Kategori Muhtelif Kategori

Ek Soru Soru

Büyü

Büyü var mı? Tesiri nedir? Korunmak için ne yapılmalı?

Cevap Cevap

Sihir ve büyü, doğrudur. Fakat sihir yapmak dinimizce yasaklanan büyük günahlardandır. Bakara Suresi’nin 102. Âyeti bize bu konuda bazı bilgiler verir:

“ (İsrailoğulları’ndan bazıları) İnsanlara sihir öğretiyorlar ve Bâbil'de Harut ve Marut'a, bu iki meleğe indirilen şeyleri öğretiyorlardı. Halbuki o ikisi "biz ancak ve ancak sizi denemek için gönderildik, sakın sihir yapıp da kâfir olmayın!" demeden kimseye birşey öğretmezlerdi. İşte bunlardan karı ile kocanın arasını ayıracak şeyler öğreniyorlardı. Fakat Allah'ın izni olmadıkça bununla kimseye zarar verebilecek değillerdi. Kendi kendilerine zarar verecek ve bir fayda sağlamayacak bir şey öğreniyorlardı. Yemin olsun ki, onu her kim satın alırsa, onu alanın ahirette bir nasibi olmayacağını da çok iyi biliyorlardı. Hakkiyle bilselerdi, uğruna canlarını sattıkları şey ne çirkin bir şeydi.”

Görüldüğü üzere ayet, sihrin çirkinliğini, yapanların ahirette nasipsiz kalacağını açıkça bildiriyor. Ayrıca karı ile kocanın arasını ayırmak gibi tesirlerinin olabildiği de ayetten anlaşılıyor. Fakat Allah’ın izni olmadıkça sihrin dahi zarar veremeyeceğini vurguluyor.

Tefsirler, bu iki meleğin insanlara bazı faydalı bilgiler öğrettiğini, fakat bu bilgilerin sihre de alet edilebilen bilgilerden oldukları için meleklerin “bunlarla sakın sihir yapıp da kâfir olmayın” diyerek insanları ikaz ettiklerini bildiriyorlar. Hayratın Muhtasar Mealinde bu ayete, Nesefî Tefsirinden şöyle bir iktibas yapılmıştır.

“Âyette bahsi geçen “Hârût ve Mârût’a indirilen şeyler” kolayca kötüye kullanılabilen ince ilmî hakīkatler olup, Allah tarafından bir imtihan olarak indirilmiştir. Zîrâ sihrin insanlara te’sîri vardır. Sihir yapmak ise haram ve küfürdür. Fakat şerrinden korun¬mak için sihir ilmini öğrenmek haram değildir. (Nesefî, c. 1, 114)”

Elmalılı, bu âyetin tefsirinde şu açıklamalarda bulunur. "Sihir yaparak karı-kocanın arasını ayıranlar, bu kadar kuvvetli bir sevgi bağını kıranlar bir topluma daha neler yapmazlar ki? Sihrin en büyük etkisi ruh üzerindedir. Fikirleri bozar, kalpleri çeler, ahlâkı perişan eder, toplumun altını üstüne getirir. Bunun için sihirbazlardan ve büyücülerden uzak durmalı, hiçbir şekilde onlarla bir araya gelmemeli.”

Ayrıca, Tefsirlerin ve sahih hadislerin beyanına göre, Felak ve Nas Sureleri, bir yahudinin Resul-ü Ekrem (sav)’e büyü yapması üzerine nazil olmuş ve Peygamberimiz bu sureleri okuyarak sihrin tesirinden kurtulmuştur. Fahreddin Razi Felak Suresinin tefsirinde şöyle rivayet eder:

“Yahudi Lebîd b. el-A'sâm, bir kuyuya attığı bir yay kirişine, onbir düğüm atarak, Hz. Peygamber (s.a.s)'e sihir yaptı. Bu kuyunun adı, Zervân idi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.s) hastalandı ve bu rahatsızlık üç gece (artıp) şiddetlendi. İşte bundan dolayı, bu iki sûre nazil oldu ve Cebrail (s.a.s), Hz. Peygamber (s.a.s)'e, sihrin atıldığı yeri haber verdi. Resulü İlah (s.a.s) da oraya Hz. Ali (a.s) ve Talha (r.a)'yı gönderdi. Onlar bu (şeyi bulup) getirdiler. Cebrail (a.s), Hz. Peygamber (s.a.s)'e "Bir düğüm çöz, bir ayet oku" dedi. O bunu yaptı ve Hz. Peygamber her bir ayeti okuduğunda, bir düğüm çözüldü. Hz. Peygamber (s.a.s) (o zaman), bir hafiflik ve rahatlık hissediyordu. Hadis alimlerinin cumhuruna göre bu kıssa (hadise), sahihtir."

Bu rivayetten anlaşılan odur ki, sihirden korunmanın en iyi yolu bu sureleri bolca okumaktır. Ayrıca Âyetel Kürsî de şerlerden muhafaza için okunulan ayetlerden biridir.

 
Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder