Kategori Risale-i Nur Kategori Risale-i Nur Mütalaası Kategori Üstad Bediüzzaman Kategori Allah Kategori Allah’ın Varlığının ve Birliğinin Delilleri Kategori

Ek Soru Soru

Çınar Ağacında Ehadiyeti Görmek

Üstad(ra). Otuzikinci Sözün ikinci mevkifinin, ikinci maksandında şöyle diyor: "Bir zaman ehadiyete dair bir tefekkÜrde bulundugum zaman, odamın yanındaki çınar ağacının meyvelerine baktım...". Yani ehadiyet yoluyla çınar ağacına bakıyor. Üstad, ehadiyet yoluyla çınar ağacına bakınca, bir tane ilah oldugunu nasıl anlıyor?

Cevap Cevap

Hz. Üstadın telif ettiği külliyatına bakıldığında ehadiyeti genel olarak şöyle tarif eder: Ehadiyet, Cenab-ı Hakkın bütün isimlerinin veya ekser isimlerinin her bir varlıkta tecelli etmesine denir. Güneşin ışığıyla, ısısıyla, ışığındaki yedi rengi ve diğer özellikleriyle her bir parlak ve şeffaf varlıkta yansıması ve yanında olması örneğinde olduğu gibi.

İnsanın bütün varlığı kuşatması, tefekkür etmesi, ondaki ilahi sanat eserlerini görmesi ve Allah’a isim ve sıfatlarıyla tanıması oldukça zor olduğundan Yüce Allah merhametinden her bir varlıkta ekser isimleriyle tecelli etmektedir. Her kim her hangi bir varlığa baksa, biraz tefekkür etse Yüce Allah’ı isim ve sıfatlarıyla bulabilecek ve tanıyabilecektir. İşte ehadiyete dair tefekkürde bulunan Hz. Üstad varlıktan bir tanesi olan koca çınar ağacına bakıp Cenab-ı Hakkın isim ve sıfatlarını ağaçta görmektedir. O ağaç ile Yüce Allah’ı tanıyabilmektedir. O ağaç birçok ilahi ismi aksettiren bir ayna hükmüne geçmektedir. Parçanın devamında da buna vurgu yapmaktadır. 

“Dal budak salmış şu koca ağacın içinde dağılma, boğulma; bütün o ağaç bizdedir. Onun kesreti, vahdetimizde dâhildir

“Nasıl ki şu ağacın kesretli dal ve budakları bir tek çekirdekten gelmiş ve şu ağacın san'atkârının icad ve tasvirde vahdetini gösteriyor. Sonra şu ağaç, dal ve budak salıp tekessür ve intişâr ettikten sonra, bütün hakikatini bir meyvede toplar, bütün mânâsını bir çekirdekte derc eder, onunla Hâlık-ı Zülcelâlinin halk ve tedbîrindeki hikmetini gösterir. Öyle de, şu şecere-i kâinat, bir menba-ı Vahdetten vücud alır, terbiye görür; ve o kâinatın meyvesi olan insan, şu kesret-i mevcudât içinde, Vahdeti gösterdiği gibi, kalbi dahi İmân gözüyle kesret içinde sırr-ı Vahdeti görür.”

 

Ayrıca bakınız.

http://www.risaleonline.com/soru-cevap/ehadiyet-ve-vahidiyet-nedir