Kategori Güzel Huylar ve Güzel Ahlak Kategori

Ek Soru Soru

Çalışmak İbadet mi

Çalışmak ibadet midir?

Cevap Cevap


İnsanın dünyaya gönderilmesindeki asıl gaye Allah’a ibadet etmektir. Üstad Bediüzzaman Hazretleri, “Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım” (Zâriyat, 56) ayetini, 28. Lem’a’da şöyle tefsir ederek mevzuyu güzelce şerh etmiştir:

“İnsan rızka çok mübtela olduğu için, rızka çalışmak bahanesini, ubudiyete (ibadete) mâni’ tevehhüm edip (zannedip), kendine bir özür bulmamak için âyet-i kerime diyor ki: Sizler ubudiyet için halk olunmuşsunuz (yaratılmışsınız). Sizin Netice-i hılkatiniz (yaratılış neticeniz) ubudiyettir. Rızka çalışmak ise, emr-i İlahî noktasında bir nevi’ ubudiyettir. Benim mahlûkatımın ve rızıklarını deruhde ettiğim (üzerime aldığım) nefislerinizin ve iyalinizin (ailelerinizin) ve hayvanatınızın rızkını tedarik etmek güya bana aittir. Sizler bana ait rızık ve it'amı (yedirmeyi) ihzar etmek (hazırlamak) için yaratılmamışsınız. Çünki Rezzak (çokça rızık veren) benim. Sizin ve müteallikatınız olan (size bağlı olanların) ibadımın (kullarımın) rızkını ben veriyorum. Siz bunu bahane edip ubudiyeti terketmeyiniz!” (28. Lem’a)

21. Söz Namaz Risalesi’nde, bağında çalışan bir çiftçi misalinden yola çıkarak, çalışmanın ancak beş vakit namaz kılmak şartı ile ibadet sayılabileceğine şöyle işaret edilir:

“Aynen onun gibi; sen şu bağında, nafakan için işliyorsun. Eğer farz namazı terketsen, bütün sa'yin semeresi (çalışmanın neticesi), yalnız dünyevî ve ehemmiyetsiz ve bereketsiz bir nafakaya münhasır (sınırlı) kalır. Eğer sen istirahat ve teneffüs vaktini, ruhun rahatına, kalbin teneffüsüne medar olan namaza sarfetsen; o vakit, bereketli nafaka-i dünyeviye ile beraber, senin nafaka-i uhreviyene ve zâd-ı ahretine (ahret katığına) ehemmiyetli bir memba (kaynak) olan, iki maden-i manevî bulursun:

[Birinci maden] Bütün bağındaki yetiştirdiğin çiçekli olsun, meyveli olsun her nebatın, her ağacın tesbihatından, güzel bir niyet ile, bir hisse alıyorsun.

[İkinci maden] Hem bu bağdan çıkan mahsulâttan kim yese [hayvan olsun, insan olsun; inek olsun, sinek olsun; müşteri olsun, hırsız olsun] sana bir sadaka hükmüne geçer. Fakat o şart ile ki: Sen, Rezzak-ı Hakikî namına ve izni dairesinde tasarruf etsen ve onun malını, onun mahlûkatına veren bir tevziat (dağıtım) memuru nazarıyla kendine baksan...”

5. Söz’de de çalışmanın ibadet olması için namaz kılmak gerektiğine şu cümle ile işaret edilmiştir:

“Namazını kıldıktan sonra Cenab-ı Rezzak-ı Kerim'in matbaha-i rahmetinden (rahmet mutfağından) tayinatını (hisseni) aramak, başkalara bâr (yük) olmamak için bizzât gitmek; güzeldir, mertliktir, o dahi bir ibadettir.”

Bununla beraber, çalışmanın ibadet olabilmesi için, helâl bir kazanç uğrunda çalışılıyor olması da şarttır.

 
Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder