Kategori Risale-i Nur Hizmeti Kategori Husrev Efendi Kategori

Ek Soru Soru

Bediüzzaman Hazretleri - Hüsrev Efendi

Üstad Bediüzzaman'ın talebelerine, "Hüsrev'i dinleyekseniz" dediğine dair rivayetler hakkında ne dersiniz? 12. Reca'daki Kuleönülü Mustafa dan bahseder misiniz? Yerine Kuleönülü Mustafa'yı mı bırakmak istiyor?

Cevap Cevap

Bu noktada rivayetler varsa da buna kanaat etmek için daha sağlam deliller risalelerde vardır. Çünkü hiç bir rivayet asrın imanının kendi sözünden daha muteber değildir

"Hüsrev gibi bir nur kahramanından benim yerimde ve Risale-i Nur'un şahs-ı manevisinin çok ehemmiyetli bir mümessili olmasından hiç bir cihetle gücenmemek elzemdir." (14. Şua)

"Başta Hüsrev olarak o erkânların hiçbir hareketini tenkid etmemek ve kemal-i ihlas ve samimiyet ile onlara tesanüd (dayanışmak) ve tam kardeş olmak lâzımdır" (Emirdağ Lahikası)

"(Hüsrev'e hitaben yazılan bir mektubdur)

Aziz, mübarek, sıddık kardeşim!

Evvelâ: Sözler'e başlamadan iki ay evvel gördüğün mübarek rü'ya çok güzeldir, hem hakikattır. Evet kardeşim, sen bir bahçe-i ebedî olan Kur'an-ı Hakîm'in cennetinden, gül-ü Muhammedî (A.S.M.) namında, hadsiz nuranî hakikatların fabrikası hükmünde, tefsir-i hakaik-i Kur'aniye etrafında halka tutan ve sizin gibi çarklardan mürekkeb olan bir cemaat-ı mübareke içinde en has ve en yüksek mertebeye kâtib tayin edildiğine o rü'ya beşaret verdiği gibi, biz de beşaret ediyoruz." (Barla Lahikası)

"Hüsrev'in hakikaten tedbirce bana ihtiyaç bırakmayacak bir derecede tedbir ve dirayeti" (Kastamonu Lahikası)

"Hüsrev'in kalemi gibi; fikri, kalbi de o nisbette hârika diyebiliriz. Risale-i Nur'a karşı irtibatı ve iştiyakı ve kanaatı gittikçe terakki ve inkişaf ediyor. Hiçbir hâdise onu sarsmıyor, fütur vermiyor." (Kastamonu Lahikası)

"Risalet-ün Nur hakkında kerametli ve dikkatli ve isabetli ve keskin Hüsrev'in nazarı doğrudur." (Kastamonu Lahikası)

Kuleönülü Büyük Mustafa abi, Büyük Ruhlu Küçük Ali'nin ağabeyidir. Yeğeni Abdurrahman abi 1928'de vefat ettiğinde henüz Üstad iki yıldır Barla'da ve Barlalı bir kaç kişiden başka pek talebesi yok. İlk olarak Isparta tarafından Kuleönü'den Mustafa geliyor ve arkasından otuz kiş getiriyor.

Üstad Hazretleri davasını devam ettirecek talebeler ararken yeğeninden ümitli olduğu bir dönemde onun vefatı üzerine büyük bir manevi sıkıntı yaşıyor. İşte tam o sırada Allahu Teala Mustafa Abi'yi gönderiyor ve kalbine şu teselliyi veriyor:

"Cenab-ı Hak Mustafa'yı nümune olarak bana göndermiş ki; senden bir Abdurrahman aldım, mukabilinde bu gördüğün Mustafa gibi otuz Abdurrahman o vazife-i diniyede sana hem talebe, hem biraderzade, hem evlâd-ı manevî, hem kardeş, hem fedakâr arkadaş vereceğim. Evet lillahilhamd otuz Abdurrahman'ı verdi."

Bu satırlardan yerine onu bıraktı manası çıkmaz. Korkma hizmetinde sana yardımcı olmak ve senden sonra da hizmetini devam ettirecek emin eller vereceğim manası çıkar. Zaten Mustafa abi, Üstad'dan evvel 1955 yılında vefat etmiştir. Allah cümlesine rahmet eylesin.

 

 
Yorum Yap
Yorum Gönder
Gönder