan rızka muhtaç halde yaratılmıştır. Aciz ve zayıf yaratılmıştır. Devamlı bir surette ihtiyaç sahibidir. Hemen hemen hergün yemek ve içmek fiili fıtratına yerleştirilmiştir. Ta ki bu suretle Cenab-ı Hakk'ı bilsin,tanısın ve sevsin. Bu sebeple kendisine çeşit çeşit nimetler gönderiliyor.

Boşaltım sistemi; zahiren çirkin bir fiilmiş görünse de insan vucudunun hayatın devam ettirebilmesi için Cenab-ı Hakk tarafından kurulmuş bir mekanizmadır. 

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, İmam-ı Gazalî’nin bir sözünü şöyle nakleder:

Nihayet derecede hüsün ve cemalleri (güzellikleri) bulunan esma-i hüsnanın güzel cilveleriyle, kâinatın herbir nev'i, hattâ herbir ferdi, kabiliyetine göre öyle bir hüsne (güzelliğe) mazhar olmuşlar ki; Hüccet-ül İslâm İmam-ı Gazalî demiş: "Daire-i imkânda bu mükevvenattan daha bedi' daha güzel yoktur." Yani bu kâinattan daha güzeli ihtimal dâhilinde değildir.

Erzurumlu İbrahim Hakk'ını Tefviz namesinde bu hakikat şu veciz Şiirle anlatılır:(Uzunca olan şiirden bazı kısımlardır.)

Hak şerleri hayreyler
Zannetme ki gayreyler
Ârif ânı seyreyler.

Mevlâ görelim n’eyler
N’eylerse güzel eyler.

Deme şu niçin şöyle
Yerincedir ol öyle
Bak sonuna sabr eyle.


Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler.


Tallâhi güzel etmiş,
Allah görelim netmiş,
Netmişse güzel etmiş…