Kategori Diriliş (Haşir) Kategori

Ek Soru Soru

Düşen Bebeklerin Ahirette Dirilmesi

Doğumdan önce düşen veya ölen bebeklerin ahirette dirilmesi için kaç aylık olmaları gerekir?

Cevap Cevap

Ana rahmindeki cenine, kaç gün sonra ruh üflendiğine dair bazı hadislerden kırk gün mü, yoksa üç kırk, yani yüz yirmi gün mü (dört ay) olduğu hususunda ihtilaf edilmiştir. Bu konudaki meşhur bir hadis-i şerif şöyle der:

“Sizin her birinizin yaratılışı annesinin karnında kırk günde derlenip toparlanır. Sonra böylece alaka olur. Sonra böylece mudğa olur. Sonra Allah (cc) bir melek gönderir ve ona dört sözle emre¬der: Amelini yaz! Ecelini yaz! Said mi, şaki mi olduğunu yaz! Sonra da ona ruh üflenir.” (Buhari)

Yüz yirmi de olsa, kırk da olsa hakikatini Allah bilir. Eğer düşen cenin ruh üflendikten sonra düşmüş ise ahrette haşrolacaktır. Çünkü ruh kesinlikle bakidir. Yok olması mümkün değildir. Ruhun katiyen baki olduğunu Üstad Bediüzzaman Beka-i Ruh bahsinde şöyle açıklar:

“Ruhun fenası, ya tahrib ve inhilal iledir. O tahrib ve inhilal ise, vahdet yol vermez ki girsin, besatet bırakmaz ki bozsun. Veyahut i'dam iledir. İ'dam ise Cevad-ı Mutlak'ın hadsiz merhameti müsaade etmez ve nihayetsiz cûdu bırakmaz ki, verdiği nimet-i vücudu o nimet-i vücuda pek müştak ve lâyık olan ruh-u insanîden geri alsın.” (29. Söz)

Yani ruh;
1- Parçalardan oluşmadığından bozulup dağılarak kaybolması mümkün değildir.

2- Allah’ın onu yokluğa göndermesi de mümkün değildir. Çünkü onu nihayetsiz cömertliği verdiği varlık nimetini insan ruhundan geri almaz.

Buluğa ermeden vefat eden çocuklar hakkındaki hüküm ise, düşükler için de geçerlidir. Bu konuda da Üstad şu tesbitlerde bulunur:

“Kur'an-ı Hakîm'de ‘Viladnun Muhalledûn (ebedileştirilmiş çocuklar)’ sırrı ve meali şudur ki: Mü'minlerin kabl-el büluğ vefat eden evlâdları, Cennet'te ebedî, sevimli, Cennet'e lâyık bir surette daimî çocuk kalacaklarını.. ve Cennet'e giden peder ve vâlidelerinin kucaklarında ebedî medar-ı sürurları olacaklarını.. ve çocuk sevmek ve evlâd okşamak gibi en latif bir zevki, ebeveynine temine medar olacaklarını.. ve herbir lezzetli şey'in Cennet'te bulunduğunu.. "Cennet tenasül yeri olmadığından, evlâd muhabbeti ve okşaması olmadığı"nı diyenlerin hükümleri hakikat olmadığını.. hem dünyada on senelik kısa bir zamanda teellümatla karışık evlâd sevmesine ve okşamasına bedel safi, elemsiz milyonlar sene ebedî evlâd sevmesini ve okşamasını kazanmak, ehl-i imanın en büyük bir medar-ı saadeti olduğunu şu âyet-i kerime ‘Vildânun muhalledûn’ cümlesiyle işaret ediyor ve müjde veriyor.” (17. Mektub)

Aynı mevzuya dair Hz. Üstad, çocuklardan ibadet edenler ile etmeyenleri ayırarak vefatından önce ibadete başlamış ise, cennette büyüyüp diğer ehl-i cennet gibi 33 yaşına geleceğini şöyle ifade eder:

“Bir kısım eski tefsirler demişler: "Cennet'te çocuktan gayet ihtiyara kadar herkes otuzüç yaşında olacak." Bunun hakikatı Allahu a'lem şu olacak ki: Sarih âyet ‘vildânun’ tabiri ifade eder ki, feraiz-i şer'iyeyi (dinin farzlarını) yapmaya mecbur olmayan ve mesnuniyet (sünnet olmak) cihetiyle de yapmayan ve kabl-el büluğ (büluğdan önce) vefat eden çocuklar Cennet'e lâyık ve sevimli çocuk olarak kalacaklar.

Fakat şer'an yedi yaşına gelen çocuğa namaz gibi farzlara peder ve vâlideleri onları alıştırmak için, teşvikkârane emretmek ve on yaşına girse şiddetle namaz kıldırmak ve alıştırmak şeriatta var. Demek vâcib olmadığı halde, nafile nev'inden yedi yaşından hadd-i büluğa kadar büyükler gibi namaz kılıp, oruç tutan çocuklar, mütedeyyin büyükler gibi büyük mükâfatı görmek için otuzüç yaşında olacaklar…” (Emirdağ Lahikası)

 
Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder
 
Yorumlar

YorumHarun GELGEL demiş ki:

"Allah’ın onu yokluğa göndermesi de mümkün değildir." cümlesi biraz beni düşündürdü. Allah'ın gücü her şeye yeter. İsterse onu yokluğa gönderebilir. Bu mümkündür. Ama rahmeti hikmeti bunu istemez.

Yorummetin çiçek demiş ki:

Allah razı olsun .