Kategori Risale-i Nur Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori

Ek Soru Soru

Harekatta Cari Olan bir Hüküm, Zamanda Dahi Cari midir?

Risale-i nurda geçen "İşte zaman, çünkü harekâtın bir rengi, bir levni, yahut bir şeridi hükmünde olduğundan, harekâtta câri olan bir hüküm, zamanda dahi câridir." Kader ile ne gibi bir bağlantısı vardır, izah eder misiniz?

Cevap Cevap

Şimdi iki şahıs farz ediyoruz. Biri, saati sayan ibreye binmiş gibi, o ibrenin harekâtına göre temâşâ ediyor. Diğeri, âşireleri sayan ibreye binmiş gibi. Bu iki şahsın zaman-ı vâhidde müşâhede ettikleri eşyâ, saatimizle arzın medâr-ı senevîsi nisbeti gibi, meşhûdâtça ince farkları vardır. İşte zaman, çünki haraekâtın bir rengi, bir levni yahud bir şeridi hükmünde olduğundan, harekâtta cârî olan bir hüküm, zamanda dahi cârîdir.”

31. Söz miraç risalesinde geçen bu cümlenin siyak ve sibakına bakılacak olursa “kader bahsiyle” direk bir bağlantısı olmadığı görülecektir. Bu cümle “Peygamberimizin(sav) miraçta, kısa bir sürede binler senelik mesafeyi gezip gelmesi mümkün müdür?” sorusuna üstadımızın verdiği cevapta geçmektedir. Üstadımız, çok kısa bir sürede çok uzun mesafelerin kolayca kat edilebileceğini anlatmaktadır. 

Fakat cümlenin geçtiği yerin konu ile bağlantısını anlamak isterseniz aşağıdaki açıklamayı okuyabilirsiniz;

Zamanın hareketten bağımsız olmadığını, zamanın hareketle ölçülebileceğini ifade etmektedir. Nasıl ki her cismin ve varlığın kendine göre hareket kabiliyeti değişebiliyorsa, zaman kavramı da cisimlere göre değişebilir. Her varlığın hareketi farklı değerlerle ölçülebiliyorsa aynen her varlık için zaman kavramı da değişebilir. Çünkü zaman izafidir. Tek düze bir zaman kavramı yoktur, bu değişebilir. İşte hareket nasıl farklılaşabiliyorsa ona bağlı olarak zamanda farklılaşabilir.

İnsan ışık hızına yaklaştıkça zaman onun için yavaşlar. Yani hareket ve hız arttıkça zaman durma noktasına gelir. Evet zaman bizim için çok yavaş akmaya başlar, fakat biz bunu fark edemeyiz. Biz hareketin tesiri altında kaldığımızdan dolayı kendimizi sanki normal zaman akışı içinde hareket ediyormuşuz gibi görürüz. Fakat dışarıdan bizi gözlemleyen birine göre durum farklılaşır. Çünkü bizim için normal zaman akışı, bizi dışarıdan gözlemleyen birine göre çok daha yavaştır. Biz ışık hızında hareket ettiğimiz için, o gözlemciye göre bizim zamanımız çok yavaş ilerler. Biz, o gözlemciye göre daha geç yaşlanırız. Bilim adamlarının yapmış olduğu bir deney bunu ispatlamıştır. Aynı anda ayarlanan iki atom saatinden biri yerde sabit bırakılmış. Diğeri ise jet uçağı ile dünyanın çevresinde yüksek hızda tur attırılmış. Sonra yüksek hızda hareket ettirilen saatle yerde bulunan saat arasında bir fark olduğu gözlemlenmiştir. Burada Einstein’ın meşhur ikizler paradoksunu inceleyebilirsiniz. İşte tüm bu verilerden yola çıkılarak şöyle denilebilir “Peygamberimiz Allah’ın izni ve iradesi ile hareket ve zaman ona musahhar edilmiş. Bizim için binlerce yıl sürebilecek mesafeleri zaman onun için yavaş ilerlediği için çok kısa zamanda gezip gelmiştir. Bizim için zaman akarken(yani zaman bizim için hızlı akarken veya normal seyrinde ilerlerken) "O" nun (sav) için durma mesabesine gelmiştir. Allah (c.c) cisimlere nasıl farklı hareket kabiliyetleri vermişse zamanı da şahıslara göre farklı bir şekilde işlettirebilir.

En iyisini Allah bilir.