Kategori Risale-i Nur Hizmeti Kategori

Ek Soru Soru

Dinler Arası diyalog ve Risale-i Nur Hizmeti

Risale-i Nur'da dinsizliğe karşı dindar Hristiyanlarla ittifak etmek hakkında bazı bahisler var.  Bu açıdan, Nur Talebeleri Hristiyanlarla diyalog meselesine nasıl bakıyorlar?

Cevap Cevap

Gayr-i müslimlerle iyi ilşkiler içinde olmak ve neticesinde onları kazanmaya çalışmak İslamiyet'in ruhunda vardır. Hatta onlara ümmet-i davet denilir. Önemli olan diyaloğu İslami metotlarla, İslam'ın menfaatine ve izzetine münasib bir tarzda ve Allah rızası için yapabilmektir.

Dinsizlik fikri, Hristiyanlarla Müslümanlar'ın ortak düşmanıdır. Bu ortak düşmana karşı ittifakla mücadele edebilmek adına bir diyalog yapılabiliyorsa Bediüzzaman Hazretleri'nin maksadına uygun davranılmış olur.

Fakat "Hristyanlık da hak bir dindir" deniyor veya bu anlama gelecek imalarda bulunuluyorsa bu yanlıştır. Batılı tasdik anlamına gelir.

Sebebli sebebsiz, durduk yerde, "siz batılsınınız" denilmeyebilir. Fakat, batıla hak demek asla İslam'ın üslubu değildir ve olamaz. Üstad Bediüzzaman Hazretleri Mehdi'nin üçüncü vazifesini şöyle izah eder:

"O zâtın üçüncü vazifesi, Hilâfet-i İslâmiyeyi İttihad-ı İslâma bina ederek, İsevî ruhanîleriyle ittifak edip Dîn-i İslâma hizmet etmektir. Bu vazife, pek büyük bir saltanat ve kuvvet ve milyonlar fedakârlarla tatbik edilebilir." (Sikke-i Tasdik)

Bu tabirlerden anlaşılan, Hz. Mehdi (ra) önce ittihad-ı İslam'ı gerçekleştirecek ve İslam hilafetini kuracak, daha sonra İsevîlerle de ittifak kurarak dinsizliği mağlub edecektir ve bunu İslam Devletinin geniş imkânlarıyla ve izzetli makamı ile sağlayacaktır.

Yine Hz. Üstad'ın başka yerlerde yaptığı izahlardan, Hz Mehdi'nin ittifak ettiği Hristiyanların İslam'a girmeye yaklaşmış ve arınmış bir Hristiyanlık olacağı anlaşılmaktadır. Hatta sonunda Hristiyanlığın İslamiyete gireceğini müjdelemektedir. Ahirzaman'da İsa (as)'ın tekrar gelip namazda Hz. Mehdi'ye tabi olmasının, Hristiyanlığın İslam'a tabi olacağına işaret ettiğini de belirtir.

Yani Hristiyanlarla diyalog meselesi, bu diyaloğu doğru zamanda, doğru kimselerle, doğru metotlarla, doğru kimselerin yapıp yapmadığı meselesidir.

Hz. Üstad'ın Hristiyanlarla nasıl bir ilişki içinde olunacağına dair mesajlarını doğru uygulayabilmenin yolu, öncelikle Nur hizmetini doğru anlayıp doğru uygulamaktan geçer.

Nur hizmetinin kendisini doğru anlayanlar elbette diyaloğu da doğru yapacaklardır. Lakin aksi takdirde diyalog da yanlış olacaktır.