Kategori Şeair-i İslamiye ve Bid’alar Kategori

Ek Soru Soru

Bid’anın Tanımı

Bid’a ne demektir?

Cevap Cevap

Bid’a ya da diğer bir ifadeyle bid’at, İslâmiyet’te olmadığı halde sonradan ortaya çıkan ve İslam’a ve sünnet- seniyye’ye zıt olan ve sünnetin ve İslaâmî şeairin ortadan kalkmasına yol açan dine zararlı yeni uygulamalar demektir. Bid’at hakkında Bediüzzaman Hz. şu tespitlerde bulunur:

“Resul-i Ekrem (asdm) ferman etmiş: “Bütün bid’alar dalalettir. Bütün dalaletler ise ateştedir.” Yani “Bu gün size dininizi tamamladım” (Maide, 3) ayetinin sırrıyla: Kavaid-i Şeriat-ı Garra (şeriatinkaideleri) ve desatir-i Sünnet-i Seniye (sünnetin düsturları), tamam ve kemalini bulduktan sonra, yeni icadlarla o düsturları beğenmemek veyahut hâşâ ve kellâ, nâkıs (noksan) görmek hissini veren bid'aları icad etmek, dalalettir, ateştir.” (Sünnet-i Seniyye Risalesi, 6. Nükte)
   
“Sünnet-i Seniyenin herbir nev'ine tamamen bilfiil ittiba etmek (uymak), ehass-ı havassa (en seçkinlere) dahi ancak müyesser olur. Ona bilfiil olmasa da, binniyet, bilkasd tarafdarane ve iltizamkârane talib olmak (niyetle ve taraftarlıkla istemek), herkesin elinden gelir. Farz ve vâcib kısımlara zâten ittibaa mecburiyet var. Ve ubudiyetteki (ibadetlerdeki) müstehab olan Sünnet-i Seniyenin terkinde günah olmasa dahi, büyük sevabın zayiatı var. Tağyirinde (değiştirmekte) ise, büyük hata vardır.

Âdât ve muamelâttaki (günlük adet ve muamelelerindeki) Sünnet-i Seniye ise, ittiba ettikçe, o âdât (adetler), ibadet olur. Etmese itab (ceza) yok. Fakat Habibullah'ın (Allah’ın en sevgili kulu olan Peygamberimiz’in) âdâb-ı hayatiyesinin nurundan istifadesi azalır. Ahkâm-ı ubudiyette (ibadete dair hükümlerde) yeni icadlar bid'attır. Bid'atlar ise, “Bu gün size dininizi tamamladım” ayetinin manasına münafî (zıt) olduğu için, merduddur (reddedilmiştir).

Fakat, tarîkatta evrad ve ezkâr (zikirler) ve meşrebler (hususi usuller) nev'inden olsa ve asılları Kitab ve Sünnetten ahzedilmek (alınmak) şartıyla ayrı ayrı tarzda, ayrı ayrı surette olmakla beraber, mükerrer (tekrarlanmış) olan usûl ve esasat-ı sünnet-i seniyeye (sünnetin aslına ve esaslarına) muhalefet ve tağyir etmemek (bozmamak) şartıyla, bid'a değillerdir. Lâkin bir kısım ehl-i ilim, bunlardan bir kısmını bid'aya dâhil edip, fakat "bid'a-i hasene" (güzel zararsız yenilik) namını vermiş. (Sünnet-i Seniyye Risalesi, 9. Nükte)