Kategori Kur'ân-ı Kerîm Kategori Muhtelif Kategori

Ek Soru Soru

Göklerin ve Dağın Emaneti Kabul Etmemeleri

“Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik. Hepsi de onu yüklenmekten kaçındı ve ondan korktu. İnsan ise onu yüklendi. Gerçekten insan çok zalim, çok cahildir.” Ahzâb Sûresi, 33:72. Ayet-i Kerimede geçen "Hepsi de onu yüklenmekten kaçındı ve ondan korktu." Göklerin dağın tercih hakkı var mı?

Cevap Cevap

Gerçi semavat ve arz Allah'ın emirlerini isteyerek kabul ettiklerini fakat başkasının hukukunu yüklenmek manasını ifade eden emanet kendilerine arz edildiğinde çekindiklerini Kur'an bize haber veriyor.

 Bu kanuda tefsirlerde uzun izahlar yapılmış. Özet olarak şu üç yorum öne çıkıyor:

1. Bu ifade emanetin büyüklüğünü ifade için kullanılmış bir temsildir. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de bu tür temsiller çokça kullanılmıştır. Yani insanın yüklendiği emanet o kadar büyük ve ağırdır ki, semavat, arz ve dağlar onu yüklenemediler. Burada insanın sorumluluğunun büyüklüğü nazara veriliyor.

2. Cenab-ı Hak emaneti teklif ettiği zaman semavat, arz ve dağlara bu teklifi anlayacak bir şuur vermiş daha sonra onlardan bu şuuru geri almıştır.

3. Semavat, arz ve dağlarda şuur olmadığını nereden biliyoruz? Biz anlamasak da onların bu teklifi anlayacak, tercihde bulunacak bir irade ve şuurları vardır.

Üstadımız da Lemaat'da "bazılarının zannınca meyyit olan küremiz ki bence haydır" ifadesinde bu ihtimali nazara alıyor gibi. Bununla birlikte üstad hazretleri diğer ihtimalleri de ihtimal dışında görmüyor. Mesela: Cemadatda lezzet nasıl olur? sualinin cevabında: "Eğer hayat-ı umumiyeden hissedar iseler lezzet onlara aitdir. Değilse müekkel melaikeye aitdir." ifadesinde camid gördüğümüz mahlukatın hayattar olabileceğini hatta lezzet aldığı ihtimalini nazara veriyor. Ancak hayatdar olmadığı düşüncesini de ihtimal dışında görmüyor. Emaneti teklif meselesine de bu nazarla bakılıp yukarıda sayılan üç ihtimale göre değerlendirilebilir.