Kategori Risale-i Nur Talebeliği Kategori

Ek Soru Soru

Ezber

Risale-i Nuru ezberlememizin maksadları ve faydaları nelerdir? Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi (r.a) Risale-i Nuru ezberlememiz hakkında neler söylemiştir?

Cevap Cevap

Bilindiği gibi, İslam tarihi boyunca medreselerde ezber üzerinde çok durulmuştur. Bütün büyük İslam âlimlerinin, Kur’an ve hadis ezberinin yanında bazı mühim gördükleri risale ve metinleri ezberledikleri tarihen bilinen bir vakıadır. Üstad Bediüzzaman Hazretleri de ilk talebelik yıllarında 90 cild kitabı ezberlediğinden bahseder.

Ezber yapılan bir risale;

1- İnsanın ruhuna daha esaslı bir surette nakşolur ve bu sayede kuvvetli bir iman ve güzel bir ahlak kazandırır. Üstad hz. yaptığı ezberlerin ruhuna nakşolmasına dair Barla Lahikası’nda şöyle anlatır:

“Hatt (yazı) bilse idim, hatt'a itimad edip, mesail (meseleler) ruhta kararlayarak nakşedilmeyecekti. Eskiden hangi ilme başladım, hattım olmadığı için (ezberleyerek) ruhuma yazardım. Fevkalâde bir meleke ihsan edildi.”  (Üstad Hazretleri yazı yazmakta çok zorlanırdı.)

2- O bilgiyi her gerektiğinde rahatlıkla kullanarak, başkalarının imanına daha güzel hizmet eder.

3- Ezberlediği cümleler, konuşma kabiliyetini geliştirerek, kişiye fesahat ve belağat kazandırır.

4- Önceden hafızasını, Üstad’ın tabiriyle yakılacak odunlar nev’inden bir sürü muzır malumatla doldurmuş iken, âdeta nurlarla doldurmuş ve manen temizlemiş olur.

5- Ezberlenen risaleler, iman esaslarına dair Kur’anî dersler olduğu için, inşaallah kabirde sual meleklerine o kıymetli bilgilerden cevap vermek Allah’ın rahmetinden ümid edilir. Denizli hapsinde iken şehid olarak vefat eden rahmetli Hafız Ali abi hakkında Üstad Bediüzzaman şu müjdeyi vermiştir:

“Sarf ve Nahiv ilmini okuyan bir medrese talebesinin vefat edip, kabirde Münker ve Nekir'in: "Men Rabbüke", "Senin Rabbin kimdir?" diye suallerine karşı, kendini medresede zannedip Nahiv ilmi ile cevab vererek: "(Men) mübtedadır. (Rabbüke) onun haberidir; müşkil bir mes'eleyi benden sorunuz, bu kolaydır." diyerek, hem o melaikeleri, hem hazır ruhları, hem o vakıayı müşahede eden orada bulunan bir keşf-el kubur velisini (kalb gözüyle kabirdekilerin hallerini görebilen bir veliyi) güldürdü ve rahmet-i İlahiyeyi tebessüme getirdi; azabdan kurtulduğu gibi,

Risale-i Nur'un bir şehid kahramanı olan merhum Hâfız Ali, hapiste Meyve Risalesi'ni kemal-i aşkla yazarken ve okurken vefat edip kabirde melaike-i suale mahkemedeki gibi Meyve hakikatları ile cevab verdiği misillü; ben de ve Risale-i Nur şakirdleri de, o suallere karşı Risale-i Nur'un parlak ve kuvvetli hüccetleriyle istikbalde hakikaten ve şimdi manen cevab verip onları tasdike ve tahsine (beğeniye) ve tebrike sevk edecekler inşâallah.”

Ezberin daha burada sayamadığımız başka pek çok faydaları vardır. Bu yüzden Nur Talebeleri ezber üzerinde önemle durmaktadırlar.

Üstad Bediüzzaman Hazretleri’nin ezberi tavsiye eder mahiyette, Risale-i Nur’da geçen çok açık bir emri olduğunu bilmiyoruz. Fakat, Rumuzat-ı Semaniye’de geçen şu tavsiyesi, ancak ezber yapmakla hakkıyla yerine gelmiş olur:

“Dokuzuncu hakikat (Altıncı Hüccet-i İmaniye), Onuncu Sözün (Haşir Risalesi’nin) en kuvvetli, en parlak, en mülzim burhanlarından (susturucu delillerinden) olduğundan ihvanıma (kardeşlerime) bu hakikati ezber edinceye kadar mütalaa etmelerini tavsiye ediyorum.”

Ezber edinceye kadar’ tavsiyesi ancak bunu ezber edince yerine gelebilir.

Ayrıca Üstad’ın talebelik hayatında 90 cilt kitabı ezberine alması ve sonra bütün ömrü boyunca kıymetli gördüğü her şeyi hafızasına aldığını beyan etmesi*  Nur Talebelerini ezbere teşvik eden unsurlardan olarak sayılabilir.

* Tırnak kadar kuvve-i hâfızaya mâlik bir adamın kafasında, doksan kitabın kelimatı yazılmış. Ve üç ayda, her günde üç saat meşgul olarak, hâfızasının sahifesinin yalnız o kısmını ancak tamam edebilmiş. Aynı adam, seksen sene ömründe gördüğü ve işittiği ve merakını tahrik eden ve ona hoş gelen manaları ve kelimeleri ve suretleri ve savtları o tırnak kadar kuvve-i hâfızanın sahifesinde istediği vakitte müracaat edip bir büyük kütübhane kadar bütün mahfuzatının aynı şeylerini orada bütün istediklerini mevcud ve muntazam yazılmış ve dizilmiş görüyor. (Emirdağ Lahikası)

 
Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder